Ayrımcılık Yasağı
Ayrımcılık Yasağı — 44 KARAR BÜLTENİ listelendi.
Çalışma hayatında dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç veya inançsızlık gibi nedenlerle çalışana farklı muamele edilmesi, insan onuruna ve anayasal düzene yapılmış ağır bir saldırıdır. Ayrımcılık yasağının ihlali, salt iş hukuku kapsamında dört aya kadar ücret tutarındaki özel tazminatı doğurmakla kalmaz; aynı zamanda Türk Ceza Kanunu çerçevesinde doğrudan cezai yaptırımları da harekete geçiren evrensel bir suçtur.
Devletlerin sağlık kaynaklarının tahsisinde takdir marjı geniştir. Pahalı ilaçların karşılanmamasında kamu yararı gözetilebilir. İlacın bireysel faydası bilimsel kanıt zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Özel hayat hakkı her tıbbi talebi kapsamaz.
Vergi politikalarının belirlenmesinde devlete geniş takdir marjı tanınır. Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlanması yasal ve meşru bir amaçtır. İşlemin nesnel niteliğine dayalı farklı muamele ayrımcılık sayılmaz. Sınır aşan işlemler ile iç işlemlerin farklı vergilendirilmesi mümkündür.
Cinsel saldırı davalarında rıza eksikliği merkezdedir. Küçüklere yönelik cinsel eylemlerde kırılganlık değerlendirilmelidir. Yargısal kararlarda cinsiyetçi kalıp yargılar kullanılamaz. İkincil mağduriyet ayrımcılık yasağını ihlal edebilir.
Hapishanedeki hiyerarşik şiddet devlete sorumluluk yükler. Tutuklular arası ayrımcılık ve aşağılama kesinlikle yasaktır. Zorla çalıştırma psikolojik baskı ve tehdidi kapsar. Devletin mahkumları koruma pozitif yükümlülüğü bulunur.
Çocuğun üstün yararı her zaman önceliklidir. Engellilik tek başına velayet kaybı nedeni olamaz. Devlet engelli ebeveyne makul düzenlemeler sağlamalıdır. Makul düzenleme çocuğun üstün yararıyla sınırlıdır.
Aile içi şiddetin soruşturulması pozitif yükümlülüktür. Zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde devletin takdir marjı geniştir. Psikolojik şiddetin suç sayılmaması dönemsel standartlara uygundur. Ayrımcılık iddialarında yapısal ön yargı ispatlanmalıdır.
Etnik kökene dayalı ayrımcılık demokratik toplumda haklı görülemez. Seçilme hakkı etnik aidiyet şartına bağlanarak kesinlikle sınırlandırılamaz. Etnik köken temelli siyasi dışlanma Sözleşme'ye tamamen aykırıdır.
Etnik kökene dayalı ayrımcılık demokratik toplumda meşrulaştırılamaz. Seçilme hakkı salt etnik aidiyet şartına bağlanamaz. Kurucu halklara mensup olmama gerekçesi mutlak ayrımcılıktır. Siyasi hakların kullanımında tam eşitlik ilkesi esastır.
Yeni doğan bebeğin alınması aşırı ağır tedbirdir. Müdahale için olağanüstü zorlayıcı sebeplerin varlığı aranır. Yoksulluk tek başına aileden ayırma gerekçesi olamaz. Çocuğun üstün yararı her zaman temel önceliktir.
Sosyal politika alanında takdir marjı geniştir. Küçük çocuklu bekar ebeveynlik bir statüdür. Sosyal yardım kesintileri ayrımcılık teşkil etmeyebilir. Çocuğun üstün yararı kararlarda gözetilmelidir.