Anasayfa Makale Mobbing Mağdurlarının Yasal Hakları ve Başvuru...

Makale

İşyerinde psikolojik tacize maruz kalan çalışanlar, anayasal ve yasal güvenceler altında çeşitli haklara sahiptir. İş Kanunu, Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun kapsamında tazminat, haklı fesih ve koruma talep etme hakkı bulunan mağdurların, bu haklarını etkin kullanabilmeleri için yasal başvuru yollarını bilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Mobbing Mağdurlarının Yasal Hakları ve Başvuru Yolları

Çalışma yaşamında sistematik psikolojik baskı ve yıldırma eylemlerine maruz kalan işçilerin, bu haksız duruma karşı korumasız bırakılmadığı hukuk sistemimizde açıkça görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası başta olmak üzere, işçi haklarını koruyan çeşitli kanunlarda mobbing mağdurlarının yasal hakları güvence altına alınmıştır. Bu haklar, mağdurun yaşadığı maddi ve manevi zararların giderilmesini, ihlalin tespitini ve gerekiyorsa iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini kapsamaktadır. Bireyin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bu eylemler karşısında, sadece iş hukukuna dayalı değil, aynı zamanda medeni hukuk ve borçlar hukuku kapsamında da tazminat talebinde bulunma hakkı mevcuttur. Mağdurların, maruz kaldıkları psikolojik taciz sürecinde yalnız olmadıklarını bilmeleri ve kanunların kendilerine tanıdığı hukuki koruma mekanizmalarını etkin bir şekilde işletebilmeleri, hem adaletin sağlanması hem de işyerinde sağlıklı bir çalışma ortamının yeniden tesisi için kritik bir adımdır.

İş Kanunu Kapsamında Sözleşmeyi Feshetme ve Tazminat Hakları

4857 sayılı İş Kanunu doğrudan bir mobbing tanımı içermese de, işçiye bu tür eylemler karşısında hayati önem taşıyan yasal haklar sunmaktadır. İşverenin işçiye karşı eşit davranma borcuna aykırı hareket etmesi ve ayrımcılık yapması durumunda, mağdur işçi İş Kanunu madde 5 kapsamında ayrımcılık tazminatı talep etme hakkına sahiptir. Bunun yanı sıra, psikolojik taciz eylemlerinin iş sözleşmesinin sürdürülmesini işçi açısından katlanılamaz hale getirmesi ve kişilik haklarına saldırı oluşturması halinde, mağdur işçi İş Kanunu madde 24 uyarınca iş sözleşmesini haklı gerekçeyle feshetme hakkını kullanabilir. Tacizin bizzat işveren tarafından yapılması veya başka bir işçi tarafından yapılıp da işverene bildirilmesine rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması hallerinde bu yasal fesih hakkı doğar. İşçi, bu yolla sözleşmesini sona erdirdiğinde kıdem tazminatı gibi kanuni haklarını da alabilmektedir.

Medeni ve Borçlar Hukuku Çerçevesinde Koruma ve Tazminat Talepleri

Mobbing eylemleri çoğunlukla bireyin kişilik haklarına yönelik haksız saldırılar olarak ortaya çıkar ve bu bağlamda Türk Medeni Kanunu hükümleri devreye girer. Mağdur, mahkemeye başvurarak haksız müdahalenin sona erdirilmesini, önlenmesini ve hukuka aykırılığın tespit edilmesini talep etme hakkına sahiptir. Ayrıca, bu saldırının sonuçlarının giderilmesi amacıyla, mahkeme kararının üçüncü kişilere bildirilmesi veya yayımlanması istenebilir. Diğer taraftan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu psikolojik tacizi açıkça düzenlemiş olup mağdura geniş haklar tanımıştır. Mağdur işçi, bu kanunun 58. maddesi uyarınca maruz kaldığı haksız eylemler neticesinde uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması için tazminat isteyebilir. Aynı kanunun 435. maddesi kapsamında ise, işçinin maruz kaldığı bu psikolojik ihlaller nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle sona erdirme hakkı da güvence altına alınmıştır.

Türk Ceza Kanunu Kapsamındaki Haklar ve Şikayet Yolları

İşyerinde gerçekleşen sistematik yıldırma eylemleri, sadece bir iş hukuku ihlali olmaktan çıkıp doğrudan suç teşkil eden fiillere dönüşebilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu içerisinde spesifik bir mobbing suçu maddesi bulunmasa da, mağdurların fail hakkında şikayetçi olabileceği çeşitli düzenlemeler mevcuttur. Psikolojik taciz süreci; eziyet, cinsel taciz, tehdit, şantaj veya hakaret gibi fiilleri içeriyorsa, mağdur bu maddeler kapsamında yetkili mercilere başvurarak savcılığa suç duyurusunda bulunma hakkına sahiptir. Aynı zamanda, kişinin çalışma alanında maruz kaldığı baskılar iş ve çalışma hürriyetinin ihlali veya ayrımcılık boyutuna ulaştığında, failler hakkında ağır cezai yaptırımlar uygulanması talep edilebilir. Mağdurun, maruz kaldığı haksız eylemleri ilgili kanun maddeleri üzerinden yargıya taşıma hakkı, kişisel hak arama hürriyeti ve faillerin cezalandırılması açısından büyük bir öneme sahiptir.

Kurumsal Başvuru Mekanizmaları ve Eşitlik Kurumu

Yargı yollarının dışında, mobbing mağdurlarının başvurabileceği çeşitli idari ve kurumsal başvuru mekanizmaları da yasal haklar arasındadır. Sadece dava açmak değil, ücretsiz destek alabilmek ve ihlallerin tespiti için yetkili idari kurumlara başvurmak, mağdurlar açısından hukuki mücadelede oldukça önemli bir alternatiftir. İşyerindeki yıldırma eylemlerine karşı kişinin hak arama hürriyeti çerçevesinde işletilebilecek birçok farklı resmi iletişim kanalı mevcuttur. Bu doğrultuda mağdurların ücretsiz olarak şikayetlerini iletebileceği ve haklarını savunabileceği başlıca kurumlar ile işlevleri aşağıda listelenmiştir:

  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ALO 170): Mağdurlar bu iletişim hattını arayarak durumlarını bildirebilir, psikolojik destek, danışmanlık ve yönlendirme talep etme hakkını kullanabilirler.
  • Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK): 6701 sayılı Kanun uyarınca, işyerinde yıldırma ve ayrımcılığa uğradığını iddia eden kişiler kuruma ücretsiz başvuru yaparak sorumlular hakkında idari para veya uyarı cezası uygulanmasını isteyebilir.
  • Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman): Kamu personeli olan mağdurlar, maruz kaldıkları psikolojik taciz eylemleri için şikayetlerini inceletme ve tavsiye kararı çıkartma hakkına sahiptir.
  • İş Mahkemeleri: Çalışanların doğrudan dava açarak haklı fesih, manevi tazminat ve işe iade gibi haklarını talep edebildiği temel yargı yoludur.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: