Anasayfa/ Makale/ Mobbingin Hukuki Tanımı ve Unsurları

Mobbingin Hukuki Tanımı ve Unsurları

İşyerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, çalışanlara yönelik sistematik, düşmanca ve etik olmayan eylemler bütünüdür. Bu yazıda, mobbingin hukuki tanımı, temel unsurları ve çatışma, şiddet veya kabalık gibi diğer olumsuz davranışlardan ayrılan yönleri bir avukat perspektifiyle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Çalışma yaşamında psikolojik taciz veya psikolojik terör olarak da adlandırılan mobbing, işyerinde bir veya birkaç kişi tarafından belirli bir bireye yönelik olarak sistematik bir şekilde gerçekleştirilen, düşmanca ve etik olmayan iletişim ve davranışlar bütünüdür. Hukuki bir uyuşmazlık konusu olarak mobbingi değerlendirdiğimizde, her olumsuz davranışın bu kapsama girmediğini görmekteyiz. İş hukuku bağlamında bir eylemin mobbing olarak nitelendirilebilmesi için, bireyi yalnızlaştırma, yıldırma ve pasifize etme amacını taşıması gerekmektedir. Failin, mağdurun psikolojisine, sosyal ve aile hayatına, kişilik değerlerine ve çalışma ortamına zarar veren olumsuz davranışları uzun sürelerde ve düzenli olarak uygulaması şarttır. Bu noktada, uzman bir avukat olarak vurgulamam gerekir ki, mobbing sinsi ve gizli bir yapıya sahiptir; bu nedenle hukuki süreçlerde eylemin sürekliliği ve kasıtlılığı büyük önem arz eder.

Mobbingi Oluşturan Temel Hukuki Unsurlar

Bir eylemin hukuken mobbing olarak kabul edilebilmesi için belirli unsurların kümülatif olarak gerçekleşmesi aranır. En temel unsur, davranışların sistematik bir biçimde yapılmasıdır. Hukuki doktrinde ve uygulamada kabul gördüğü üzere, mobbing eylemleri sıklıkla (neredeyse her gün) ve uzun zaman zarflarında (en az altı ay) uygulanmalıdır. Taraflardan biri tam anlamıyla mağdur duruma düşene kadar karşılıklı veya tek taraflı olarak devam eden bu süreç, etik olmayan iletişim yöntemleriyle ortaya çıkar. Geçici, anlık veya bir defaya mahsus olumsuz davranışlar bu kapsama girmez. Ayrıca, uygulanan eylemlerin mağduru işten uzaklaştırma, yıldırma ve pasifize etme gibi somut bir amaca hizmet etmesi veya fiilen bu sonuçları doğurması gerekmektedir. Bu unsurların varlığı, hukuki süreçlerde mobbing iddiasının ispatı açısından kritik bir temel oluşturur.

Mobbingin Diğer Olumsuz Davranışlardan Farkı

İş davalarında en sık karşılaşılan hukuki yanılgılardan biri, çalışma ortamındaki her türlü olumsuzluğun mobbing olarak nitelendirilmesidir. Oysa mobbing; kabalık, çatışma ve şiddet kavramlarından hukuki niteliği itibarıyla ayrılır. Bir mobbing avukatı olarak bu kavramların sınırlarının doğru çizilmesinin, dava stratejisi açısından hayati olduğunu belirtmeliyim:

  • Çatışma: Gruplar veya bireyler arasında doğan olağan, kısa süreli ve basit anlaşmazlıklardır.
  • Şiddet: Fiziksel veya ekonomik yollarla güç sağlamak amacıyla yapılan ve genellikle ağır suç oluşturan eylemlerdir. Mobbing ise daha sinsi ve gizlidir, doğrudan suç unsuru barındıran eylemlerden ayrılır.
  • Kabalık: İşyerinde saygı kuralları dışına çıkılmasıdır; kişiyi rahatsız etse de mobbingin yarattığı o ağır psikolojik yıkıma neden olmaz.

