Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Orhan Orhan Kararı 2021/39795 B.

Anayasa Mahkemesi Orhan Orhan Kararı 2021/39795 B.

Bu karar, adli yardım taleplerinin mahkemeler tarafından nasıl değerlendirilmesi gerektiği ve yargılama harçlarının mahkemeye erişim hakkı üzerindeki etkileri bakımından kritik bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, tarafların ekonomik yoksulluklarını gösteren iflas kararı ve fakirlik belgesi gibi somut deliller sunmalarına rağmen, derece mahkemelerinin bu belgeleri tartışmaksızın şablon ve soyut ifadelerle adli yardım taleplerini reddetmesinin adil yargılanma hakkını zedelediğini açıkça ortaya koymuştur. Yüksek mahkeme, mahkemeye erişim hakkının salt teorik bir hak olmadığını, uygulamada da harç ve masraflar yoluyla aşılmaz engeller yaratılmaması gerektiğini vurgulamaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2021/39795
Karar Tarihi 12.06.2025
Taraf Orhan Orhan
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Adli yardım taleplerinde matbu gerekçelerle ret kararı verilemez.
  • gavel Yargılama giderleri mahkemeye erişim hakkını imkânsız kılmamalıdır.
  • gavel Ekonomik yoksulluk belgelerle ispatlandığında adli yardım sağlanmalıdır.
  • gavel Aşırı harç yükü mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz müdahaledir.

Bu karar, adli yardım taleplerinin mahkemeler tarafından nasıl değerlendirilmesi gerektiği ve yargılama harçlarının mahkemeye erişim hakkı üzerindeki etkileri bakımından kritik bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, tarafların ekonomik yoksulluklarını gösteren iflas kararı ve fakirlik belgesi gibi somut deliller sunmalarına rağmen, derece mahkemelerinin bu belgeleri tartışmaksızın şablon ve soyut ifadelerle adli yardım taleplerini reddetmesinin adil yargılanma hakkını zedelediğini açıkça ortaya koymuştur. Yüksek mahkeme, mahkemeye erişim hakkının salt teorik bir hak olmadığını, uygulamada da harç ve masraflar yoluyla aşılmaz engeller yaratılmaması gerektiğini vurgulamaktadır.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu karar bilhassa istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru aşamasında yüksek harçlarla karşılaşan ve ödeme gücü bulunmayan vatandaşlar için güçlü bir hukuki güvence niteliğindedir. Mahkemelerin adli yardım kurumunu işletirken daha titiz bir inceleme yapmaları, ret kararlarını mutlaka somut gerekçelere dayandırmaları gerektiği ilkesi yerleşik hâle gelmektedir. Aksi takdirde, sırf maddi imkânsızlıklar nedeniyle davasını bir üst derece mahkemesine taşıyamayan kişilerin hak arama hürriyetinin ihlal edileceği, bu durumun da yeniden yargılama sebebi sayılacağı içtihat altına alınmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu ile eski eşi arasında görülen boşanma davası süresince, eski eşi tarafından ayrıca mal rejiminin tasfiyesi davası açılmıştır. Yerel mahkeme, başvurucunun şirketinin ticari defterlerini sunmaması nedeniyle şirketin mal varlığını başvurucunun aktifi olarak kabul etmiş ve başvurucu aleyhine milyonlarca liralık katılma alacağı ile yüksek miktarda harç ve yargılama gideri ödenmesine hükmetmiştir.

Başvurucu, bu yüksek meblağlı karara karşı istinaf mahkemesine başvurmuş ancak şirketinin iflas ettiğini ve hiçbir mal varlığının bulunmadığını belirterek harçları ödeyemeyeceği gerekçesiyle adli yardım talebinde bulunmuştur. İstinaf mahkemesi, sunulan iflas kararı ve fakirlik belgelerine rağmen adli yardım talebini reddetmiş ve verilen kesin sürede harç yatırılmadığı için başvurucunun istinaf başvurusunu usulden reddetmiştir. Başvurucu, bu durumun üst mahkemeye erişimini ve hakkını aramasını engellediğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı incelerken öncelikle adil yargılanma hakkının temel güvencelerinden olan mahkemeye erişim hakkına odaklanmıştır. Bu hak, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmeyi ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmeyi ifade eder. Ancak bu hakkın kullanımı mutlak olmayıp, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334 ve devamı maddelerinde düzenlenen usul kurallarına bağlanabilir.

Yargı harçları, sunulan kamu hizmetinin maliyetine katılımı sağlamak ve mahkemelerin gereksiz, ciddiyetten yoksun davalarla meşgul edilmesini önlemek gibi meşru amaçlara hizmet eder. Bu bakımdan dava açarken veya kanun yollarına başvururken kişilerden harç ve masraf talep edilmesi tek başına hak ihlali oluşturmaz.

Bununla birlikte, mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamaların ölçülü olması zorunludur. Tarafların dava açarken veya yargılama sırasında harç ve gider avansını ödemekle yükümlü kılınması, kişinin ekonomik durumuna kıyasla aşırı bir külfet oluşturmamalıdır. Ekonomik ve sosyal durumları itibarıyla yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olan kişilerin adli yardım taleplerinin matbu ve soyut gerekçelerle reddedilmesi, hakkın özünü zedeleyen orantısız bir müdahaledir. Adli yardım kurumu, kişilerin mali imkânsızlıklar nedeniyle yargısal sürece katılımlarının engellenmesini önlemek ve mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahaleyi dengeli hâle getirmek amacıyla tasarlanmıştır. Yargı mercilerinin, tarafların yoksulluk iddialarını desteklemek için sundukları delilleri titizlikle incelemesi ve kararlarını bu somut delillere dayalı yeterli gerekçelerle açıklaması hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun istinaf başvurusu sırasında öne sürdüğü adli yardım talebinin reddedilmesini ölçülülük ilkesi bağlamında detaylı bir şekilde incelemiştir. Başvurucu, istinaf dilekçesiyle birlikte kurucusu olduğu şirketin iflas kararı alarak tasfiye sürecine girdiğine dair mahkeme kararını, kendi üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığı bulunmadığını gösterir belgeleri ve muhtarlıktan alınmış fakirlik belgesini dosyaya sunmuştur.

İstinaf mahkemesi ise başvurucunun sunduğu bu somut belgelere ve iflas kararına ilişkin hiçbir değerlendirme yapmamış, başvurucunun ödeme gücünden yoksun olduğuna kanaat getirilmediği şeklindeki matbu ve soyut ifadelerle adli yardım talebini reddetmiştir. Başvurucunun itirazları da aynı şablon gerekçelerle reddedilmiş ve sonuç olarak harç yatırılamadığı için istinaf başvurusu usulden reddedilmiştir. İlginç olan husus, temyiz aşamasında aynı belgelerle Yargıtay nezdinde yapılan adli yardım talebinin kabul edilerek başvurucunun harçlardan geçici olarak muaf tutulmasıdır.

Yüksek Mahkeme, derece mahkemelerinin adli yardım taleplerini değerlendirirken tarafların sundukları iflas kararı ve yoksulluk belgeleri gibi kritik delilleri tartışmaksızın matbu gerekçelerle ret kararı vermesinin, başvurucu üzerinde aşırı bir yüke neden olduğunu tespit etmiştir. İleri sürülen iddialara ve sunulan belgelere açıkça cevap verilmeksizin alınan bu matbu kararlar, başvurucunun kanun yollarına başvurmasını maddi olarak imkânsız hâle getirmiş ve mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin orantısız olmasına yol açmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması amacıyla başvuruyu kabul etmiştir.

İflas ettim ve param yok, mahkeme yine de benden yüksek harç isteyebilir mi? expand_more
Hukuk sistemimizde dava açarken veya kanun yollarına başvururken kişilerden harç ve masraf talep edilmesi tek başına bir hak ihlali oluşturmaz, zira bu durum mahkemelerin gereksiz davalarla meşgul edilmesini önlemek ve kamu hizmetinin maliyetine katılımı sağlamak gibi meşru amaçlara hizmet eder. Ancak mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamaların ölçülü olması zorunludur ve bu harç yükümlülüğü kişinin ekonomik durumuna kıyasla aşırı bir külfet oluşturmamalıdır. Eğer iflas kararı ve fakirlik belgesi gibi somut delillerle ekonomik gücünüzün olmadığını mahkemeye sunarak ispatlıyorsanız, mahkemeler bu durumu dikkate alarak size adli yardım sağlamalıdır. Aşırı harç yükü nedeniyle yargısal sürece katılımın imkânsız kılınması, Anayasa Mahkemesi tarafından mahkemeye erişim hakkına yapılmış ölçüsüz bir müdahale olarak değerlendirilmektedir.
Fakirlik belgesi sunmama rağmen adli yardım talebim reddedildi, ne yapabilirim? expand_more
Adli yardım kurumu, kişilerin mali imkânsızlıklar nedeniyle yargısal sürece katılımlarının engellenmesini önlemek ve mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahaleyi dengeli hâle getirmek amacıyla tasarlanmıştır. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, yargı mercilerinin adli yardım taleplerini değerlendirirken tarafların yoksulluk iddialarını desteklemek için sundukları iflas kararı veya fakirlik belgesi gibi delilleri titizlikle incelemesi gerekmektedir. Derece mahkemelerinin bu somut belgeleri tartışmaksızın, ödeme gücünden yoksun olunduğuna kanaat getirilmediği şeklindeki şablon ve soyut ifadelerle adli yardım talebini reddetmesi adil yargılanma hakkını açıkça zedelemektedir. Bu tür matbu gerekçelerle verilen ret kararlarına karşı itirazda bulunabilir ve iç hukuk yolları tükendiğinde, mahkemeye erişim hakkınızın ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaparak davanın yeniden görülmesini talep edebilirsiniz.
Param olmadığı için davayı istinafa taşıyamıyorum, hakkım yanar mı? expand_more
Sırf maddi imkânsızlıklar nedeniyle davanızı istinaf veya temyiz gibi bir üst derece mahkemesine taşıyamamanız, hak arama hürriyetinizin ihlali anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi, mahkemeye erişim hakkının sadece teorik bir hak olmadığını, uygulamada da harç ve masraflar yoluyla kişilerin önüne aşılmaz engeller yaratılmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Ödeme gücünüzün bulunmadığını resmi belgelerle kanıtlayıp adli yardım talebinde bulunduğunuzda, mahkemenin bu talebi matbu gerekçelerle reddedip harç yatırılmadığı için istinaf başvurunuzu usulden reddetmesi hukuka aykırıdır. Yüksek Mahkeme kararlarına göre, kanun yollarına başvurmayı maddi olarak imkânsız hâle getiren bu tür uygulamalar mahkemeye erişim hakkının ihlali sayılmakta olup, bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir