Çalışma Hakkı
Çalışma Hakkı konusunda 61 içerik listelendi.
Engelli bireylerin çalışma hakkı, temel bir insan hakkı olup ulusal ve uluslararası mevzuatla güvence altına alınmıştır. Bu hakkın etkin kullanımı, istihdamda her türlü ayrımcılığın önlenmesi ve işyerlerinde makul uyumlaştırma tedbirlerinin hayata geçirilmesiyle mümkündür. Ayrımcılık yasağı, sosyal hukuk devletinin en önemli gereklerindendir.
Türkiye'de göçmen işçilerin çalışma hakkı Anayasa ile güvence altına alınmakla birlikte, çalışma izni ve yasaklı meslekler gibi hukuki sınırlara tabidir. Bu makalede, izinsiz veya vatandaşlara hasredilmiş mesleklerde kurulan iş sözleşmelerinin geçerliliği, yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında kapsamlı bir biçimde incelenmektedir.
[Geleneksel çalışma ortamlarının dijitalleşmesiyle birlikte iş ilişkileri sanal platformlara taşınmış, işyerindeki psikolojik taciz eylemleri de form değiştirmiştir. Bu makalede, iş hukukunda siber mobbing kavramının doğası, kurucu unsurları ve uluslararası hukuktaki yeri işveren sorumluluğuna girilmeksizin detaylıca incelenmektedir.]
İş sözleşmesinin devamı boyunca işçinin işverene karşı en temel yükümlülüklerinden biri sadakat borcudur. Bu borcun olumsuz bir yansıması olan rekabet etmeme yükümlülüğü, işçinin işvereniyle rekabet etmesini, ticari sırlarını ifşa etmesini ve rakip işletmelerle menfaat ilişkisi kurmasını engeller. İhlali halinde haklı fesih gündeme gelir.
[İş sözleşmesinin devamı süresince işçinin işverene karşı taşıdığı sadakat borcu ve rekabet etmeme yükümlülüğü, iş ilişkisinin temelini oluşturan güven unsurunun yansımasıdır. Bu inceleme, sözleşme süresince işçinin sadakat borcunun kapsamını, rekabet yasağının aktif çalışma dönemindeki sınırlarını ve ihlal durumundaki hukuki sonuçları ele almaktadır.]
İş ilişkisi bittikten sonra işçinin eski işvereniyle rekabet etmesini önleyen rekabet yasağı sözleşmesi, işverenin haklı menfaatlerini korur. Bu metinde, işçinin çalışma hakkı ile işverenin ticari sırlarının korunması arasındaki dengeyi sağlayan sözleşmenin hukuki niteliği ve geçerlilik şartları detaylıca incelenmektedir.
[İş hukukunda, işverenin belirsiz süreli iş sözleşmesini haksız veya keyfi olarak feshetmesini engellemek amacıyla öngörülen geçerli neden kavramı; işçinin yeterliliği, davranışları veya işletmenin gereklerinden doğan ve iş ilişkisinin sürdürülmesini makul ölçülerde imkânsız kılan maddi ve hukuki durumları ifade eden temel bir kurumdur.]
İş hukukunda geçerli fesih, işçinin yetersizliği, davranışları veya işletmenin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesinin sona erdirilmesidir. Bu süreçte işverenin son çare ilkesi, ölçülülük, eşit davranma ve olumsuz öngörü gibi temel hukuki prensiplere titizlikle uyması şarttır. Aksi takdirde yapılan fesih geçersiz kabul edilir.
[İş hukuku pratiğinde işçi ve işveren arasında doğan uyuşmazlıklar, bireysel ve toplu olmak üzere ikiye ayrılır. Hak ve menfaat çatışmalarının barışçıl yollarla çözülememesi durumunda devreye giren grev ve lokavt gibi toplu eylem hakları, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel iş mücadelesi araçlarıdır.]