Farklı istihdam türleri, çalışanlar arasında hiyerarşik ayrım yaratarak mobbing zeminini oluşturur. Bu incelemede, statü farklarından doğan eşitsizliklerin ve iş güvencesi yoksunluğunun idari baskı ile psikolojik taciz aracına nasıl dönüştüğü hukuki perspektifle ele alınmaktadır.
İşyerinde psikolojik tacize maruz kalan çalışanlar, anayasal ve yasal güvenceler altında çeşitli haklara sahiptir. İş Kanunu, Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun kapsamında tazminat, haklı fesih ve koruma talep etme hakkı bulunan mağdurların, bu haklarını etkin kullanabilmeleri için yasal başvuru yollarını bilmeleri büyük önem taşımaktadır.
İş yerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbingin hukuki tanımını, Leymann kriterlerini ve bu eylemlerin Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri gibi farklı hukuk sistemlerindeki uluslararası standartlarını ele alıyoruz. Bu yazıda mobbingin iş hukuku bağlamındaki yerini uzman bir hukuki perspektifle değerlendiriyoruz.
Dijitalleşmeyle birlikte artan siber mobbing, bireyler üzerinde ciddi psikolojik tahribat yaratırken, hukuki boyutta da önemli riskler barındırmaktadır. Bu makalede, siber mobbinge maruz kalma oranlarına dair güncel veriler incelenmekte ve bu eylemlerin yol açtığı mahremiyet ihlalleri ile hukuki yaptırım süreçleri uzman gözüyle değerlendirilmektedir.
Sporcuların dijital platformlarda karşılaştıkları siber zorbalık eylemleri, ceza hukuku bağlamında incelenmesi gereken ağır ihlallerdir. Bu metinde, uzman bir perspektifle, sporculara yönelik tehdit, şantaj ve hakaret gibi saldırıların hukuki boyutu ve ceza sistemi içerisindeki yeri değerlendirilmektedir.
İşyerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, Türk hukukunda Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, İş Kanunu ve Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmektedir. Bu makalede, mobbing mağdurlarının özel hukuk ve ceza hukuku bağlamında sahip olduğu yasal haklar, açabilecekleri davalar ve işverenin hukuki sorumlulukları detaylıca incelenmektedir.
Dijitalleşen dünyada giderek yaygınlaşan siber mobbing, Türk hukuk sisteminde doğrudan bir tanımlamaya sahip olmasa da mevcut kanunlar kapsamında cezai ve hukuki yaptırımlara tabidir. Bu makalede, siber mobbing eylemlerinin Türk Ceza Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesindeki yeri ile emsal Yargıtay kararları incelenmektedir.
Sinema, zorbalık ve siber zorbalık vakalarının toplumsal gerçekliğini kurgusal bir düzlemde yansıtırken, mağduriyetin görsel ve dijital ispatlarını da sunar. Cyberbully, Suicide Room ve Chatroom filmleri, zorbalık süreçlerinin dijital ayak izleri ve sinematik delilleri üzerinden hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
İş hukukunda çalışan haklarının ihlali, işverenler açısından son derece ağır hukuki, idari ve cezai yaptırımlara yol açmaktadır. Mevzuatta yer alan bu katı yaptırımlar, emredici nitelikteki kuralların fiilen uygulanmasını sağlamayı hedefler. Makalemizde, hak ihlallerinde işverenin karşılaşacağı yaptırımlar ve fesih hakları incelenmektedir.
İş sözleşmelerinin sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi için tarafların iradelerinin gerçeğe uygun ve her türlü baskıdan uzak olması gerekir. İrade sakatlıkları, muvazaa ve aşırı yararlanma (gabin) durumları, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini derinden zedeleyerek hukuki ihtilafların temelini oluşturur.