Makale
İnternet çağının getirdiği dijital hafıza, kişisel verilerin korunması bağlamında unutulma hakkı ile basın hürriyeti arasında karmaşık bir hukuki çatışma doğurmuştur. Bu makale, her iki temel hakkın sınırlarını ulusal ve uluslararası yüksek mahkeme kararları ışığında inceleyerek, pratikte uygulanması gereken hukuki denge testini ortaya koymaktadır.
Hukuki Açıdan Basın Hürriyeti ve Unutulma Hakkı Çatışması
Günümüz bilgi toplumunda, teknolojinin ve özellikle internetin yaygınlaşması, haber niteliği taşıyan bilgilerin yayılım hızını ve arşivlenme kapasitesini olağanüstü boyutlara ulaştırmıştır. İnsanlık tarihi boyunca istisna olarak kabul edilen hatırlanma olgusu, dijital hafızanın silinmez yapısı sayesinde adeta bir kural haline gelmiştir. Bu durum, bireylerin geçmişlerinde kalan ve gündeme gelmesini istemedikleri verilerin sürekli erişilebilir olması sonucunu doğurarak AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">unutulma hakkı kavramını hukukun merkezine taşımıştır. Diğer taraftan, demokratik toplumların en önemli temel direklerinden olan basın hürriyeti, haber verme, arşivi koruma ve kamuyu bilgilendirme işlevleri gereği geçmişe dönük verileri barındırmaya devam etmek istemektedir. İşte bu noktada, kişisel verilerin korunması hakkı şemsiyesi altında gelişen AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">unutulma hakkı ile kamu yararına hizmet eden basın özgürlüğü arasında hassas bir hukuki çatışma meydana gelmektedir. Hukuk büromuz, bu makalede, söz konusu temel hakların çarpıştığı noktada sınırların nasıl çizileceğini, yüksek yargı içtihatları çerçevesinde değerlendirmektedir.
Unutulma Hakkının Doğuşu ve Hukuki Temeli
AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">Unutulma hakkı, genel bir tanımla, dijital ortamda yer alan kişisel verilerin, bireyin talebi üzerine dijital hafızadan silinmesi veya erişiminin engellenmesi olarak ifade edilmektedir. Hukuk sistemlerinde başlangıçta özel hayatın gizliliği hakkı içerisinde korunan bu kavram, gelişen teknolojik imkanlarla birlikte bağımsız bir hukuki değer kazanmıştır. İnternetin bilgiyi yayma hızı ve haber arşivlerinin kolay ulaşılabilir yapısı, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine yönelik yeni ihlal riskleri yaratmıştır. Geleneksel medya araçlarının aksine, arama motorları ve dijital haber arşivleri sayesinde kişisel verilerin sonsuza dek saklanması, hukukun bu alana müdahale etmesini zorunlu kılmıştır. Kişinin geçmişte hukuka uygun olarak yayınlanmış dahi olsa, zamanın geçmesiyle güncelliğini ve kamusal yararını yitiren verilerinin silinmesini talep edebilmesi, kişinin şeref ve itibarının korunması ile geleceğini serbestçe tayin edebilmesi bakımından oldukça kritik bir hukuki güvencedir.
Uluslararası Yargıda Çatışmanın Değerlendirilmesi
AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">Unutulma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğü arasındaki çatışma, uluslararası alanda dönüm noktası niteliğindeki yargı kararlarıyla şekillenmiştir. Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından verilen Google İspanya kararı, bu hakkın dijital boyuttaki sınırlarını çizen temel içtihat olmuştur. ABAD, arama motorlarının faaliyetlerini kişisel veri işleme olarak kabul etmiş ve kural olarak bireyin unutulma hakkının, arama motorunun ekonomik menfaatine ve kamunun o bilgiye ulaşmasındaki yarara üstün geldiğine hükmetmiştir. Bununla birlikte, eğer veri öznesi kamuya mal olmuş bir kişi ise ve kamunun bilgiye erişiminde üstün bir yarar bulunuyorsa, bu durum hukuki bir istisna olarak kabul edilmektedir. Aynı bağlamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de M.L. Ve W. W. V. Almanya kararında basının kamu bekçisi rolüne ve dijital haber arşivlerinin önemine vurgu yaparak, her iki hak arasında adil bir denge kurulması gerektiğini açıkça belirtmiştir.
Türk Hukukunda Basın Hürriyeti ve AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">Unutulma Hakkı Dengesi
Türk hukukunda AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">unutulma hakkı, anayasal güvence altındaki kişisel verilerin korunması hakkı ve kişinin maddi manevi varlığını geliştirme hakkı kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, emsal niteliğindeki kararında unutulma hakkını dijital ortamı da aşacak şekilde geniş yorumlamış ve kamunun üstün yararı bulunmayan hallerde geçmişte yaşanılan olumsuz olayların unutulmasını isteme hakkını tanımıştır. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi, N. B.B. başvurusunda verdiği ihlal kararı ile internet arşivlerinin basın özgürlüğü kapsamında korunması gerektiğini, ancak hakkın özüne dokunmadan bireyin çıkarlarının da gözetilmesi zorunluluğunu ortaya koymuştur. AYM, geçmişe ait haberlerin dijital ortamda sürekli erişilebilir olmasının, bireyin itibarını zedelediğini ve şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğini tespit etmiştir.
Yüksek Yargı İçtihatlarında Denge Testi Kriterleri
Unutulma hakkına yönelik hukuki taleplerde basın özgürlüğünün mü kısıtlanacağı yoksa bireyin katlanma yükümlülüğünün mü devam edeceği hususu, katı ve değişmez kurallardan ziyade her somut olay özelinde titizlikle uygulanan bir denge testi aracılığıyla tespit edilmektedir. Gerek Kişisel Verileri Koruma Kurulu uygulamalarında gerekse Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları ışığında, internet ortamında yer alan haberlerin ve kişisel verilerin yayından kaldırılması veya arama motorlarında indekslenmesinin engellenmesi süreçlerinde hukuki bir yol haritası çizilmiştir. Mahkemeler ve kurullar, hakların yarışması durumunda pratik uyuşum ilkesi çerçevesinde hareket etmekte ve aşağıdaki temel ölçütleri listeleyerek kapsamlı bir değerlendirme yapmaktadır:
- Yayınlanan içeriğin toplumun ilgisini çeken ve kamu yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı,
- Habere konu olan veri sahibinin kamusal hayattaki rolü, siyasetçi veya toplum tarafından tanınan bir ünlü olup olmadığı,
- Paylaşılan bilginin özü ile biçimi arasındaki denge, olgusal gerçekliği ve haberin güncelliğini yitirip yitirmediği,
- Kişisel veriyi ihtiva eden yayının tarihsel, bilimsel veya istatistiksel açıdan geleceğe ışık tutan bir değer taşıyıp taşımadığı,
- İlgili içeriğin, yayında kalmaya devam etmesi halinde kişinin özel, sosyal ve mesleki yaşantısı üzerinde oluşturduğu mağduriyet ve itibar zedeleyici sonuçların ağırlığı.