Anasayfa/ Makale/ Hukuki Açıdan Basın Hürriyeti ve Unutulma Hakkı Çatışması

Hukuki Açıdan Basın Hürriyeti ve Unutulma Hakkı Çatışması

İnternet çağının getirdiği dijital hafıza, kişisel verilerin korunması bağlamında unutulma hakkı ile basın hürriyeti arasında karmaşık bir hukuki çatışma doğurmuştur. Bu makale, her iki temel hakkın sınırlarını ulusal ve uluslararası yüksek mahkeme kararları ışığında inceleyerek, pratikte uygulanması gereken hukuki denge testini ortaya koymaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüz bilgi toplumunda, teknolojinin ve özellikle internetin yaygınlaşması, haber niteliği taşıyan bilgilerin yayılım hızını ve arşivlenme kapasitesini olağanüstü boyutlara ulaştırmıştır. İnsanlık tarihi boyunca istisna olarak kabul edilen hatırlanma olgusu, dijital hafızanın silinmez yapısı sayesinde adeta bir kural haline gelmiştir. Bu durum, bireylerin geçmişlerinde kalan ve gündeme gelmesini istemedikleri verilerin sürekli erişilebilir olması sonucunu doğurarak unutulma hakkı kavramını hukukun merkezine taşımıştır. Diğer taraftan, demokratik toplumların en önemli temel direklerinden olan basın hürriyeti, haber verme, arşivi koruma ve kamuyu bilgilendirme işlevleri gereği geçmişe dönük verileri barındırmaya devam etmek istemektedir. İşte bu noktada, kişisel verilerin korunması hakkı şemsiyesi altında gelişen unutulma hakkı ile kamu yararına hizmet eden basın özgürlüğü arasında hassas bir hukuki çatışma meydana gelmektedir. Hukuk büromuz, bu makalede, söz konusu temel hakların çarpıştığı noktada sınırların nasıl çizileceğini, yüksek yargı içtihatları çerçevesinde değerlendirmektedir.

Unutulma Hakkının Doğuşu ve Hukuki Temeli

Unutulma hakkı, genel bir tanımla, dijital ortamda yer alan kişisel verilerin, bireyin talebi üzerine dijital hafızadan silinmesi veya erişiminin engellenmesi olarak ifade edilmektedir. Hukuk sistemlerinde başlangıçta özel hayatın gizliliği hakkı içerisinde korunan bu kavram, gelişen teknolojik imkanlarla birlikte bağımsız bir hukuki değer kazanmıştır. İnternetin bilgiyi yayma hızı ve haber arşivlerinin kolay ulaşılabilir yapısı, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine yönelik yeni ihlal riskleri yaratmıştır. Geleneksel medya araçlarının aksine, arama motorları ve dijital haber arşivleri sayesinde kişisel verilerin sonsuza dek saklanması, hukukun bu alana müdahale etmesini zorunlu kılmıştır. Kişinin geçmişte hukuka uygun olarak yayınlanmış dahi olsa, zamanın geçmesiyle güncelliğini ve kamusal yararını yitiren verilerinin silinmesini talep edebilmesi, kişinin şeref ve itibarının korunması ile geleceğini serbestçe tayin edebilmesi bakımından oldukça kritik bir hukuki güvencedir.

Uluslararası Yargıda Çatışmanın Değerlendirilmesi

Unutulma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğü arasındaki çatışma, uluslararası alanda dönüm noktası niteliğindeki yargı kararlarıyla şekillenmiştir. Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından verilen Google İspanya kararı, bu hakkın dijital boyuttaki sınırlarını çizen temel içtihat olmuştur. ABAD, arama motorlarının faaliyetlerini kişisel veri işleme olarak kabul etmiş ve kural olarak bireyin unutulma hakkının, arama motorunun ekonomik menfaatine ve kamunun o bilgiye ulaşmasındaki yarara üstün geldiğine hükmetmiştir. Bununla birlikte, eğer veri öznesi kamuya mal olmuş bir kişi ise ve kamunun bilgiye erişiminde üstün bir yarar bulunuyorsa, bu durum hukuki bir istisna olarak kabul edilmektedir. Aynı bağlamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de M.L. Ve W. W. V. Almanya kararında basının kamu bekçisi rolüne ve dijital haber arşivlerinin önemine vurgu yaparak, her iki hak arasında adil bir denge kurulması gerektiğini açıkça belirtmiştir.

Türk Hukukunda Basın Hürriyeti ve Unutulma Hakkı Dengesi

Türk hukukunda unutulma hakkı, anayasal güvence altındaki kişisel verilerin korunması hakkı ve kişinin maddi manevi varlığını geliştirme hakkı kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, emsal niteliğindeki kararında unutulma hakkını dijital ortamı da aşacak şekilde geniş yorumlamış ve kamunun üstün yararı bulunmayan hallerde geçmişte yaşanılan olumsuz olayların unutulmasını isteme hakkını tanımıştır. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi, N. B.B. başvurusunda verdiği ihlal kararı ile internet arşivlerinin basın özgürlüğü kapsamında korunması gerektiğini, ancak hakkın özüne dokunmadan bireyin çıkarlarının da gözetilmesi zorunluluğunu ortaya koymuştur. AYM, geçmişe ait haberlerin dijital ortamda sürekli erişilebilir olmasının, bireyin itibarını zedelediğini ve şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğini tespit etmiştir.

