AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi)
AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) — 43 MAKALE listelendi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan hakların nihai koruyucusu olan AİHM, ulusal yargı mercilerinin yetersiz kaldığı durumlarda bağlayıcı uluslararası denetim sağlar. İç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından başlayan bu zorlu ve şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlı süreç, evrensel standartlarda bir hukuki temsili ve stratejiyi elzem kılar.
Bu makalede, elli altı elli bir sayılı Kanun’un sekize a maddesi uyarınca uygulanan internet içeriklerinin çıkarılması ve erişimin engellenmesi tedbirleri, bilişim hukuku perspektifiyle incelenmektedir. Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatları ışığında, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde idarenin yetkileri hukuki bağlamda analiz edilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde açıkça yer almamasına rağmen kişisel verilerin korunması, mahkeme içtihatları aracılığıyla özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında çok sıkı bir koruma altındadır. Bu makale, mahkeme kararları ışığında kişisel verilerin toplanması ve işlenmesine yönelik temel hukuki yaklaşımları incelemektedir.
Gelişen bilişim teknolojileri, hukuki uyuşmazlıklarda delil toplama süreçlerini kolaylaştırsa da özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ihlallerini beraberinde getirmektedir. Bu makale, delil elde ederken mahremiyetin sınırlarını ve veri koruma ilkelerini anayasal ve yasal boyutlarıyla incelemektedir.
Bilişim hukuku perspektifinden, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nin (UYAP) adalete erişimi nasıl dönüştürdüğü, e-tebligat ve SEGBİS gibi entegrasyonların adil yargılanma hakkı ile makul sürede yargılanma ilkesine sunduğu somut katkılar incelenmektedir. Şeffaflık ve hız odaklı bu dijital altyapı, hukuki süreçlerde devrim niteliğindedir.
Dijital delillerin elde edilmesi, ceza muhakemesinde maddi gerçeğe ulaşmada kritik bir araçtır; ancak bu süreç bireylerin mahremiyet alanına derinlemesine nüfuz etme tehlikesi taşır. Ölçülülük ve kanunilik ilkelerine uyulmadan yapılan veri incelemeleri, hukuka aykırı delil niteliği taşıyarak temel anayasal hakların ağır ihlaline yol açar.
Özet: Bu makalede, terörle mücadele ve kamu düzeninin sağlanması amacıyla idari kolluğa tanınan sanal istihbarat ve telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetimi yetkileri bilişim hukuku perspektifiyle incelenmektedir. Önleme amaçlı dinleme ve tespit süreçlerinin yasal dayanakları ile yargısal denetim mekanizmaları detaylıca analiz edilmektedir.
Kişisel sağlık verisi, bireylerin mahremiyetinin temel bir parçası olup ulusal ve uluslararası mevzuatta özel nitelikli veri olarak en üst düzeyde korunmaktadır. Bu makalede, sağlık verilerinin anayasal dayanakları, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Avrupa Birliği düzenlemelerindeki hukuki tanımları detaylı bir şekilde incelenmektedir.
Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında ilgili kişi hakları, bireylerin kişisel verileri üzerindeki denetimini güçlendirirken, özel hayatın gizliliği ve insan onuru gibi temel haklarla doğrudan bağlantılıdır. Bu hakların ihlali durumunda hukuki ve idari koruma yolları devreye girmektedir.
Bilişim suçlarının uluslararası boyutu, dijital delil elde etmede karşılaştırmalı hukukun incelenmesini zorunlu kılar. Bu yazıda, Siber Suç Sözleşmesi, Avrupa Birliği normları ile ABD, Almanya ve İngiltere sistemlerinde bilişimde arama ve elkoyma uygulamaları hukuki bir perspektifle değerlendirilmektedir.
Terörle mücadele kapsamında idari kolluk tarafından yürütülen kitlesel izleme ve kişisel veri işleme faaliyetlerinin, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakları ekseninde hukuki sınırları incelenmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ışığında yasal güvencelerin ve ölçülülük ilkesinin önemi vurgulanmaktadır.