Sığınma Hakkı
Sığınma Hakkı konusunda 7 içerik listelendi.
Ülkesinde ırkı, dini, milliyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm görme tehlikesi altında olan bireylerin, uluslararası koruma talep etmesi evrensel bir insan hakkıdır. 'Geri gönderme yasağı' (non-refoulement) ilkesi gereği, kişilerin yaşamlarının tehlikede olduğu bir coğrafyaya iade edilmesini engellemek için yasal sürecin olağanüstü bir titizlikle yürütülmesi şarttır.
Kümülatif risk değerlendirmesi yapılması zorunludur. Sınır dışı kararlarında kişisel faktörler birleştirilmelidir. Batılılaşma ve dini normlara aykırılık risk yaratabilir. Genel güvenlik durumu tek başına yeterli olmayabilir.
Toplu sınır dışı yasağı mutlaktır. İltica talepleri bireysel olarak değerlendirilmelidir. Sınır dışı işleminde etkili başvuru şarttır. Güvenli üçüncü ülke incelemesi titizlikle yapılmalıdır.
Lahey Sözleşmesi kapsamında çocuğun üstün yararı gözetilmelidir. İltica statüsü otomatik olarak iadeye engel teşkil etmez. Çocuğun iadesi kararında aile hayatına saygı değerlendirilmelidir. Ciddi risk istisnası dar yorumlanmalı ve somutlaştırılmalıdır.
Sığınma hakkı arayışındaki bireylerin sınır geçişlerinde maruz kaldığı biyometrik gözetim uygulamaları, güvenlik politikaları ile temel insan hakları arasında hassas bir denge gerektirir. Bu makale, biyometrik verilerin kimlik tespiti ve risk analizi amacıyla işlenmesinin sığınma hakkı üzerindeki hukuki etkilerini incelemektedir.
Türkiye'de sınır kontrolleri sırasında sığınmacı ve göçmenlerin kişisel verilerinin işlenmesi, YUKK ve KVKK düzenlemeleriyle şekillenmektedir. Güvenlik politikaları ile özel hayatın gizliliği arasındaki hassas denge, kanunların istisna hükümleri ve veri sorumlularının yetkileri ekseninde hukuki bir çerçeveye oturtulmuştur.
Türk iş hukukunda yabancıların çalışma hakkı ve çalışma izni sistemi, uluslararası işgücü politikaları çerçevesinde şekillenmektedir. Bu makale, yabancı gerçek kişilerin hukuki statülerini, çalışma izni türlerini ve idari başvuru süreçlerini güncel mevzuat bağlamında detaylı, analitik ve hukuki bir perspektifle ele alarak incelemektedir.
Sığınma hakkı elde etmiş olmanız, çocukların iadesine ilişkin uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri otomatik olarak ortadan kaldırmayabilir ve geri gönderilmeme garantisi sağlamayabilir. İlgili yargı makamları, çocuklara tanınan sığınma statüsünün doğrudan onların karşı karşıya kaldığı somut bir tehlikeye mi yoksa ebeveynlerinden birine bağlı olarak türetilmiş bir hakka mı dayandığını detaylıca değerlendirecektir.