Aile kurumunun yasal olarak sonlandırılması süreci olan boşanma, sadece duygusal bir ayrılık değil; geleceğinizi doğrudan etkileyecek karmaşık hukuki ve mali sonuçlar doğuran bir süreçtir. Velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi kritik hususların adil bir zeminde çözümlenmesi, tarafların yaşam standartlarının sürdürülebilirliği açısından belirleyicidir. Olası hak kayıplarının önüne geçilmesi ve sürecin hukuki normlara tam uyumla yönetilmesi, profesyonel ve stratejik bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır.
Aile hayatına müdahale ölçülü ve gerekçeli olmalıdır. Uzaklaştırma kararları düzenli ve etkili şekilde incelenmelidir. Çocuğun üstün yararı ile ebeveyn hakkı dengelenmelidir. Uzaklaştırma tedbirleri otomatik olarak uzatılamaz.
Çocuğun iadesinde üstün yararı mutlak gözetilmelidir. Fiziksel veya psikolojik zarar riski titizlikle incelenmelidir. Ebeveynin uyuşturucu kullanımı iade engeli oluşturabilir. İade davalarında iddialar eksiksiz şekilde araştırılmalıdır.
Esaslı iddiaların karşılanmaması adil yargılanmayı zedeler. Tanık husumeti iddiası kararda mutlaka tartışılmalıdır. Mutat bankacılık işlemleri tek başına delil sayılamaz.
İtiraz kanun yolunda disiplin para cezası verilemez. Mahkemeye erişim hakkı kıyas yoluyla kanunsuz sınırlandırılamaz. Dava şartları vatandaşın hak arama özgürlüğünü engellememelidir. Temel haklara müdahalenin mutlaka açık kanuni dayanağı olmalıdır.
Gerekçeli karar hakkı adil yargılanmanın güvencesidir. İtiraz merciinin iddiaları karşılamaması ihlal nedenidir. Tedbir kararları yeterli hukuki gerekçe içermelidir. Delillerle hüküm arasında hukuki bağ kurulmalıdır.
İtiraz merciinin kararı yeterli hukuki gerekçe içermelidir. Tarafların davanın sonucunu değiştirecek esaslı iddiaları değerlendirilmelidir. Koruma tedbirine yapılan itirazlar somut olarak incelenmelidir. Gerekçesiz ve şablon ret kararı hakkı ihlal eder.
Bozma kapsamı dışındaki iddiaların incelenmemesi ihlaldir. Temyiz edilmeyen hususlarda kesinleşme kuralı gözetilmelidir. Mahkemeye erişim davanın esasının incelenmesini gerektirir. Yargıtay uyuşmazlığa dair temel itirazları karşılamalıdır.
Çocukla kişisel ilişki tesisi devletin pozitif yükümlülüğüdür. Kişisel ilişki engellerine karşı caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Ebeveynin çocukla görüşmesi makul sürede sağlanmalıdır. Çocuğun üstün yararı her zaman öncelikli gözetilmelidir.
Koruma kararları güncel risk analizine dayanmalıdır. Tedbirler ebeveyn ile çocuk ilişkisini tamamen koparmamalıdır. Çocuğun üstün yararı ile güvenlik dengelenmelidir. Uzaklaştırma kararlarında ilgili ve yeterli gerekçe şarttır.
Adli yardım taleplerinde matbu gerekçelerle ret kararı verilemez. Yargılama giderleri mahkemeye erişim hakkını imkânsız kılmamalıdır. Ekonomik yoksulluk belgelerle ispatlandığında adli yardım sağlanmalıdır. Aşırı harç yükü mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz müdahaledir.