Anasayfa/ Makale/ Siber Egemenlik, Milli Güvenlik ve Adli Yardım

Siber Egemenlik, Milli Güvenlik ve Adli Yardım

search
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Dijitalleşen dünyada siber egemenlik, devletlerin hukuki otoritelerini korumaları için kritik bir bileşendir. Milli güvenliği tehdit eden siber eylemler, adli işbirliği sözleşmeleri vasıtasıyla engellenmektedir. Bu kapsamda egemenlik hakları çerçevesinde yardımlaşma ve ret esasları titizlikle uygulanır..

Siber uzay, gelişen teknolojiyle birlikte sınırları net olarak çizilemeyen ve insan eliyle oluşturulmuş dinamik bir yapıya sahiptir. Bu belirsizlik, uluslararası hukukta devletlerin siber egemenlik haklarının sınırlarının belirlenmesini oldukça zorlaştırmaktadır. Bir devletin kendi sınırları içerisindeki münhasır ve tam yetkisi olarak tanımlanan egemenlik, dijital çağda veri akışlarının kontrol edilebilmesini zorunlu kılmaktadır. Egemenliğin tam olarak kurulamaması ve devlet verilerinin kontrolsüz dolaşımı, doğrudan milli güvenlik sorunlarına yol açabilmektedir. 2945 sayılı Kanun uyarınca milli güvenlik, devletin anayasal düzeninin ve menfaatlerinin her türlü iç ve dış tehdide karşı korunmasıdır. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte haberleşme imkanlarının artması, devlet sırlarını ve kamu düzenini korumayı zorlaştırdığından, anayasal düzeni bozan siber eylemler de milli güvenlik kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, milli güvenlik sadece askeri bir boyuta sahip olmayıp, teknolojik tehditlere karşı da gerekli hukuki önlemlerin alınmasını gerektiren geniş bir yelpazeyi ifade etmektedir.

Uluslararası Adli Yardımlaşma Mekanizmaları

Sınır aşan suçların ve siber tehditlerin artması, devletlerin geleneksel yargı yöntemlerini yetersiz kılmış ve uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının kurulmasını zorunlu hale getirmiştir. Hukuki ve cezai konularda adli işbirliği, bir devletin başka bir devletin egemenlik haklarına müdahale etmeden ceza muhakemesi yürütebilmesine olanak tanıyan sözleşmeler ağıdır. Türkiye, uluslararası suçlarla mücadele edebilmek amacıyla çok sayıda ülke ile iki taraflı adli yardımlaşma sözleşmeleri imzalamış olup, ayrıca çeşitli çok taraflı andlaşmalara da taraftır. Özellikle sanal ortamdaki hızlı veri kayıplarını engellemek amacıyla oluşturulan Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi, devletler arasında yirmi dört saat kesintisiz iletişim ağı sistemi kurarak soruşturma süreçlerini hızlandırmayı ve dijital delillerin hızlıca temin edilmesini hedeflemektedir. Bu ağ sayesinde Türkiye’de de Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı üzerinden ivedi delil temini ve bilgi paylaşımı sağlanarak hukuki süreçlerin etkinliği artırılmaktadır.

Adli İşbirliğinde Ret Sebepleri ve Egemenlik

Uluslararası hukukta kural olarak, talep eden devletin yargılama ihtiyaçlarına istinaden adli yardım taleplerinin yerine getirilmesi esastır; ancak bu durum mutlak değildir. Yabancı bir devletin bilgi, belge veya delil talebi, talep edilen devletin egemenlik haklarına, milli güvenliğine veya kamu düzenine zarar verebilecek nitelikte ise reddedilebilir. Ulusal mevzuatımızdaki 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası İş Birliği Kanunu uyarınca, Türkiye'nin temel çıkarlarının ihlal edilmesi riski taşıyan adli işbirliği talepleri hukuken reddedilmektedir. Aynı şekilde devletler, aralarındaki andlaşmalarda bu hususu bir güvence mekanizması olarak kullanmaktadır. Adli yardım taleplerinin yerine getirilmesi süreci, devletin bekası ve egemenliğin korunması prensipleriyle doğrudan bağlantılı olduğundan, her bir dış talebin dikkatli bir hukuki denetimden geçirilmesi ve kamu düzenini zedeleyici nitelikteki bilgi paylaşımlarından kaçınılması gerekmektedir.

Düzenleme / Sözleşme Egemenlik ve Milli Güvenlik Kapsamında Ret ve Kısıtlama Nedeni
6706 Sayılı Kanun Türkiye’nin egemenlik hakları, milli güvenliği veya kamu düzeninin ihlali riski.
1970 Lahey Sözleşmesi İstinabenin devletin egemenliğine veya güvenliğine zarar verebilecek nitelikte olması.
İkili Adli Andlaşmalar İstemin yerine getirilmesinin egemenliğe, güvenliğe veya temel çıkarlara zarar vermesi.
108 No'lu Sözleşme Milli güvenlik, savunma ve suç önleme amacıyla işlenen verilerin kapsam dışında bırakılması.
Yurt dışından dolandırıldım, polis yabancı ülkeden nasıl delil toplayacak? expand_more
Sınır aşan siber suçlarda geleneksel soruşturma yöntemleri yetersiz kaldığı için devletler arası adli yardımlaşma mekanizmaları devreye girmektedir. Türkiye, bu tür suçlarla etkin mücadele edebilmek amacıyla birçok ülkeyle adli işbirliği sözleşmeleri imzalamıştır. Özellikle dijital ortamdaki delillerin hızla kaybolmasını önlemek için Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi kapsamında yirmi dört saat kesintisiz bir iletişim ağı kurulmuştur. Bu sistem sayesinde Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı üzerinden yabancı ülkelerden çok hızlı bir şekilde delil temini ve bilgi paylaşımı yapılabilmektedir.
Yabancı bir devlet Türkiye'den verilerimizi isterse devlet hemen verir mi? expand_more
Kural olarak devletler arası adli yardımlaşma kapsamında bilgi ve delil taleplerinin karşılanması esas olsa da, bu durum mutlak değildir. Yabancı bir devletin talep ettiği bilgi paylaşımı Türkiye'nin egemenlik haklarına, milli güvenliğine veya kamu düzenine zarar verecek nitelikteyse bu talep reddedilebilir. Nitekim 6706 sayılı Kanun uyarınca, ülkemizin temel çıkarlarını ihlal etme riski taşıyan uluslararası bilgi talepleri hukuken geri çevrilmektedir. Devletin bekasını korumak adına, yurt dışından gelen her veri talebi titiz bir hukuki denetimden geçirilir.
İnternette devlet aleyhine yapılan siber eylemler milli güvenlik suçu mu? expand_more
Evet, teknolojinin gelişmesiyle birlikte anayasal düzeni bozan siber eylemler doğrudan milli güvenlik sorunu olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, milli güvenlik kavramı günümüzde sadece askeri tehditleri değil, siber ve teknolojik tehditleri de kapsayacak kadar geniştir. Sınırları net çizilemeyen siber uzayda devlet verilerinin kontrolsüzce dolaşımı kamu düzenini tehlikeye atmaktadır. Bu sebeple, devletin dijital dünyadaki egemenliğini hedef alan her türlü yasadışı eyleme karşı sıkı hukuki önlemler alınmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir