Fazla Çalışma
Fazla Çalışma — 55 MAKALE listelendi.
İş hukukunda işçi alacaklarının güvence altına alınması bağlamında organik bağ, muvazaa ve müteselsil sorumluluk kavramları büyük önem taşır. Bu makale, şirketler arasındaki gizli ilişkilerin ve aldatıcı işlemlerin hukuki niteliğini inceleyerek, bu durumların işverenlerin sorumluluğuna etkilerini mevzuat ve yargı kararları ışığında ele almaktadır.
[İş sözleşmesinin geçersizliği, borçlar hukukunun aksine kural olarak geriye değil ileriye etkili sonuç doğurur. Kesin geçersizlik, iptal veya kısmi geçersizlik hallerinde, fiilen ifa edilmiş bir iş ilişkisi bulunuyorsa, işçi ücret, kıdem tazminatı ve sosyal haklarını talep edebilir. İstisnai haller dışında sadece işçinin korunması esastır.]
İş hukukumuzda çalışma süreleri ve fazla mesai kavramları, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların temelini oluşturur. Bu makalede, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yasal çalışma sürelerinin sınırları, ara dinlenmelerin hesaba katılması ve fazla çalışma ücretinin belirlenme esasları güncel yargı kararları ışığında incelenmektedir.
İş ilişkisi, yapısı gereği işçinin özel hayatının tamamen işyeri dışında kalmasına olanak tanımaz. İş sözleşmesinden doğan bağımlılık ve sadakat borçları, işçinin mahrem alanını sınırlar. Ancak işverenin yönetim hakkına dayanarak yapacağı her türlü müdahale hukuka uygun olmalıdır. Bu makale müdahale şartlarını incelemektedir.
[Türk iş hukukunda belirsiz süreli sözleşmelerin feshinde uygulanan bildirim süreleri ve iş arama izni, tarafların haklarını korur. Bu çalışmada, sürelerin hesaplanması, askı halleri, peşin ödeme ile fesih ve iş arama izninin detayları mevzuat ile yargı kararları ekseninde incelenmiştir.]
İş mahkemelerinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun kapsamı, yasal dayanakları ve uygulamadaki sınırları detaylı olarak incelenmiştir. Bu makale, dava şartı arabuluculuğun kapsadığı tazminat ve alacak kalemleri ile kanun koyucunun hangi istisnai uyuşmazlıkları bu sürecin dışında tuttuğunu hukuki bir perspektifle ele alır.
[İş uyuşmazlıklarında tahkime elverişlilik, işçinin korunması ilkesi ile sözleşme hürriyeti arasındaki dengeye dayanır. Bu makalede, iş güvencesi kapsamındaki uyuşmazlıkların özel hakemle çözümü, Yargıtay'ın sözleşme zamanına ilişkin kısıtlayıcı içtihatları ve tahkimin sınırları hukuki bir perspektifle detaylıca analiz edilmektedir.]
İş davalarında işçi alacaklarının tespiti ve iş sözleşmesinin feshi süreçlerinde tanık beyanları kritik bir ispat aracıdır. Ücret, fazla çalışma, haklı fesih, mobbing ve devamsızlık gibi uyuşmazlıklarda tanık delilinin sınırları, husumetli tanıkların durumu ve yazılı belgelerle ilişkisi, emsal yargı içtihatları çerçevesinde incelenmiştir.
İş hukuku kapsamında, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları sonucunda işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı ve bu feshin doğurduğu hukuki sonuçlar, kıdem tazminatı, manevi tazminat ile diğer işçilik alacakları bağlamında, Yargıtay içtihatları ve yasal düzenlemeler ışığında kapsamlıca incelenmektedir.
İş hukukunda işçilik haklarını ihlal etmek ve yasal yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla kurulan muvazaalı alt işverenlik ilişkileri, yasa koyucu tarafından kesin yaptırımlara bağlanmıştır. Bu makalede, asıl işveren ile alt işveren arasındaki muvazaalı işlemler, yasal karineler ve bu hukuka aykırılığın işçi ile işveren yönünden doğurduğu hukuki sonuçlar incelenmektedir.