Anasayfa Karar Bülteni AYM | Mehmet Uca | BN. 2022/44846

Karar Bülteni

AYM Mehmet Uca BN. 2022/44846

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2022/44846
Karar Tarihi 05.11.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • İtiraz kanun yolunda disiplin para cezası verilemez.
  • Mahkemeye erişim hakkı kıyas yoluyla kanunsuz sınırlandırılamaz.
  • Dava şartları vatandaşın hak arama özgürlüğünü engellememelidir.
  • Temel haklara müdahalenin mutlaka açık kanuni dayanağı olmalıdır.

Bu karar, aile mahkemelerince hükmedilen önleyici tedbir kararlarına karşı yapılan itirazlarda, itiraz edenin hakkını kötüye kullandığı gerekçesiyle usul kanunlarındaki genel hükümler kıyaslanarak disiplin para cezası verilemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kanuni bir düzenleme olmaksızın salt hak arama yolunun kullanılması sebebiyle kişilere yaptırım uygulanmasının ve mahkemeye erişim hakkına müdahale edilmesinin anayasal güvenceleri temelden zedeleyeceğine hükmetmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında aranan en önemli unsur olan kanunilik şartının idari ve yargısal süreçlerde ne denli katı bir biçimde uygulanması gerektiği bu kararla bir kez daha teyit edilmiştir.

Benzer uyuşmazlıklarda ve davalarda bu kararın emsal etkisi oldukça yüksektir. Zira uygulamada zaman zaman derece mahkemelerinin, yersiz veya haksız buldukları itiraz yollarında usul kanunlarındaki yaptırım maddelerini geniş yorumlayarak taraflara maddi külfetler yüklediği görülmektedir. Karar, kanun yollarına başvurunun doğası gereği hak arama hürriyetinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve özel bir kanuni düzenleme açıkça bulunmadıkça bu hakkın kullanımının para cezası tehdidi ile sınırlandırılamayacağını göstermektedir. Bu bağlamda, itiraz mercilerinin kanunda sarih biçimde yer almayan yaptırımları uygulamaktan kaçınmaları gerektiği yönünde yargı teşkilatına önemli bir kırmızı çizgi çekilmiş, vatandaşların yasal itiraz yollarına başvururken maddi ceza tehdidi altında kalmaları engellenerek hukuki öngörülebilirlik sağlanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Mehmet Uca ile eşi arasındaki boşanma davası süreci devam etmektedir. Bu yargılama sürecinde eşi, başvurucu aleyhine ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi mevzuatı kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı alınmasını talep etmiştir. Aile Mahkemesi bu talebi kabul ederek başvurucunun eşine yaklaşmamasına ve müşterek konuttan uzaklaştırılmasına karar vermiş, ardından bu tedbirlerin süresini altı ay daha uzatan bir ek karar almıştır.

Başvurucu, somut bir şiddet tehlikesi olmadığını belirterek verilen bu ek tedbir kararına itiraz etmiştir. İtirazı incelemekle görevli Asliye Hukuk Mahkemesi, itirazı kesin olarak reddetmekle kalmamış, başvurucunun itiraz hakkını kötüye kullandığı gerekçesiyle kendisine 1.000 TL disiplin para cezası vermiştir. Başvurucu, yalnızca yasal itiraz hakkını kullandığını, soyut iddialarla kısıtlanan haklarını savunduğunu ve bu yasal başvurusundan dolayı kendisine para cezası kesilmesinin kanunsuz olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesine başvurmuş, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesini ve yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı incelerken temel olarak Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı ile 13. maddesinde yer alan temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması rejimine dayanmıştır. Anayasa'nın 36. maddesine göre herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, bu güvencenin en temel unsurlarından biri olup bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilme ve etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilme hakkını ifade etmektedir.

Söz konusu hakka yönelik her türlü müdahale, ancak Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca mutlaka kanunla, haklı bir sebebe dayanarak ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamak koşuluyla yapılabilir. Kanunilik şartı, temel hak ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez bir anayasal unsurudur.

Somut uyuşmazlıkta itiraz merciinin yaptırım uygularken başvurduğu temel kanun maddesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.329'dur. Bu maddenin ikinci fıkrasında, hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde dava açılması hâlinde disiplin para cezası verilebileceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un istinaf ve temyiz kanun yollarını düzenleyen maddelerinde bu yaptırım kuralına açıkça atıf yapılmıştır. Ancak 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun usullerinde veya itiraz kanun yolunu düzenleyen diğer mevzuat hükümlerinde, itiraz aşamasında bu para cezasının uygulanabileceğine dair hiçbir yasal düzenleme veya atıf bulunmamaktadır. Dolayısıyla, mahkemeye erişim hakkının sınırlandırılması niteliği taşıyan cezai yaptırımların, mahkemelerce kıyas veya genişletici yorum yoluyla değil, doğrudan ve açık bir yasal dayanakla uygulanması gerektiği en temel hukuk kuralıdır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun aleyhine uygulanan önleyici tedbir kararına karşı yaptığı yasal itirazın reddedilmesinin ardından, itiraz merciinin başvurucu aleyhine disiplin para cezasına hükmetmesini, doğrudan mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahale olarak nitelendirmiştir. Mahkemece gerçekleştirilen bu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesi bağlamında kanuni bir dayanağının olup olmadığı titizlikle incelenmiştir.

Başvurucu aleyhine verilen 1.000 TL tutarındaki disiplin para cezası, itiraz mercii tarafından doğrudan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.329 hükmüne dayandırılmıştır. Anayasa Mahkemesi, ilgili kanun maddesinin yalnızca ilk derece davası açılmasına, istinaf ve temyiz yollarına başvurulmasına ilişkin özel düzenlemeler ve açık yaptırım atıfları içerdiğini tespit etmiştir. Buna karşın itiraz kanun yolunda bu disiplin maddesinin uygulanabileceğine dair hiçbir kanuni düzenlemenin veya atfın bulunmadığı yargısal incelemede açıkça vurgulanmıştır. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması rejiminde, kanun boşluklarının kıyas yoluyla veya kanunda açıkça öngörülmeyen aleyhe bir yorumla doldurularak ceza ihdas edilmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Bu doğrultuda, başvurucu hakkında disiplin para cezasına hükmedilmesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan söz konusu müdahalenin anayasal anlamda kanunilik unsurunu taşımadığı sonucuna varılmıştır. Kanunilik unsuru dahi bulunmayan bir müdahalenin, meşru amaç ve ölçülülük kriterleri bakımından ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir. Sadece yasal hakkı olan itiraz kanun yolunu kullanan başvurucunun açık bir kanuni dayanak olmaksızın keyfî biçimde cezalandırılması, hak arama özgürlüğünün ağır bir ihlali olarak tespit edilmiştir. İhlalin niteliği gereği, ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması zorunlu bulunmuştur. Diğer eşitlik ve hürriyet iddiaları ise yetkisizlik veya dayanaktan yoksunluk sebebiyle reddedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kanuni dayanağı olmaksızın verilen disiplin para cezasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: