İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlar Türk Ceza Kanunu kapsamında yeni boyutlar kazanmıştır. Bu makalede, internet yayıncılığı yoluyla haberleşmenin gizliliğini ihlal, hakaret, müstehcenlik, kumar ve özel hayatın ihlali gibi suçların ceza hukuku bağlamındaki yeri incelenmektedir.
Gelişen teknolojiyle internet kullanımının artması, siber uzayda yeni suç tiplerini ortaya çıkarmıştır. Makalede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında internet aracılığıyla işlenebilen içerik ve müdahale suçları hukuki perspektifle incelenmekte; hakaret, şantaj ve bilişim sistemine girme gibi suçlar analiz edilmektedir.
Bilişim suçları ile bilişim yoluyla işlenen suçlar arasındaki hukuki ayrım, Türk Ceza Kanunu ve özel mevzuatımızda hassas çizgilere sahiptir. Bu makalede, doğrudan bilişim sistemlerini hedef alan suçlar ile bilişim teknolojilerinin araç olarak kullanıldığı geleneksel suçların kanuni dayanakları, Yargıtay içtihatları ışığında incelenmektedir.
Türk ceza adalet sisteminde bilişim suçları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve çeşitli özel kanunlar kapsamında düzenlenmektedir. Bilişim sistemine izinsiz giriş, verilere müdahale, banka kartlarının kötüye kullanımı ve kişisel verilerin ihlali gibi eylemler, hukuki yaptırımlarla güvence altına alınarak mağduriyetlerin önlenmesi amaçlanmıştır.
Bilişim teknolojilerinin gelişimiyle ortaya çıkan siber suçlar, ulusal ve uluslararası hukuk sistemlerinde yeni düzenlemeleri zorunlu kılmıştır. Bu makalede, Türk Ceza Kanunu ile uluslararası yasalardaki bilişim suçlarına dair temel hukuki çerçeveyi uzman perspektifiyle detaylı bir biçimde analiz ediyoruz.
Dijital delillerin Türk yargı sistemindeki yeri, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları çerçevesinde incelenmektedir. Balyoz ve Askeri Casusluk davaları gibi emsal kararlar ışığında, adil yargılanma hakkı bağlamında dijital delil uygulamalarındaki sorunlar saptanarak, ceza muhakemesi hukuku bakımından somut çözüm önerileri sunulmaktadır.
Sosyal medyada çocukların özel hayatını ihlal eden paylaşımlara karşı unutulma hakkı ve hukuki koruma yolları büyük önem taşır. Bu makale, çocukların dijital izlerinin silinmesi ve kişilik haklarının korunması amacıyla başvurulabilecek dava türlerini ve erişim engelleme prosedürlerini hukuki bir perspektifle detaylı biçimde incelemektedir.
Dijital çağda bireylerin geçmişteki izlerini silme talebi olarak öne çıkan unutulma hakkı, ifade özgürlüğü ve kamunun bilgi edinme hakkı gibi temel değerlerle sık sık çatışmaktadır. Bu makalede, unutulma hakkının hukuki sınırları, kamu yararı ile özel yarar arasındaki hassas denge ve hakkın uygulanmasındaki istisnalar incelenmektedir.
Kişinin ölümüyle sona eren kişilik haklarının dijital dünyadaki yansımaları, dijital miras kavramını ortaya çıkarmıştır. Sosyal medya ve e-posta hesapları gibi dijital varlıkların ölümden sonraki akıbeti, ölenin hatırasını koruma teorisi ve platformların değişken politikaları ekseninde mirasçılar için önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bireylerin mahrem alanlarına yönelik haksız müdahaleleri cezalandırmaktadır. Bu yazıda, suçun maddi ve manevi unsurları, ifşa eylemi, nitelikli halleri, hukuka uygunluk nedenleri ve yargı uygulamaları hukuki bir perspektifle detaylı olarak incelenmektedir.