İş hukukunda ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık, taraflar arasındaki güven ilişkisini derinden sarsan eylemleri kapsar. Bu makalede, işçi ve işveren açısından haklı fesih sebebi sayılan yanıltma, taciz, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlar gibi yasal ihlal halleri sınırları çizilerek detaylıca incelenmektedir.
[Günümüzde işgücü piyasalarını derinden sarsan algoritmik yönetim sistemleri, işçi hakları bağlamında daha önce eşi benzeri görülmemiş ihlallere zemin hazırlamaktadır. Bu makale, yapay zekanın işyeri denetiminden ücret belirlemeye kadar uzanan kontrol mekanizmalarının iş hukuku perspektifinden yarattığı çok boyutlu sorunları incelemektedir.]
İş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshi, taraflara ihbar süresi beklemeksizin ilişkiyi sonlandırma imkanı sunar. Fesih sonrası çalışma belgesi verilmesi, muaccel hale gelen alacakların ödenmesi, kıdem ve ihbar tazminatı hakları ile haksız fesih durumunda doğacak cezai ve hukuki yaptırımlar, iş hukukunun temel sonuçları arasında yer alır.
İş hukukunda haklı nedenle fesih, taraflara iş sözleşmesini derhal sona erdirme yetkisi veren istisnai bir yoldur. Bu makalede, işçi ve işveren açısından haklı fesih halleri, dürüstlük kuralı ekseninde beklenemezlik kriteri ve Yargıtay kararları ışığında uygulamanın yargısal boyutu uzman bir hukuki perspektifle detaylıca incelenmektedir.
İş hukukunda eşitlik ilkesi, işverenin çalışanları arasında hukuken haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ayrım yapmasını kati surette yasaklayan en temel anayasal ve yasal güvencelerden biridir. Çalışma hayatında fırsat eşitliğinin sağlanması, kadın işçilerin cinsel ve psikolojik tacizden korunması, işverenin gözetme borcu kapsamındadır.
Çalışma hayatında kadın işçilerin fizyolojik yapısı, annelik rolleri ve ailevi sorumlulukları, hukuk sistemimizde özel koruyucu düzenlemelerin yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu makalede, kadın işçilere yönelik uygulanan pozitif ayrımcılık tedbirleri, analık izinleri, gece çalışması kısıtlamaları ve sağlanan anayasal güvenceler incelenmektedir.
İş hukuku uygulamasında sadakat borcuna aykırılık, cinsel taciz ve şüphe feshi, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini derinden sarsan ve iş sözleşmesinin sürdürülmesini imkânsız kılan temel uyuşmazlık alanlarıdır. Bu makale, söz konusu ihlallerin haklı ve geçerli fesih boyutlarını, yargı kararları ve yasal mevzuat ışığında incelemektedir.
İş davalarında işçi alacaklarının tespiti ve iş sözleşmesinin feshi süreçlerinde tanık beyanları kritik bir ispat aracıdır. Ücret, fazla çalışma, haklı fesih, mobbing ve devamsızlık gibi uyuşmazlıklarda tanık delilinin sınırları, husumetli tanıkların durumu ve yazılı belgelerle ilişkisi, emsal yargı içtihatları çerçevesinde incelenmiştir.
İş hukuku kapsamında, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları sonucunda işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı ve bu feshin doğurduğu hukuki sonuçlar, kıdem tazminatı, manevi tazminat ile diğer işçilik alacakları bağlamında, Yargıtay içtihatları ve yasal düzenlemeler ışığında kapsamlıca incelenmektedir.
İş sözleşmesinden doğan işçi ve işveren ilişkisinde, işçinin kişilik haklarına yönelik gerçekleştirilen hukuka aykırı saldırılar karşısında Türk Hukuku çeşitli koruma yolları öngörmüştür. İşçinin maddi ve manevi değerlerini korumak amacıyla önleme, durdurma, tespit, tazminat davaları ve haklı fesih ile cezai yaptırımlar devreye girmektedir.