Fazla Çalışma
Fazla Çalışma — 393 SORU & CEVAP listelendi.
Kanunlarla belirlenmiş haftalık azami çalışma sürelerini aşan her türlü mesai, işçinin anayasal dinlenme hakkından feragat etmesi anlamına gelir ve katı yasal kurallara tabidir. Fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, eksik ödenmesi veya zorunlu izinle geçiştirilmeye çalışılması hukuka aykırıdır. İşçinin fiili çalışmasının bordrolara yansıtılmadığı durumlarda, emsal kararlar ve somut deliller ışığında işçilik alacaklarının tahsili şarttır.
Mesai saatleri dışında işvereninizden veya yöneticinizden gelen mesajlara, e-postalara veya aramalara kural olarak cevap vermek zorunda değilsiniz ve bu durum yasal bir hak olarak kabul edilmektedir. Dijital iletişim araçlarının gelişmesiyle ortaya çıkan bağlantıyı kesme hakkı, işçinin dinlenme sürelerinde işle ilgili iletişim ağlarından kopma ve ulaşılmaz olma özgürlüğünü güvence altına alır.
Uzaktan veya evden çalışma sisteminde fazla çalışma yapılamayacağı şeklindeki bir yaklaşım yasal olarak kesinlikle doğru değildir. Yasalarca belirlenen haftalık çalışma süresini aşan çalışmalarınız, çalışma şekliniz ne olursa olsun fazla çalışma olarak değerlendirilir ve buna uygun şekilde ücretlendirilmelidir.
Çalışma saatleriniz dışında işvereniniz tarafından yapılan işle ilgili iletişim çağrılarına yanıt vermeme hakkınız, modern iş hukukunda ulaşılabilir olmama hakkı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Dijital teknolojilerin gelişmesiyle iş ve özel hayat sınırlarının belirsizleştiği günümüzde, mesai saatleri haricinde bağlantınızı keserek dinlenme hakkınızı kullanmanız anayasal bir güvence altındadır.
Göreve iade edildikten sonra tarafınıza sadece maaş ödemesi yapılması, faiz ve fazla çalışma ücreti gibi diğer mali haklarınızın reddedildiği anlamına gelmediğinden, bu haklar için sonradan yaptığınız başvurunun reddi üzerine açtığınız davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi hukuka aykırıdır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, ortada diğer mali taleplerinizin kabulüne veya reddine ilişkin açık bir idari işlem bulunmadığı hâlde, sadece maaş tutarının hesaba yatırıldığı tarihten itibaren dava açma süresinin başlatılması kabul edilemez.
Kamu görevine iade edildikten sonra açıkta geçirdiğiniz döneme ait fazla çalışma ücretlerinizin ve maaşlarınıza işleyecek yasal faizlerin ödenmesi için idareye yapacağınız başvurunun reddedilmesi durumunda idari yargıda iptal davası açarak bu haklarınızı talep etmeniz mümkündür. İdarenin, fiilen çalışılmadığı gerekçesiyle fazla çalışma ücretini ödememesi veya bütçe sisteminde faize ilişkin hüküm bulunmadığı bahanesiyle yargı kararı olmadan yasal faiz ödemesi yapamayacağını belirterek talebinizi reddetmesi kesin bir engel oluşturmaz.
İş mahkemesinin, fazla çalışma yaptığınıza dair işyeri giriş çıkış kayıtları gibi yazılı belgelerin bulunmaması nedeniyle, davanızdaki iddialarınızı ispatlamanız için tek yol olan tanık anlatımlarını göz ardı etmesi hukuki açıdan hakkaniyete aykırı bulunabilir. Anayasa Mahkemesi, tarafların iddialarını kanıtlayabilmesi için gösterdikleri tanıkların dinlenilmesinin usul kanunlarındaki tanık gösterme kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Şirkette münferiden imza yetkilisine sahip bir genel müdür statüsünde çalışıyorsanız, kanunen işçi sıfatı taşımadığınız için fazla mesai ve yıllık izin ücreti talep etmeniz hukuken mümkün değildir. Yargı kararlarına göre, şirketi tek başına temsil eden yetkili müdürler ile şirket arasındaki hukuki ilişki bir iş sözleşmesi değil, vekalet sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir.
İşyerinizin başka bir şirkete devredilmesi durumunda, devir tarihine kadar doğmuş olan fazla çalışma ve genel tatil ücreti gibi alacaklarınızdan eski işvereniniz de doğrudan sorumludur. Mahkeme kararlarına göre, işyerinin devredildiği tarihe kadar birikmiş olan bu tür alacaklardan devreden işveren ile devralan yeni işveren birlikte sorumlu tutulmaktadır.
Çalıştığınız işyerinin devredilmesi durumunda kıdem tazminatınız ve devir tarihine kadar doğmuş olan işçilik alacaklarınız yönünden eski işvereninizin sorumluluğu belirli sınırlamalarla devam etmektedir. Mahkeme kararlarına göre, işyeri devri gerçekleştiğinde devreden işveren, kıdem tazminatı bakımından yalnızca kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücretiniz ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmaktadır.
İflas eden şirkete karşı açtığınız alacak davalarında mahkeme, doğrudan size bir ödeme yapılmasına değil, tespit edilen alacağınızın iflas masasına yazdırılmasına karar vermektedir. İflas etmiş bir işverenden olan işçilik alacaklarınızın tahsili, iflas müdürlüğü tarafından yürütülen tasfiye süreci ve sıra cetveli uygulaması üzerinden gerçekleştirilmektedir.