Yüksek Yargı İçtihatlarında Denge Testi Kriterleri

Unutulma hakkına yönelik hukuki taleplerde basın özgürlüğünün mü kısıtlanacağı yoksa bireyin katlanma yükümlülüğünün mü devam edeceği hususu, katı ve değişmez kurallardan ziyade her somut olay özelinde titizlikle uygulanan bir denge testi aracılığıyla tespit edilmektedir. Gerek Kişisel Verileri Koruma Kurulu uygulamalarında gerekse Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları ışığında, internet ortamında yer alan haberlerin ve kişisel verilerin yayından kaldırılması veya arama motorlarında indekslenmesinin engellenmesi süreçlerinde hukuki bir yol haritası çizilmiştir. Mahkemeler ve kurullar, hakların yarışması durumunda pratik uyuşum ilkesi çerçevesinde hareket etmekte ve aşağıdaki temel ölçütleri listeleyerek kapsamlı bir değerlendirme yapmaktadır:

  • Yayınlanan içeriğin toplumun ilgisini çeken ve kamu yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı,
  • Habere konu olan veri sahibinin kamusal hayattaki rolü, siyasetçi veya toplum tarafından tanınan bir ünlü olup olmadığı,
  • Paylaşılan bilginin özü ile biçimi arasındaki denge, olgusal gerçekliği ve haberin güncelliğini yitirip yitirmediği,
  • Kişisel veriyi ihtiva eden yayının tarihsel, bilimsel veya istatistiksel açıdan geleceğe ışık tutan bir değer taşıyıp taşımadığı,
  • İlgili içeriğin, yayında kalmaya devam etmesi halinde kişinin özel, sosyal ve mesleki yaşantısı üzerinde oluşturduğu mağduriyet ve itibar zedeleyici sonuçların ağırlığı.
Yıllar önceki eski bir haberimi internetten veya arama motorlarından sildirebilir miyim? expand_more
Hukuk sistemimizde "unutulma hakkı" kapsamında dijital ortamda yer alan kişisel verilerinizin silinmesini veya erişiminin engellenmesini talep edebilirsiniz. Zamanın geçmesiyle güncelliğini ve kamusal yararını yitiren verilerinizin silinmesi, şeref ve itibarınızın korunması açısından kritik bir hukuki güvencedir. Ancak bu talebinizin kabulü için arama motorunun ekonomik menfaati ve kamunun bilgiye ulaşmasındaki yarar ile sizin şahsi menfaatiniz arasında bir denge testi yapılması gerekmektedir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, kamunun üstün yararı bulunmayan hallerde geçmişteki olumsuz olayların unutulmasını isteme hakkınız mevcuttur.
Ünlü biri veya siyasetçi olsam da hakkımdaki eski haberleri sildirme hakkım var mı? expand_more
Eğer toplum tarafından tanınan kamuya mal olmuş bir kişi veya siyasetçi iseniz, unutulma hakkınızın sınırları hukuken daha dar yorumlanmaktadır. Avrupa Birliği Adalet Divanı ve ulusal yüksek mahkeme kararlarına göre, kamunun bilgiye erişiminde üstün bir yarar bulunuyorsa basın hürriyeti sizin unutulma talebinizin önüne geçebilmektedir. Yargı mercileri bu durumu değerlendirirken, haberin toplumun ilgisini çeken ve kamu yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığını titizlikle inceler. Dolayısıyla, şahsınıza dair verileri içeren geçmiş haberlerde kamunun üstün yararı varsa, ilgili haberin dijital mecralarda yayında kalması hukuka uygun bir istisna olarak kabul edilmektedir.
İnternetteki eski bir haber iş bulmamı engelliyor, mahkeme buna dikkat eder mi? expand_more
Mahkemeler ve kurullar unutulma hakkı ile ilgili uyuşmazlıklarda somut olaya özgü titiz bir denge testi uygulamaktadır. Bu değerlendirme sürecindeki en önemli ölçütlerden biri, ilgili içeriğin yayında kalmaya devam etmesi halinde kişinin özel, sosyal ve mesleki yaşantısı üzerinde oluşturduğu mağduriyet ve itibar zedeleyici sonuçların ağırlığıdır. Geçmişe ait haberlerin dijital ortamda sürekli erişilebilir olmasının maddi veya manevi gelişiminize verdiği zarar, hakkınızın ihlal edilip edilmediğinin tespitinde kritik rol oynar. Haberin güncelliğini yitirmesi ve size verdiği mesleki/sosyal zararın, yayının kamu yararından üstün olması halinde verilerinizin silinmesi gerektiğine karar verilecektir.
Gazeteler "basın özgürlüğü" diyerek hakkımdaki kötü haberleri sonsuza dek tutabilir mi? expand_more
Gazetelerin basın hürriyeti kapsamında haber verme ve arşivi koruma işlevi bulunsa da, bu hak sınırsız değildir ve kişisel verilerin korunması hakkı ile dengelenmek zorundadır. Anayasa Mahkemesi kararlarında internet arşivlerinin basın özgürlüğü kapsamında korunması gerektiği belirtilmekle birlikte, hakkın özüne dokunulmadan bireyin şeref ve itibarının da gözetilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Yayınlanan haberin olgusal gerçekliğini veya güncelliğini yitirmesi, tarihsel ve bilimsel açıdan geleceğe ışık tutan bir değer taşımaması durumunda, unutulma hakkınız arşivi koruma menfaatine üstün gelebilir. Bu sebeple, hiçbir yayın kuruluşunun sadece kamuyu bilgilendirme amacına sığınarak kişisel verilerinizi sınırsız ve denetimsiz bir şekilde sonsuza dek arşivleme hakkı bulunmamaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir