İşçi Hakları

Emeğin yasal güvencesi olan iş hukuku, işçi ve işveren arasındaki güç dengesini adil bir zemine oturtmayı amaçlar. Kıdem ve ihbar tazminatları, çalışma süreleri ve iş güvenliği standartları birer lütuf değil, kanunla sıkı sıkıya korunmuş mutlak haklardır. Giderek karmaşıklaşan çalışma modellerinde, işçilik alacaklarının eksiksiz tahsili ve haksız fesihlere karşı yasal kalkanın aktif kullanılması, emeğin saygınlığının korunması için vazgeçilmezdir.
Soru & Cevap Güncelleme: 10.05.2025

Müdürüm istifa dilekçesi yazarsam içerideki mesai ve haklarımı ödeyeceğini söylediği için istifa ettim ama ödemediler. Bu durumda kıdem tazminatımı alabilir miyim?

add

İşveren yetkilisinin haklarınızı ödeyeceği vaadiyle dilekçe imzalattığını kesin ve somut delillerle ispatlayamadığınız sürece kıdem tazminatı almanız mümkün olmayabilir. İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim süresi tanımaksızın sözleşmeyi feshetmesi kural olarak istifa şeklinde değerlendirilir.

Soru & Cevap Güncelleme: 11.11.2025

İşten ayrıldıktan ne kadar süre sonra alacak davamı açmam lazım, kıdem tazminatı ve mesai ücretlerinde zaman aşımı süresi nedir?

add

İş sözleşmeniz sona erdikten sonra haklarınızı talep edebilmeniz için kanunda öngörülen belirli süreler bulunmaktadır ve bu süreler alacağın türüne göre değişiklik göstermektedir. İşten ayrıldığınız tarihte doğan kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı gibi haklar, kural olarak hakkın doğumundan itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Soru & Cevap Güncelleme: 01.02.2026

İşyerinde bana baskı yapıldığını ve zorla istifa ettirildiğimi iddia etsem kıdem tazminatımı alabilir miyim?

add

İşverenin elinde sizin kusurlu eylemlerinizi kabul ettiğinize dair yazılı ve imzalı belgeler varsa, yalnızca sözlü iddialarla zorla istifa ettirildiğinizi ispatlamanız oldukça güçtür. Mahkemeler bu tür uyuşmazlıklarda öncelikle yazılı belgelere ve bu belgelerin tanık ifadeleriyle doğrulanıp doğrulanmadığına bakmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 24.04.2025

İşyerinde bana mobbing yapıldığı için istifa ettim ama şahitlerimden biri şirketle davalı, diğeri de olayı benden duymuş. Bu durumda mobbingi ispatlayıp kıdem tazminatımı alabilir miyim?

add

Yalnızca şirketle husumeti olan veya olayları doğrudan görmeyip sadece sizden duyan tanıkların beyanlarına dayanarak mobbing iddiasını ispatlamanız maalesef mümkün görünmemektedir. Mahkemeler, psikolojik baskı veya aşırı iş yükü gibi iddiaların ispatlanmasında, çalışma ortamını bizzat bilen ve tarafsız, görgüye dayalı bilgisi olan kişilerin tanıklığını aramaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 07.09.2025

İşverenim rızam dışında görev yerimi ve bölümümü değiştirdi diyerek işten ayrıldım ama dosyada bölüm değişikliği için kendi imzaladığım bir dilekçe var. Tazminatımı alarak işten çıkabilir miyim?

add

Kendi imzanızı taşıyan bir dilekçe ile bölüm değişikliği talebinde bulunmuşsanız, bu durumu sonradan rızanız dışında yapılmış bir değişiklik olarak ileri sürerek tazminat almanız pek olası değildir. İşçi tarafından kendi rızası ve isteğiyle verilen yazılı onaylar, işveren aleyhine yapılan suçlamaları çürütmekte ve işçinin çalışma koşullarının rızası hilafına ağırlaştırıldığı iddiasını ortadan kaldırmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 22.08.2025

Bana işyerinde gerçekleştirilmesi imkansız hedefler verildiğini ve iş yükümün normal sınırların çok üzerinde olduğunu belirterek istifa ettim ama hiç fazla mesai talep etmedim. Bu durum davamı etkiler mi?

add

İş yükünüzün normal sınırların çok üzerinde olduğunu ileri sürmenize rağmen hiçbir şekilde fazla mesai yaptığınızı iddia etmemeniz, mahkeme sürecinde iddialarınızın inandırıcılığını olumsuz yönde etkileyebilir. Mahkemeler, bir işçiye gerçekleştirilmesi mümkün olmayan iş hedefleri konulduğunu ve kendisine psikolojik baskı amacıyla aşırı iş yüklendiğini değerlendirirken, bu iddiaların hayatın olağan akışıyla ve dosyadaki diğer bulgularla ne derece uyumlu olduğuna bakar.

Soru & Cevap Güncelleme: 30.12.2025

İşyerinden ayrılırken notere verdiğim dilekçede iş arkadaşımla tartıştığımı yazdım ama aslında maaşım da ödenmemişti. Ücretim ödenmediği için kıdem tazminatımı alabilir miyim?

add

İşten ayrılırken gönderdiğiniz fesih bildiriminde belirttiğiniz gerekçelerle bağlı olduğunuz için sonradan farklı bir gerekçe ileri sürerek kıdem tazminatı talep edemezsiniz. Yargıtay kararlarına göre, işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ediyorsa, bildirimde açıkça gösterdiği sebepleri kanıtlamak zorundadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 12.05.2025

İşten ayrılırken alacağım kıdem tazminatı hesaplanırken, her ay düzenli olarak yaptığım fazla mesai ücretleri de maaşıma dahil edilerek hesaplama yapılır mı?

add

Kıdem tazminatı hesabında kural olarak işçiye ödenen asıl ücrete ek olarak sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler dikkate alınmakla birlikte, fazla çalışma ücretlerinin bu hesaba dahil edilmesi hukuken mümkün görünmemektedir. Tazminata esas alınacak brüt ücret tespit edilirken işçiye sürekli olarak sağlanan ikramiye, devamlılık arz eden prim, yemek, yol, sağlık sigortası gibi ödemeler hesaba katılır.

Soru & Cevap Güncelleme: 06.06.2025

Maaş bordromda ek ödeme adıyla yatan bir para var, işveren bunun fazla mesai olduğunu söylüyor. Bu para kıdem tazminatımı hesaplarken dikkate alınmak zorunda değil mi?

add

Bordronuzda görünen ek ödemenin kıdem tazminatı hesabına dahil edilebilmesi için bu ödemenin gerçekte hangi amaçla yapıldığının detaylı bir inceleme ile tespit edilmesi gerekmektedir. İşveren bu tutarın fazla mesai karşılığı olduğunu savunuyorsa, mahkeme tarafından işyeri kayıtları ve bordrolar üzerinde detaylı bir araştırma yapılarak ödemenin mahiyeti netleştirilmelidir.

Soru & Cevap Güncelleme: 30.07.2025

İşverenim haklarımı ödeyeceğini söyleyerek bana istifa dilekçesi imzalattı, sonradan bu duruma itiraz edip kıdem tazminatımı alabilir miyim?

add

İşçiden tazminat haklarının derhal ödeneceği vaadiyle veya çeşitli baskılarla alınan dilekçeler hukuken gerçek bir istifa iradesi olarak değerlendirilmemektedir. Uygulamada işçinin haklarının ödenmesi şartıyla işten ayrılma talebi sunması durumu, şarta bağlı istifa kural olarak geçerli olmadığından daha çok tarafların karşılıklı anlaşması yönünde bir teklif biçiminde yorumlanabilmektedir.