Anasayfa Makale Mobbingin Hukuki Tanımı ve Uluslararası...

Makale

İş yerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbingin hukuki tanımını, Leymann kriterlerini ve bu eylemlerin Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri gibi farklı hukuk sistemlerindeki uluslararası standartlarını ele alıyoruz. Bu yazıda mobbingin iş hukuku bağlamındaki yerini uzman bir hukuki perspektifle değerlendiriyoruz.

Mobbingin Hukuki Tanımı ve Uluslararası Standartlar

Modern iş hayatının en karmaşık sorunlarından biri olan mobbing, hukuki zeminde giderek daha fazla önem kazanan bir iş yeri şiddeti türüdür. İlk kez 1990 yılında Leymann tarafından tanımlanan bu kavram, iş yerindeki taciz edici davranışları hukuki bir çerçeveye oturtmuştur. Bir iş hukuku avukatı olarak değerlendirdiğimizde, mobbing eylemleri, iş ortamında bulunan diğer bireyler veya üst düzey yöneticiler tarafından belirli bir çalışanı dışlamak, yıldırmak veya pasifize etmek amacıyla sistematik olarak uygulanan baskılar bütünüdür. İster çalışma arkadaşları arasında ister ast-üst ilişkisi bağlamında gerçekleşsin, hukuki açıdan bu durum mağdurun temel haklarını ve iş güvencesini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle, eylemlerin sadece psikolojik bir sorun değil, aynı zamanda uluslararası standartlarda ve modern hukuk sistemlerinde yaptırıma tabi tutulan ağır bir ihlal olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Hukuki Açıdan Mobbingin Kriterleri ve Unsurları

Bir eylemin hukuki olarak psikolojik taciz sayılabilmesi için belirli şartların kümülatif olarak gerçekleşmesi aranmaktadır. Literatürde ve hukuk uygulamalarında genel kabul gören Leymann kriterlerine göre, iş yerinde sergilenen olumsuz davranışların mobbing olarak nitelendirilebilmesi için eylemin çok sık ve en az haftada bir kez gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca bu sistematik tacizin en az altı ay devam etmesi temel bir zorunluluktur. Şantaj, baskı ve yıldırma gibi farklı türlerde ortaya çıkabilen bu durum, cinsiyet, dil, ırk veya inanç fark etmeksizin tüm çalışanları hedef alabilmektedir. Avukatlık pratiğimizde de sıkça karşılaştığımız üzere, eylemlerin süreklilik arz etmesi ve işçiyi sistemli bir şekilde dışlama kastı taşıması, hukuki sürecin ve hak arama hürriyetinin temelini oluşturmaktadır.

Uluslararası Hukukta ve Farklı Ülkelerde Mobbing Standartları

Mobbing eylemlerinin hukuki nitelendirmesi ve yaptırımları, ülkelerin yasal mevzuatlarına göre değişiklik göstermektedir. Günümüzde uluslararası hukukun geldiği noktada psikolojik taciz, birçok Avrupa ülkesinde son derece katı kurallarla yasaklanmıştır. Özellikle Belçika, İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerde sistematik baskı eylemleri doğrudan şiddet suçu olarak kabul edilmektedir. Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi ülkelerde de konuya yönelik hukuki ilgi giderek artmaktadır. ABD'deki eyalet yasalarında psikolojik taciz, fiziksel tacizle birlikte iş yeri şiddeti normları altında incelenmektedir. Yargılamalardaki pratik uygulamalara baktığımızda ise, ABD'de bu eylemlerin sıklıkla cinsiyet, ırk ve dini ayrımcılık gibi temel hak ihlalleri ile bağlantılı olduğunda cezalandırıldığı görülmektedir. Bu katı yaptırımlar, eylemin küresel ölçekteki hukuki ciddiyetini kanıtlamaktadır.

Türkiye'de Mobbingin Hukuki Görünümü

Türkiye'deki hukuki duruma bakıldığında ise söz konusu olgu, son yıllarda mevzuatta ve yargı kararlarında giderek daha fazla görünürlük kazanmıştır. Kaynaklarda belirtildiği üzere, her ne kadar iş yerindeki bu ihlallerin farklı biçimleri hakkında detaylı istatistikler her zaman yeterli olmasa veya müstakil bir kanunla resmi olarak tanınmış bir varlığı henüz bulunmasa da, devlet nezdinde ciddi adımlar atılmaktadır. Örneğin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde kurulan 170 numaralı hat üzerinden binlerce çalışan bilgi almakta ve psikolojik destek veya bildirimde bulunmaktadır. Bildirimlerin önemli bir kısmı hem erkek hem de kadın çalışanlardan gelmekte olup, mağduriyet cinsiyet sınırlarını aşmaktadır. Bir hukukçu gözüyle, bu tür sistematik baskıların resmi yollarla şikayet mekanizmalarına taşınması büyük önem arz etmektedir.

Hukuki İhtilaflara Konu Olan Mobbing İstatistikleri

Hukuki süreçlerde mağduriyetin boyutunu ve iş davalarındaki yoğunluğu yansıtan veriler, sorunun ciddiyetini açıkça göstermektedir. Kaynaklarda yer alan güncel istatistiklere göre, iş yeri şiddeti vakaları belirli sektörlerde oldukça yaygınlaşmıştır. Aşağıdaki tabloda, Türkiye'deki kurumsal şikayet hatlarına yansıyan ve sağlık sektöründe ölçümlenen bazı temel istatistiksel veriler özetlenmektedir. Bu veriler, maruz kalınan eylemlerin boyutunu ve profesyonel bir iş hukuku avukatı desteğinin süreçteki gerekliliğini gözler önüne sermektedir. Büromuza başvuran hukuki uyuşmazlık dosyalarının niteliği de genel itibarıyla bu istatistiksel eğilimlerle paralellik göstermekte, psikolojik taciz vakalarının her geçen gün arttığına işaret etmektedir.

Veri Türü / Kapsam İstatistiksel Karşılığı
Son Bir Yılda Sistematik Baskıya Uğrayan Sağlık Çalışanları %31.1
Eylemlerle Yılda 1-3 Kez Karşılaşanların Oranı %48.6
170 Numaralı Hattı Arayan Toplam Çalışan (2011-2016) 38.262 Kişi
Bildirimde Bulunan Erkek Çalışan Oranı %57 (21.922 Kişi)
Bildirimde Bulunan Kadın Çalışan Oranı %43 (16.340 Kişi)
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: