Makale
İşyerinde sistematik bir psikolojik şiddet türü olan mobbing, dikey ve yatay olarak farklı şekillerde ortaya çıkar. Bu makalede, mobbingin hukuki tanımına esas teşkil eden eylem unsurları ile iş ortamında bu ihlalleri gerçekleştiren narsist, megaloman ve pasif-agresif gibi fail profilleri hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
Mobbingin Hukuki Unsurları ve Fail Profilleri
İş hukukunda işçi ve işveren uyuşmazlıklarının en önemli konularından biri haline gelen mobbing, çalışma ortamında bir veya birden fazla kişi tarafından belirli bir hedefe yönelik olarak uygulanan, sistematik ve sürekli psikolojik şiddet eylemleri bütünüdür. 1990'lı yılların başından itibaren yasal zeminlerde tartışılmaya başlanan bu kavram, doğrudan çalışanın kişilik haklarına yönelik ağır bir saldırı teşkil eder. İşyerinde gerçekleştirilen bir eylemin mahkemelerce mobbing olarak kabul edilebilmesi için tesadüfi olmaması, süreklilik arz etmesi ve mağduru işten uzaklaştırma amacı taşıması gerekir. Bu eylemler uygulama yönüne göre hiyerarşik üstünlüğün kullanıldığı dikey mobbing veya aynı statüdeki çalışanların uyguladığı yatay mobbing olarak sınıflandırılır. Hukuk uygulayıcıları açısından uyuşmazlıkların çözümünde yalnızca mağdurun maruz kaldığı duruma değil, eylemin sistematik doğasına ve ihlali gerçekleştiren failin karakteristik özelliklerine odaklanmak yargılama süreçleri için kritik önem taşımaktadır.
Mobbingin Hukuki Açıdan Temel Unsurları
Hukuki bir uyuşmazlıkta mobbing iddiasının delillendirilebilmesi için, gerçekleştirilen psikolojik şiddetin belirli unsurları barındırması şarttır. Yargıya intikal eden vakalarda öncelikle eylemlerin planlı ve ardışık olması aranmaktadır. Düşük, orta ve yüksek düzeylerde farklılaşabilen bu davranışlar, esasen mağduru çalışma ortamından dışlamayı ve nihayetinde iş sözleşmesini feshe zorlamayı hedeflemektedir. Eylemlerin duygusal, sosyal, sözel veya doğrudan işle ilgili şekillerde ortaya çıkması mümkündür. Örneğin, çalışanın mesleki kapasitesinin çok altında veya görev tanımı dışında olan işle ilgili mobbing eylemlerine maruz bırakılması ya da sürekli olarak toplantılardan izole edilmesi şeklindeki sosyal mobbing, yargılamada işverenin gözetim borcunu ağır şekilde ihlal ettiğinin temel kanıtlarındandır. Sistematik şekilde yürütülen tüm bu eylemler, mağdurun anayasal bir güvence olan maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkını açıkça ihlal etmektedir.
Hukuk Uygulamasında Mobbing Faili Profilleri
Mahkemelere yansıyan mobbing dosyalarında, failin motivasyonunu ve niyetini anlamak, davanın aydınlatılması ve kastın kanıtlanması açısından son derece yol göstericidir. Faillerin çoğunlukla kendi mesleki eksikliklerini örtbas etme, hiyerarşik statülerini koruma veya rekabeti yasa dışı yollarla bertaraf etme güdüsüyle hareket ettikleri görülmektedir. Narsist failler, diğer çalışanları insan olarak değil, sadece kendi hedeflerine ulaşmalarını sağlayacak birer basamak olarak görürler; başkalarının başarısını doğrudan bir tehdit olarak algılayıp derhal psikolojik şiddete başvururlar. Megaloman failler ise daima kendilerinin en üstün ve en nitelikli kişi olduklarına inanarak, herhangi bir yetersizlik hissettikleri anda mağdura yönelik yıkıcı bir baskı mekanizması işletirler. Bu tür profiller, işyerindeki güç ve otoriteyi kötüye kullanarak astları üzerinde ağır bir tahakküm oluştururlar ve hukuka aykırı eylemlerini kurumsal bir hakmış gibi meşrulaştırmaya gayret ederler.
Örtülü ve Açık Şiddet Uygulayan Failler
Fail profilleri, mobbing eyleminin açıkça veya gizli biçimde gerçekleştirilmesine göre de ciddi farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda, dava dosyalarında tanık veya belge ile ispatı en zor olan gruplar iki yüzlü failler ve pasif-agresif failler olarak karşımıza çıkmaktadır. İki yüzlü uygulayıcılar, mağdura karşı dışarıdan sürekli pozitif ve yapıcı bir maske takınarak arka planda derin bir yıldırma politikası yürütürler. Pasif-agresif failler ise doğrudan bir iletişim kurmaktan ve açık bir çatışmadan kaçınır; bilgi akışını kasıtlı olarak keserek ve mağduru yok sayarak çalışma barışını derinden ihlal ederler. Diğer taraftan, en küçük hatayı olağanüstü şekilde büyüterek işçiyi sistemli olarak bezdiren eleştirici failler ile her durumu bağırıp çağırarak bastırmaya çalışan failler, eylemlerini aleni şekilde ortaya koydukları için hukuki süreçlerde iddiaların kanıtlanabilmesi görece daha kolaydır.
Fail Sınıflandırmaları ve Hukuki Boyut
İş hukuku davalarına konu olan psikolojik taciz eylemlerinde, faillerin niyetlerine ve eylem sıklıklarına göre yapılan sınıflandırmalar, hakimin takdir yetkisini ve uygulanacak yaptırımların niteliğini etkileyebilmektedir. İlgili literatürde ve uyuşmazlık analizlerinde failler genel olarak şu şekilde kategorize edilmektedir:
- Kronik failler: Sürekli olarak baskın bir karakter sergileyerek kötü niyetle hareket eden ve iş arkadaşlarını kasıtlı şekilde karalayan profillerdir.
- Fırsatçı failler: Kendi içsel öfkeleri ve hırsları sebebiyle iş ortamında ortaya çıkan boşlukları değerlendirerek mağduru hedef tahtasına oturturlar.
- Tesadüfi failler: Davranışlarının psikolojik bir şiddet olduğunun bilincinde olmayan ve mağdur üzerinde yarattıkları ağır tahribatı fark edemeyen kişilerdir.
- Pasif failler: Çoğunlukla iyi niyet maskesi ardına saklanan, gerçek yüzlerini yalnızca mağdurla yalnızken gösteren ve hukuken ispat yükü açısından en zorlayıcı olan uygulayıcılardır.
İş ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda, failin bu kategorilerden hangisine dâhil olduğunun analizi, işverenin kanundan doğan eşit davranma ve işçiyi koruma borcuna aykırılığının tespit edilmesinde büyük bir önem taşır.