Çalışma Hakkı
Çalışma Hakkı — 41 MAKALE listelendi.
Bireyin geçimini sağlama, mesleğini özgürce seçme ve insan onuruna yaraşır koşullarda çalışma hürriyeti, sosyal ve ekonomik hakların temelini oluşturur. Haksız işten çıkarmalar, mobbing, güvencesiz çalıştırma veya ayrımcılık gibi ihlaller, devletin koruyucu iş hukuku normları çerçevesinde ağır tazminat ve yaptırımlara tabidir.
Siber mobbing, dijitalleşen iş yaşamında hızla artan bir risktir. TCK'da doğrudan bir suç tipi olmasa da eylemin niteliğine göre çeşitli suçlara vücut verir. Uluslararası alanda ise ILO sözleşmeleri, Avrupa Konseyi ve AB yönergeleri ile işçilerin onurunu koruyan kapsamlı hukuki mekanizmalar ve standartlar geliştirilmektedir.
Akademik hayatta kadınların karşılaştığı terfi engelleri, cam tavan sendromu ve cinsiyete dayalı eşitsizlikler, liyakat ilkesini ihlal eden temel sorunlardır. Bu makalede, kadın akademisyenlerin atama, yükselme ve akademik değerlendirme süreçlerinde maruz kaldıkları hukuka aykırı ayrımcılık vakaları ile iltimas uygulamaları ele alınmaktadır.
İşyerinde çalışanların kapasitesini aşan aşırı iş yükü uygulamaları, zamanla sistematik bir psikolojik şiddete ve mobbinge dönüşebilmektedir. Çalışanın onurunu ve çalışma hakkını zedeleyen bu sürecin hukuki boyutları, hem işveren sorumluluğu hem de çalışan hakları çerçevesinde büyük bir titizlikle ele alınması gereken önemli bir ihlaldir.
Bankacılık sektöründe yoğun rekabet ve performans baskısı altında çalışanların maruz kaldığı psikolojik taciz eylemleri, hukuki boyutta ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu makalede, banka çalışanlarına yönelik sistematik yıldırma politikaları, düşmanca tutumlar ve etik dışı davranış biçimleri hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
Eğitim kurumlarında meslektaşlar arası yatay mobbing, öğretmenlerin onurunu zedeleyen ciddi bir hukuki sorundur. Kıdem farkına dayalı tahakküm, dışlama ve mesleki gelişimi engelleme eylemleri, çalışma barışını bozan ve hukuki yaptırım gerektiren psikolojik şiddet halleri olarak değerlendirilmelidir.
İş hukukunda engelli bireylerin çalışma hakkı, anayasal güvenceler, ulusal kanunlar ve uluslararası sözleşmelerle titizlikle korunmaktadır. Bu makalede, engelli istihdamına yönelik yasal mevzuatın temel dinamikleri ile iş gücü piyasasında uygulanan çeşitli istihdam modelleri hukuki bir perspektifle detaylı bir şekilde incelenmektedir.
İş hukukumuzda engelli bireylerin istihdamı, sosyal devlet ilkesi gereği anayasal güvence altına alınmıştır. Bu makalede, engelli istihdamına ilişkin ulusal mevzuat, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki kota sistemi, korumalı iş yerleri ve destekli istihdam gibi temel modeller hukuki bir perspektifle ve ayrıntılı olarak incelenmektedir.
İş yerinde sistematik yıldırma ve bezdirme eylemleri olarak tanımlanan psikolojik taciz (mobbing), çalışanların maddi ve manevi varlığını derinden sarsan hukuki bir sorundur. Türk Borçlar Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, işverenin işçiyi bu tür eylemlere karşı koruma ve gözetme yükümlülüğü açıkça düzenlenmiştir.
İş hayatında kadın çalışanların karşılaştığı işe alım sonrası mobbing, özellikle ücret eşitsizliği ve cam tavan sendromu ile kendini gösterir. Bu yazıda, kadınların kariyer basamaklarındaki görünmez engelleri ve eşit işe daha düşük ücret verilmesi sorunları, çalışma hukuku uygulamaları bağlamında uzman bir bakış açısıyla incelenmektedir.
İşyerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, doğrudan tek bir kanunla düzenlenmemiş olsa da Anayasa, İş Kanunu, Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu kapsamında güçlü bir hukuki koruma altındadır. Bu makalede, işçi ve işveren ilişkilerinde ortaya çıkan yıldırma eylemlerinin hukuki zemini, uzman bir avukat perspektifiyle incelenmektedir.