Makale
Avukatların kişisel verileri hukuka aykırı işlemesi durumunda karşılaştıkları hukuki, cezai ve disiplin sorumlulukları ile uygulanacak yaptırımlar incelenmektedir. İlgili kişilerin hak arama yolları ve tazminat süreçleri özetlenmiştir.
İhlal Hâlinde Avukatın KVKK Sorumluluğu ve Yaptırımlar
Avukatların mesleki faaliyetleri sırasında kişisel verileri hukuka aykırı olarak işlemeleri, haksız fiil niteliği taşımakta ve çok boyutlu bir sorumluluk rejimi doğurmaktadır. Bir kamu hizmeti ifa eden avukatlar, sadece müvekkillerine karşı değil, aynı zamanda hukuka aykırı veri işleme faaliyetine maruz kalan üçüncü kişilere karşı da yasal bir sorumluluk altındadırlar. İhlalin niteliğine göre avukatların hukuki, cezai ve disiplin sorumlulukları devreye girmektedir. Bu çok katmanlı sorumluluk yapısı, avukatların hem Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) hem Türk Ceza Kanunu (TCK) hem de Avukatlık Kanunu çerçevesinde ağır yaptırımlarla karşılaşmasına sebebiyet vermektedir. İhlal halinde ilgili kişilerin sahip olduğu hukuki başvuru yolları, hukuka aykırılığın tespiti, saldırının durdurulması ve zararın tazmini gibi önemli mekanizmaları içermektedir. Bu nedenle, hukuki süreçleri yöneten avukatların, olası bir veri güvenliği ihlali durumunda maruz kalabilecekleri idari, cezai ve mesleki yaptırımların ciddiyetini hukuki bir perspektifle idrak etmeleri elzemdir.
Avukatın Hukuki ve İdari Sorumluluğu
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında öngörülen emredici kurallara aykırı hareket edilmesi öncelikle idari yaptırımlara yol açmaktadır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na yapılan şikayetler veya resen başlatılan incelemeler neticesinde, avukatlar hakkında yüksek tutarlarda idari para cezaları uygulanabilmektedir. Bununla birlikte, hukuka aykırı fiiller sonucunda ilgili kişinin doğrudan zarar görmesi halinde, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu hükümleri devreye girmekte ve kusur ile illiyet bağının tespiti durumunda kusursuz sorumluluk ilkesi gereği avukatın tazminat ödeme yükümlülüğü doğmaktadır. İlgili kişi, maruz kaldığı hukuka aykırılık neticesinde uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için doğrudan genel mahkemelerde dava açma hakkına sahiptir.
Avukatın Cezai Sorumluluğu
Avukatların kişisel verileri yasal düzenlemelere aykırı şekilde işlemesi, yalnızca idari para cezaları veya tazminat davaları ile değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında hapis cezası gerektiren suçlar ile de ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. TCK'nın 135, 136 ve 138. maddelerinde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ile verileri yok etmeme suçları, avukatın ceza hukuku anlamında doğrudan sorumluluğunu oluşturmaktadır. Özellikle avukatların mesleklerini ifa ederken birer kamu görevlisi olarak kabul edilmeleri, cezai yaptırımların boyutunu ciddi oranda artırmaktadır. Zira TCK'nın 137. maddesi uyarınca, bu suçların belli bir mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, eylemi gerçekleştiren avukata verilecek olan hapis cezası yarı oranında artırılarak infaz edilmektedir.
Avukatın Disiplin Sorumluluğu
Avukatlar, mesleki faaliyetlerini yürütürken Türkiye Barolar Birliği (TBB) Meslek Kurallarına ve Avukatlık Kanunu'na harfiyen uymakla mükelleftir. Hukuka aykırı kişisel veri işleme eylemleri, salt bir kanun ihlali olarak görülmemekte, aynı zamanda avukatlık onuruna ve mesleki dürüstlüğe aykırı bir davranış olarak değerlendirilmektedir. Kişisel verilerin korunması hakkının ihlal edildiğini düşünen veri sahipleri, avukatı bağlı bulunduğu Baroya şikayet edebilmektedir. Ayrıca Barolar, ilgili hukuka aykırılıkları resen tespit ederek avukat hakkında doğrudan disiplin soruşturması başlatma yetkisine sahiptir. Yürütülen disiplin süreçleri neticesinde, ihlalin ağırlık derecesine göre avukat hakkında uyarma, kınama, para cezası, işten geçici olarak çıkarma veya en ağır yaptırım olan meslekten çıkarma gibi disiplin cezaları tayin edilebilmektedir.
İlgili Kişinin Başvurabileceği Hukuki Yollar
İhlal halinde ilgili kişinin, temel bir kişilik hakkı olan kişisel verilerinin korunmasını sağlamak amacıyla başvurabileceği çeşitli yasal mekanizmalar bulunmaktadır. KVKK çerçevesindeki olağan usullerin yanı sıra, ihlal neticesinde bir zarar meydana gelmişse özel hukuktan doğan koruyucu davalar ve tazminat davaları açılabilmektedir. İç hukuk yollarının tüketilmesi şartıyla, temel hak ihlallerinin giderilmesi için ulusal ve uluslararası üst yargı yollarına gidilmesi de mümkündür. İhlal durumunda ilgili kişinin işletebileceği süreçler şunlardır:
- Veri sorumlusuna başvuru (Avukatın 30 gün içinde yanıt verme zorunluluğu vardır).
- Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikayet (İdari para cezası gibi yaptırım talepleri için).
- Koruyucu hukuk davaları (Hukuka aykırı saldırının durdurulması veya saldırının tespiti davası).
- Maddi ve manevi tazminat davaları (Uğranılan zararın giderilmesi talebiyle).
- Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve iç hukuk yollarının tükenmesinin ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvurusu.