Kişinin, hakkı olan veya olmayan bir menfaati sağlamak amacıyla itibarını zedeleyecek hususların ifşa edilmesi tehdidiyle baskı altına alınmasıdır. Özellikle dijital çağda artış gösteren şantaj vakalarında mağdurun boyun eğmek yerine derhal hukuki yollara başvurarak şüphelilerin cezalandırılmasını ve şantaja konu materyallerin imhasını sağlaması tek güvenli yoldur.
Kişisel verilerin keyfi toplanması özel hayata müdahaledir. Devlet ajanlarının tehditleri psikolojik bütünlüğü ihlal eder. İstihbaratın şantaj yöntemleri hukukun üstünlüğüyle bağdaşmaz. Özel hayata müdahale daima kanunla öngörülmüş olmalıdır.
Sınır dışı kararında kamu güvenliği ağır basabilir. Aile hayatına saygı hakkı mutlak değildir. Ağır suç geçmişi sınır dışını haklı kılabilir. Özel durumlarda adil denge testi zorunludur.
Basın özgürlüğü maddi vakıaları çarpıtma hakkı vermez. Değer yargıları olgusal temele dayanmak zorundadır. Kamu görevlilerine yönelik eleştiri sınırları daha geniştir. Şeref ve itibar hakkı ile basın dengelenmelidir.
Kamuya mal olmuş kişilerin eleştiri eşiği geniştir. İfade özgürlüğü şok edici sözleri de korur. Olgusal temeli olan eleştiriler kişilik haklarını ihlal etmez. Gazeteciler ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorundadır.
Disiplin cezasında her türlü şüpheden uzak delil aranır. Nüfuzu kötüye kullanma somut delillerle ispatlanmalıdır. Sadece tanık beyanları meslekten çıkarma için yetersizdir. Farklı fiillere ayrı ayrı ceza verilmesi hukuka aykırıdır.
Disiplin cezalarında şüpheden uzak kesin delil aranır. Borç alma eylemi doğrudan nüfuz kötüye kullanımı sayılamaz. Aynı fiilden mükerrer disiplin yaptırımı uygulanması hukuka aykırıdır. Ağır yaptırımlar varsayıma veya zayıf şüpheye dayandırılamaz.
Bu makalede, banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun hukuki mahiyeti incelenmektedir. Ayrıca, bu suçun şantaj, hırsızlık, banka kartlarının kötüye kullanılması ve karşılıksız çek gibi diğer malvarlığı ve bilişim suçlarıyla olan yapısal farkları detaylıca ele alınmaktadır.
Bilişim dolandırıcılığı, teknolojik gelişmelerle birlikte malvarlığına karşı işlenen ve geleneksel suçlardan farklılaşan nitelikli bir haksızlıktır. Bu makalede, bilişim sistemleri vasıtasıyla işlenen dolandırıcılık suçunun diğer bilişim ve malvarlığı suçlarından farkları ile hukuki yaptırımları, yargılama usulü ve zamanaşımı süreleri incelenmektedir.
Bilişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, hukuki koruma ihtiyacını beraberinde getirmiş; veri, bilişim sistemi, siber uzay ve siber güvenlik gibi kavramların tanımlanmasını zorunlu kılmıştır. Bu makale, bilişim hukukunun temel yapıtaşlarını ve siber saldırılara karşı geliştirilen siber güvenlik önlemlerinin hukuki boyutunu incelemektedir.
Bilişim teknolojileriyle ortaya çıkan büyük veri evreni, yenilikçi fırsatlar sunarken kişisel verilerin korunması hususunda ciddi hukuki sorunları tetiklemektedir. Bu makalede, büyük veri işleme operasyonlarının ve özel hayatın gizliliğinin, Avrupa Birliği ile Türk mevzuatındaki hukuki kalkanları uzman bir perspektifle incelenmektedir.