Mobbing Davranışlarının Kategorik Sınıflandırması

Hukuki uyuşmazlıklara konu olan mobbing eylemleri, mağdur üzerindeki etkilerine göre çeşitli kategorilere ayrılmaktadır. Bu davranışların tespiti, davanın temelini oluşturur. Hukuk uygulamasında en sık karşılaşılan eylemler, mağdurun mesleki durumu üzerindeki etkiler olarak karşımıza çıkar; niteliklerin altında işler verilmesi veya anlamsız görevlerle öz saygının zedelenmesi bu gruba girer. Bununla birlikte, mağdurun sosyal ilişkilerini sürdürme ihtimalini ortadan kaldıran, onu çalışma ortamından izole eden ve yokmuş gibi davranılan eylemler de mevcuttur. Mağdurun iletişim kurma olasılığını engelleyen sözlü veya yazılı tehditler, sürekli söz kesme ve azarlama fiilleri de mobbingin temel göstergelerindendir. Son olarak, kişinin sosyal itibarına yönelik saldırılar (asılsız söylentiler, alay etme, küçük düşürücü lakaplar takma) ve nadiren de olsa mağduru zorlayıcı, tehlikeli görevlere sürükleyerek fiziksel sağlık üzerinde etki bırakan eylemler psikolojik tacizin sınırlarını belirler.

Patronum bana birkaç gündür kötü davranıyor, mobbing davası açabilir miyim? expand_more
İş hukuku bağlamında yaşadığınız bu durumun mobbing olarak değerlendirilebilmesi için eylemlerin geçici veya anlık olmaması gerekir. Mobbingin en temel unsuru, size yönelik olumsuz davranışların sistematik bir biçimde, sıklıkla ve en az altı ay gibi uzun bir zaman zarfında devam etmesidir. Kısa süreli ve olağan anlaşmazlıklar mobbing değil, işyeri çatışması olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle sadece birkaç günlük kötü muamele doğrudan mobbing davasına konu olamaz; bu eylemlerin bir yıldırma amacı taşıyıp taşımadığı ve süreklilik arz edip etmediği hukuki süreciniz için kritik olacaktır.
Beni işyerinde dışlayıp yeteneklerimin çok altında ayak işleri veriyorlar. Bu mobbing mi? expand_more
Evet, anlattığınız bu eylemler iş hukukunda hukuki uyuşmazlıklara konu olan en tipik mobbing davranışları arasında yer almaktadır. Uzman bir avukat olarak belirtmeliyim ki; mesleki niteliklerinizin altında işler verilerek öz saygınızın zedelenmesi doğrudan psikolojik taciz göstergesidir. Aynı şekilde, çalışma ortamında yalnızlaştırma, sosyal ilişkilerinizi kesme ve size yokmuşsunuz gibi davranma amacıyla yapılan eylemler de mobbingin sınırları içine girer. Bu tür davranışlar sizi işten uzaklaştırma ve pasifize etme amacı taşıdığından, süreklilik de arz ediyorsa kesinlikle hukuki sürece konu edilebilir.
Yöneticim zaman zaman bana çok kaba davranıyor, bu davranışları mobbing sayılır mı? expand_more
Hukuki açıdan işyerindeki her olumsuz davranış veya kabalık doğrudan mobbing olarak nitelendirilmemektedir. İşyerinde saygı kurallarının dışına çıkılarak size kaba davranılması rahatsız edici olsa da, mobbingin yarattığı ağır psikolojik yıkıma neden olan o sinsi ve gizli yapıya sahip olmayabilir. Bir eyleme mobbing diyebilmemiz için yöneticinizin düşmanca iletişim yöntemlerini sizi yıldırmak amacıyla, uzun sürelerde ve düzenli olarak uygulaması şarttır. Dolayısıyla, geçici, anlık veya zaman zaman yaşanan kabalıklar ile olağan çatışmalar mobbing kapsamına girmemektedir.
İşten çıkayım diye hakkımda asılsız dedikodu çıkarıp tehdit ediyorlar, ne yapmalıyım? expand_more
İşyerinde sosyal itibarınıza yönelik saldırılar, alay edilmeniz veya hakkınızda asılsız söylentiler çıkarılması mağdur üzerindeki etkileri bakımından çok net birer mobbing eylemidir. İletişim kurma olasılığınızı doğrudan engelleyen sözlü veya yazılı tehditler ile sürekli azarlama fiilleri de davanızın temelini oluşturacak ciddi yasal göstergelerdir. Bu tür düşmanca ve etik olmayan eylemler, sizi işten uzaklaştırmak ve tamamen pasifize etmek gibi somut bir amaca hizmet etmektedir. Failin bu sistematik davranışlarının psikolojinize ve kişilik değerlerinize zarar vermesi nedeniyle, eylemlerin ispatı üzerinden hukuki yollara başvurma hakkınız bulunmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir