Bu makale, çevrimiçi pazarlama ve büyük veri analizlerinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun temel ilkelerini, açık rıza ve meşru menfaat gibi işleme şartlarını incelemektedir. Profilleme faaliyetlerinin yarattığı hukuki riskler, battaniye rıza sorunu ve veri koruma etki analizi (DPIA) gibi çözüm yolları hukuki perspektifle ele alınmaktadır.
Özel hayata müdahale biçimleri ile bu hakkın hangi hukuki şartlar altında sınırlandırılabileceği büyük önem taşır. Bu makalede, bireylerin ve devletin özel hayata müdahaleleri ile anayasal sınırlandırma kriterleri, kanunilik, ölçülülük ve meşru amaç gibi ilkeler çerçevesinde detaylıca incelenmektedir.
Avrupa Yapay Zekâ Yasası, teknolojinin getirdiği belirsizliklere karşı bireysel hakların ötesine geçerek risk temelli bir veri koruma yaklaşımı sunmaktadır. Bu yenilikçi düzenleme, yapay zekâ sistemlerini risk seviyelerine göre kategorize ederek, veri sorumlularına orantılı denetim ve şeffaflık yükümlülükleri getirmektedir.
KVKK kapsamında çocuğun kişisel sağlık verilerinin işlenmesi, çocuğun ayırt etme gücüne ve rıza ehliyetine göre şekillenir. Sınırlı ehliyetsiz çocukların sağlık verileri üzerinde söz hakkı bulunurken, tam ehliyetsizlerde yasal temsilcinin rızası aranır. Bu süreçte çocuğun üstün yararı daima ön planda tutulmalıdır.
Dijitalleşme ve siber alanın genişlemesi, kişisel verilerin korunmasını temel bir insan hakkı haline getirmiştir. Bu makale, siber tehditler karşısında veri mahremiyetini, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve uluslararası düzenlemelerin hukuki kapsamını incelemektedir.
Sığınma hakkı arayışındaki bireylerin sınır geçişlerinde maruz kaldığı biyometrik gözetim uygulamaları, güvenlik politikaları ile temel insan hakları arasında hassas bir denge gerektirir. Bu makale, biyometrik verilerin kimlik tespiti ve risk analizi amacıyla işlenmesinin sığınma hakkı üzerindeki hukuki etkilerini incelemektedir.
Türk Ceza Kanunu kapsamında kişisel verilere karşı işlenen suçlar; verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, başkasına verilmesi, yayılması, ele geçirilmesi ve yok edilmemesi eylemlerini kapsar. Bu makalede, TCK madde 135, 136 ve 138 uyarınca düzenlenen bilişim ve mahremiyet suçlarının hukuki unsurları ve cezai yaptırımları incelenmektedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bireylerin mahrem alanlarına yönelik haksız müdahaleleri cezalandırmaktadır. Bu yazıda, suçun maddi ve manevi unsurları, ifşa eylemi, nitelikli halleri, hukuka uygunluk nedenleri ve yargı uygulamaları hukuki bir perspektifle detaylı olarak incelenmektedir.
Teknolojik gelişmelerle yaygınlaşan iletişim, izleme ve kayıt araçlarının kullanımı, güvenlik ihtiyacını karşılarken özel hayatın gizliliğini de doğrudan etkilemektedir. Bu metinde, güvenlik kameraları, insansız hava araçları, yüz tanıma ve konum takip sistemleri gibi araçların hukuki sınırları, yargı kararları ışığında incelenmektedir.