AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi)
AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) — 43 MAKALE listelendi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları doğrultusunda özel hayata saygı hakkının hukuki niteliği, kapsamı ve sınırları incelenmektedir. Makalede, demokratik toplum düzeninde devletin ve üçüncü kişilerin müdahalelerine karşı bireyin mahremiyetinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8.
İnternet çağının getirdiği dijital hafıza, kişisel verilerin korunması bağlamında unutulma hakkı ile basın hürriyeti arasında karmaşık bir hukuki çatışma doğurmuştur. Bu makale, her iki temel hakkın sınırlarını ulusal ve uluslararası yüksek mahkeme kararları ışığında inceleyerek, pratikte uygulanması gereken hukuki denge testini ortaya koymaktadır.
Ceza muhakemesi süreçlerinde elde edilen biyolojik örneklerin ve bu örnekler üzerinde yapılan moleküler genetik incelemeler sonucu ulaşılan DNA profillerinin kişisel veri olup olmadığı, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ceza mevzuatı bağlamında büyük önem taşır. Bu makale, söz konusu verilerin hukuki niteliğini incelemektedir.
Özel hayatın gizliliği, gelişen teknoloji ve toplumsal dinamiklerle sürekli dönüşen, hukukun en temel güvence alanlarından biridir. Bu makalede, özel hayat kavramının tarihsel gelişimi, kapsamı ve hukuki sınırlarını belirleyen üç alan teorisi ile makul beklenti gibi teorik yaklaşımlar Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatları ışığında incelenmektedir.
Avukatların kişisel verileri hukuka aykırı işlemesi durumunda karşılaştıkları hukuki, cezai ve disiplin sorumlulukları ile uygulanacak yaptırımlar incelenmektedir. İlgili kişilerin hak arama yolları ve tazminat süreçleri özetlenmiştir.
İnsan haklarının temel bir unsuru olan özel hayatın gizliliği, günümüzde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Bu makalede, mahremiyet hakkının hukuki gelişimi, devletin pozitif ve negatif yükümlülükleri ile kişisel verilerin korunması temelinde yasal sınırlar analiz edilmektedir.
İdari kolluğun terörle mücadele ve istihbarat faaliyetleri kapsamında işlediği kişisel veriler, 6698 sayılı KVKK'nın 28. maddesi uyarınca kanun kapsamı dışında tutulmuştur. Bu istisna, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması amacını taşısa da, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmemesi için katı hukuki sınırlara ve güvencelere tabi olmalıdır.
İşverenlerin yönetim hakkı kapsamında işçileri dijital izleme sistemleriyle denetlemesi, günümüz iş dünyasında yaygınlaşmıştır. Ancak bu hak sınırsız olmayıp, işçinin temel hak ve özgürlükleri, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı ile sınırlıdır. İzleme faaliyetleri ölçülülük ve şeffaflık ilkelerine uygun olmalıdır.
Kamu güvenliği gerekçesiyle uygulanan kitlesel gözetim faaliyetlerinin kişisel verilerin korunması hukuku bağlamındaki sınırları, orantılılık ilkesi ve yargısal denetim mekanizmaları çerçevesinde hukuki bir perspektifle incelenmektedir.