Eşit Davranma Borcu
Eşit Davranma Borcu — 80 SORU & CEVAP listelendi.
İşvereninizin performansa dayalı bir sistem uygulayarak değerlendirme sonucunda size diğer çalışanlardan daha düşük oranda zam yapması tek başına eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyebilir. İş hukukunda yer alan eşit davranma borcu, işverenin tüm çalışanlara her durumda mutlak surette aynı işlemi yapmasını gerektiren bir kural değildir.
İşvereninizin aynı durumda olan başka bir çalışana tazminat ödeyip size ödememesi hukuken eşit işlem yapma yükümlülüğüne aykırılık teşkil edebileceği için tazminatınızı talep etme hakkınız bulunabilir. İş hukuku kuralları gereğince işveren, aynı işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve nesnel bir neden olmadıkça keyfi olarak farklı bir uygulama yapamaz ve çalışanlar arasında ayrım gözetemez.
İşverenin size yönelik psikolojik baskı, hakaret veya ayrımcılık gibi eylemleri ile fazla çalışma ücretlerinizin ödenmemesi gibi durumlar söz konusuysa, iş sözleşmenizi kendi isteğinizle sonlandırsanız dahi kıdem tazminatı alabilirsiniz. Mahkeme kayıtlarına yansıyan kararlara göre, işçiye diğer çalışanlardan farklı muamele yapılması, sebepsiz yere yıllık izinlerinin kullandırılmaması işverenin eşit davranma borcu ihlali olarak görülmektedir.
İşyerindeki prim uygulamalarında, işçinin ödüle veya prime hak kazanabilmesi için mutlaka o prim döneminin tamamını bitirmiş olması kural olarak şart koşulmamaktadır. Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiği üzere, işçinin prime hak kazanması için işyerinde prim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışmış olması yasal bir zorunluluk teşkil etmez.
Kadroya geçiş sürecinde işveren tarafından yapılan sehven fazla ödemeler kural olarak işyeri uygulaması hâline gelmeyeceğinden doğrudan size bir talep hakkı sunmasa da, işverenin eşit davranma borcu kapsamında emsal işçilerin durumu incelenerek aradaki farkı talep etmeniz mümkündür. İşverenin hata ile yaptığı fazla ödemelere dayanarak kazanılmış hak iddia edilemez ancak işveren, aynı konumda bulunan diğer işçilerin ücretlerinde herhangi bir indirime gitmediyse bu durum ayrımcılık yasağının ihlali anlamına gelebilir.
İşverenin sizinle aynı ya da benzer işi yapan diğer işçiler arasında işe girişte mutlak bir eşit ücret belirleme zorunluluğu bulunmadığından, sırf daha düşük ücretle işe başlatıldığınız için maaş farkı talep etmeniz kural olarak mümkün görülmemektedir. Hukuk sistemimizde sözleşme özgürlüğü geçerli olup, asgari ücretin altında kalmamak ve dil, ırk, cinsiyet veya inanç gibi konularda mutlak ayrımcılık yasaklarını ihlal etmemek kaydıyla işveren ile işçi arasında başlangıç ücreti serbestçe belirlenebilmektedir.
İşvereniniz aynı dönemde ve aynı koşullarda emekli olarak işten ayrılan diğer işçilere ek menfaat sağlayıp size bu ödemeyi yapmamışsa, aradaki bu farkın ödenmesi için hukuki yollara başvurarak hakkınızı arayabilirsiniz. İş hukukunun temel prensiplerinden biri olan eşit davranma borcu gereğince, işveren geçerli ve haklı bir nedene dayanmaksızın aynı statüdeki işçileri arasında ayrımcılık yapamaz.
İşverenin baskısıyla veya iradeniz sakatlanarak imzaladığınız ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini mahkemeden talep etmeniz mümkündür. İşyerinde EYT kapsamında emekliliğe hak kazanan işçilerle çalışmak istenmemesi ve bu sürecin işverenin yönlendirmesiyle zorunlu bir uygulamaya dönüştürülmesi durumunda, imzalanan belgelerin geçerliliği mahkeme aşamasında tartışılabilir.
İşvereninizin baskısı ve yönlendirmesiyle imzaladığınız ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini isteyerek eksik kalan tazminatlarınız için dava açmanız mümkündür. İşverenin emekliliğe hak kazanan işçilerle çalışmak istemediğini belirterek sizi emeklilik dilekçesi vermeye ve arabuluculuk süreci yürütmeye zorlaması durumunda iradenizin fesada uğratıldığını ileri sürebilirsiniz.
İşverenin baskısıyla emeklilik dilekçesi imzaladığınızı ve iradeniz sakatlanarak arabuluculuk tutanağı oluşturulduğunu kanıtlamanız durumunda bu tutanağın iptalini isteyerek eksik ödenen haklarınızı dava edebilirsiniz. Mahkemeler, yürütülen sürecin usulüne uygun olup olmadığını ve işçinin iradesinin fesada uğratılıp uğratılmadığını tanık beyanları ve diğer delillerle değerlendirmektedir.