Sağlık sektöründeki zorlu mesai koşulları ve katı hiyerarşik yapı, çoğu zaman psikolojik taciz ile karıştırılmaktadır. Bir mobbing hukuku uzmanı olarak kaleme aldığımız bu makalede, işyerinde emir-komuta zinciri ile mobbing arasındaki hukuki sınır, dikey ve yatay mobbing türleri ile haksız fiillerin niteliği incelenmektedir.
Mobbing, evrensel bir hukuk sorunudur. Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmeleri ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, çalışan onurunu koruyarak işverene sıkı önleme yükümlülükleri yükler. Dünyadaki çeşitli yasal uygulamalar, işverenin psikolojik tacizle mücadeledeki hukuki ve cezai sorumluluğunu net bir şekilde teminat altına alır.
Eğitim kurumlarında öğretmenlerin maruz kaldığı veli ve meslektaş kaynaklı psikolojik şiddet, ruhsal bütünlüğü zedeleyen ciddi bir hukuki sorundur. Bu makalede, ebeveynlerin ve meslektaşların uyguladığı duygusal taciz ve mobbing eylemleri ile bu ihlallerin hukuki yansımaları incelenmektedir.
İş yerinde meslektaşlar arasında yaşanan yatay mobbing ve husumet, çalışma barışını bozan ciddi bir psikolojik şiddet türüdür. Bu durum, çalışanların ruhsal bütünlüğünü tehdit ederken işverenin yasal gözetme borcunu da doğrudan gündeme getirmekte ve hukuki sorumluluklar doğurmaktadır.
Çalışma arkadaşlarınızın arkanızdan asılsız söylentiler yayması ve özel yaşantınızla alay etmesi, itibarınıza yönelik ağır bir saldırı niteliği taşıdığından hukuki boyutta incelenmesi gereken ciddi bir sosyal ilişki ihlali olarak görülebilir. Aynı statüdeki kişiler arasında yaşanan bu durum yatay mobbing kapsamına girebilir ve kurumunuzun bu tarz etik dışı davranışlara göz yumması, yönetimsel sorumluluğu da gündeme getirebilir.
İş yerinde sizinle aynı konumda bulunan çalışma arkadaşlarınızın sizi dışlaması ve sistematik olarak baskıcı tutumlar sergilemesi, yöneticilerin de bu duruma müdahale etmemesi hukuki bir incelemeye esas oluşturabilecek bir eylem niteliğindedir. Literatürde ve uygulamada bu durum yatay mobbing olarak değerlendirilmekte olup, eşit koşullardaki çalışanların kıskançlık, rekabet veya kişisel husumet gibi nedenlerle birbirlerine uyguladıkları psikolojik şiddeti ifade eder.
İş hayatında bireylerin başarılı, çalışkan ve yüksek performanslı olması, ne yazık ki yatay mobbing sürecini tetikleyen en yaygın sebeplerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Başarılarınızın yöneticileriniz ve çevreniz tarafından takdir edilmesi, aynı konumda bulunduğunuz kişilerde çekememezlik, kıskançlık ve statü tehdidi gibi duygular uyandırabilmektedir.
Yeni işe başlayan başarılı bir çalışanın, mevcut personel tarafından kıskançlık, rekabet veya bireysel farklılıklar nedeniyle hedef alınması, literatürde yatay mobbing olarak adlandırılan durumun çok sık karşılaşılan bir örneğidir,,. İş arkadaşlarınızın başarınızı engellemek adına kasıtlı olarak hatalarınızı büyütmesi veya size karşı düşmanca tavırlar sergilemesi, haksız bir rekabet ortamı yaratarak iş yerindeki huzurunuzu bozmaya yönelik davranışlardır,,.
Sizinle aynı veya birbirine denk statüde yer alan çalışma arkadaşlarınızın sizi sosyal olarak dışlaması, iletişim kurmaktan kaçınması ve hakkınızda asılsız söylentiler yayması yatay mobbing çerçevesinde değerlendirilebilecek ciddi bir ihlaldir. İş ortamında hiyerarşik bir güç mesafesi olmasa dahi mesleki bilgi, kıdem, sosyal ilişkiler veya yaş gibi faktörlerden kaynaklanan bir husumet, bireyler veya gruplar arasında akranlar arası mobbing eylemlerine dönüşebilir.
Çalışma yaşamında psikolojik taciz davranışları sadece üst konumda yer alanlardan astlara doğru değil, aynı konumda çalışan kişiler arasında da gerçekleşebilmektedir ve bu durum hukuken yatay mobbing olarak isimlendirilebilir. Üst konumda yer alanların astlarına yönelik gerçekleştirdikleri davranışlar düşey mobbing olarak adlandırılırken, aralarında ast-üst ilişkisi bulunan çalışanların üstlerine uyguladıkları eylemler ise dikey mobbing olarak tanımlanmaktadır.