Cinsel Taciz
Cinsel Taciz konusunda 121 içerik listelendi.
Ceza davasında beraat kararı verilmiş olması veya savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar alınması, hakkınızda yürütülen idari soruşturma neticesinde tesis edilen atama işlemini doğrudan hukuka aykırı hale getirmemektedir. İdari yargı mercileri, işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirirken sadece ceza yargılamasının sonucuna değil, düzenlenen disiplin soruşturması raporuna, raporda yer alan tanık ifadelerine ve yürüttüğünüz görevin önemine bakarak karar vermektedir.
Ceza mahkemesi tarafından hakkınızda hapis cezası verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alınmış olsa bile, idarenin size vereceği disiplin cezasında suç ve ceza arasındaki hassas dengeyi gözeterek mutlaka orantılı bir yaptırım seçmesi zorunludur. Mahkeme kararlarında belirtildiği üzere, kamu görevlilerinin eylemleri ceza yargılamasında sabit görülse dahi, disiplin cezası vermeye yetkili makamların evrensel hukuk normları olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık ilkesi unsurlarını dikkate alması gerekmektedir.
Emniyet teşkilatında görev yaparken işlediğiniz iddia edilen bir fiilin kendi özel disiplin tüzüğünde açık bir karşılığı varsa, idare sizi doğrudan genel kanun maddelerini uygulayarak memuriyetten çıkaramaz. Mahkeme kararına konu olan olayda, aynı şubede çalışan bir kadın memura mesaj göndererek cinsel taciz boyutuna varan eylemlerde bulunduğu iddia edilen bir emniyet müdürü, genel memuriyet kanunu uyarınca yüz kızartıcı suç işlediği gerekçesiyle meslekten atılmıştır.
Savcılık tarafından verilen takipsizlik kararı, iş mahkemesinde açtığınız tazminat davasını otomatik olarak kaybetmenize veya taleplerinizin reddedilmesine yol açmaz. Ceza hukuku kapsamında yürütülen soruşturmalarda kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararları, işçi ile işveren arasındaki hukuki uyuşmazlığı kesin olarak bağlamaz.
İş arkadaşınızın size sosyal medya üzerinden gönderdiği cinsel taciz mesajları nedeniyle doğrudan işverenden manevi tazminat talep etmeniz kural olarak mümkün görülmemektedir. Yargıtay kararlarına göre, tacizin işyeri ortamında değil de sosyal medya araçları kullanılarak gerçekleştirilmesi durumunda, yaşanan psikolojik sorunlar ve duyulan elem üzerinde işverenin doğrudan veya dolaylı bir etkisinin bulunmadığı kabul edilmektedir.
Kötü muamelenin işkence sayılabilmesi için mahkeme kararlarında eylemin sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmesi ile süreklilik arz etmesi gerektiği hukuken yoğun şekilde tartışılmaktadır. İşkenceyi oluşturan fiiller aslında yaralama, hakaret veya cinsel taciz niteliği taşıyan eylemler olsa da, bunların ani olarak değil de bir süreç içinde devamlılık göstererek yapılması bu fiilleri işkence haline getirmektedir.
İş yerinde amiriniz veya meslektaşınız tarafından maruz bırakıldığınız cinsel içerikli imalar, bel altı espriler ve rahatsız edici bakışlar, doğrudan cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilecek ağır bir ihlaldir. Özellikle ameliyathane gibi kapalı ve mahremiyet sınırlarının esnediği ortamlarda, uzun süreli ve mecburi yakın çalışma şartlarının kötüye kullanılması, çalışan üzerinde düşmanca çalışma çevresi yaratılmasına neden olur.
Müracaatçıların yaşlılık veya bilişsel sağlık sorunlarını öne sürerek şahsınıza fiziksel şiddet uygulaması veya kişisel telefonunuza doğrudan cinsellik içeren uygunsuz mesajlar göndermesi, bedensel ve ruhsal bütünlüğünüze yönelik açık bir darp ve cinsel taciz eylemidir. Failin yaşı veya mevcut sağlık durumu her ne olursa olsun, kamu görevi yürüten bir meslek elemanına yönelik bu tarz eylemler suç unsuru taşıyabileceğinden, failin cezai ehliyetinin tespiti amacıyla hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylem olarak adli makamlara yansıtılmalıdır.
Çalışma ortamında fiziksel, sözlü veya davranışsal yollarla cinsel tacize uğramanız, çalışma barışını ve kişisel dokunulmazlığınızı ağır biçimde ihlal eden, derhal hukuki koruma talep edebileceğiniz bir durumdur. Bu tür travmatik olaylar, mağdurun çalışma verimini düşürdüğü gibi, ciddi bir psikolojik yıkıma ve iş yerinden uzaklaşma zorunluluğuna yol açmaktadır.
İş ortamında çalışma arkadaşlarınızın cinsel içerikli sözlerine, hakaretlerine veya istenmeyen fiziksel yaklaşımlarına maruz kalmanız, doğrudan doğruya cinsel taciz kapsamında değerlendirilen son derece ağır bir ihlaldir. Kadın çalışanların iş yaşamında bir obje olarak görülmesi ve bu tür cinsiyetçi söylemlerle çalışma verimliliğinin düşürülmesi, işverenin koruma yükümlülüğüne açıkça aykırı düşen bir durumdur.