Eşit Davranma Borcu
Eşit Davranma Borcu konusunda 150 içerik listelendi.
İş görevlerinin algoritmalar aracılığıyla sürekli olarak aynı kişilere ve performans hızına göre dengesiz dağıtılması, işverenin eşit davranma borcu ihlaline sebebiyet verebilecek bir durumdur. Yapay zeka sistemlerinin işleri en hızlı tamamlayan kişiye daha fazla iş ataması, zamanla iş yükünüzün haksız şekilde artmasına ve yorulmanıza neden olur.
Uzaktan çalışan işçilerin, sırf işlerini ofis dışında kendi evlerinden yürütmeleri sebebiyle emsal ofis işçilerine göre genel haklardan mahrum bırakılmaları eşit davranma borcu ihlali olarak ele alınabilecek nitelikte bir eylemdir. Ofiste çalışan işçilere sağlanan yemek yardımı gibi temel sosyal haklardan evden çalıştığınız gerekçesiyle mahrum bırakılmanız hakkaniyete aykırıdır; zira işverenin size ayni olarak yemek verememesi durumunda bunu parasal bir ek ödeme ile telafi etmesi gerekir.
Uzaktan çalışan işçilerin, sırf çalışma sistemlerinin farklılığı veya işlerini evden yürütmeleri bahane edilerek ofiste çalışan emsal işçilere göre farklı ve aleyhe bir işleme tabi tutulmaları kural olarak hukuka aykırıdır. Bu tür uygulamalar, işverenin eşit davranma borcu yükümlülüğünün açık bir ihlali olarak görülmekte olup, ofiste çalışan personellere sağlanan yemek hizmetinin veya ikamesi olan yemek kartı ödemelerinin evden çalışan işçiden tamamen kesilmesi ciddi bir ayrımcılık iddiasına temel oluşturabilir.
Evden çalışmaya geçmeniz nedeniyle ofise gitmeseniz dahi, işvereninizin eşit davranma borcu gereği bazı sosyal yardımları tamamen kesmesi hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylemdir. Eğer yol ve yemek yardımları size daha önce nakit olarak ve çalışılan gün sayısına bakılmaksızın maktu bir bedel şeklinde ödeniyorsa, bu ödemelerin uzaktan çalışmada da devam etmesi gerektiği genel kabul görmektedir.
Aynı işyerinde aynı nitelikteki işi yapan işçiler arasında sırf göçmen olmanız veya etnik kökeniniz nedeniyle size daha düşük ücret ödenmesi, işverenin eşit davranma borcu ilkesini ihlal eden ciddi bir ayrımcılık örneği olarak değerlendirilebilir. İş mevzuatımız ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler uyarınca işverenler, dil, ırk, renk, vatandaşlık veya benzeri nedenlerle işçiler arasında farklı işlem yapamazlar.
İşvereninizin sizinle aynı statüde ve aynı nitelikteki işi yapan işçiler arasında geçerli ve haklı bir neden olmaksızın ücret ayrımı yapması kural olarak hukuka uygun bir yaklaşım değildir. İş hukukunda sıkı şekilde korunan eşit davranma borcu gereğince, işverenler çalışanları arasında keyfi farklılaştırmalar yapmaktan kaçınmak zorundadır.
İş yerinde gebeliğiniz nedeniyle dışlanmanız ve çalışma koşullarınızın zorlaştırılması hukuki incelemeye esas oluşturabilecek ciddi bir eylem niteliğindedir. İş mevzuatı kapsamında işverenin, biyolojik nedenler veya işin niteliğinden kaynaklanan zorunluluklar haricinde, işçiye sırf gebelik veya cinsiyet nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak farklı işlem yapması kesin bir dille yasaklanmıştır.
İşverenin, sırf dini inancınız gereği tercih ettiğiniz kılık kıyafete yönelik keyfi bir yasaklama getirmesi ve sizi işten çıkarmakla tehdit etmesi, inanç özgürlüğünüze ve kişilik haklarınıza yapılmış çok ağır bir saldırı niteliği taşımaktadır. Her ne kadar işverenin işyerini yönetme hakkı bulunsa da, bu hak sınırsız değildir ve çalışanların anayasal haklarına saygı gösterme zorunluluğu ile sınırlandırılmıştır.
Dini inancınız gereği sakal bırakmanız nedeniyle iş sözleşmenizin sonlandırılması, işverenin eşit davranma borcu ve inanç özgürlüğüne müdahale bağlamında doğrudan hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylemdir. Havayolu şirketlerinin personelin görünümüne ilişkin kurallar belirleme hakkı bulunmakla birlikte, bu kuralların Anayasa ile güvence altına alınan din ve vicdan hürriyetini ihlal etmemesi ve ayrımcılık yasağına uygun olması gerekir.
İş görüşmeleri sırasında adaylara medeni durum, gebelik planları veya dini inanç gibi korunan değerlere ilişkin sorular sorulması ve bu gerekçelerle eleme yapılması, ayrımcılık yasağı ihlali olarak değerlendirilebilecek ihtiyatlı bir hukuki inceleme konusudur. İşe alım sürecinde işverenin doğrudan eşit davranma borcu doğmamış olsa da, cinsiyet veya gebelik gibi nedenlerle işe alınmamanız Türk Ceza Kanunu ve ilgili eşitlik mevzuatı çerçevesinde yaptırıma tabi tutulabilir.