Ayrımcılık Yasağı
Ayrımcılık Yasağı — 70 MAKALE listelendi.
İşe alım aşaması, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ve yapay zekâ teknolojilerinin işyerine entegrasyonu, işçi sağlık verilerinin işlenmesinde yüksek riskler barındırır. Bu süreçlerde veri minimizasyonu, amaca bağlılık ve algoritmik ayrımcılık yasağı gibi hukuki sınırlara uyulması, işverenlerin temel yükümlülükleri arasındadır.
İşe alım sürecinde aday çalışanların kişisel verilerinin işlenmesi, özel hayatın gizliliği ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde sıkı kurallara tabidir. İşverenler, mülakatlarda yalnızca yapılacak işin niteliğiyle doğrudan bağlantılı olan soruları sorabilir ve topladıkları bilgileri aydınlatma yükümlülüğü kapsamında işlemelidir.
İşverenlerin, işe alım süreçlerinde adaylardan talep ettikleri kişisel veriler ile iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından muhafaza ettikleri veriler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında sıkı kurallara tabidir. Bu makalede, iş görüşmeleri ve sözleşme sonrası veri işleme faaliyetlerinin hukuki sınırları incelenmektedir.
Yapay zeka sistemlerinin hızlı gelişimi, küresel ölçekte yeni hukuki sınamaları beraberinde getirmektedir. Bu makale, uluslararası örgütlerin ve önde gelen devletlerin yapay zeka yönetişimi bağlamında benimsedikleri risk odaklı, insan hakları temelli ve regülasyona dayalı hukuki stratejilerini kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir.
Yapay zeka ve büyük veri teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, hukuki düzenlemeleri zorunlu kılmıştır. Bu makalede, Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası ve Avrupa Konseyi Çerçeve Sözleşmesi başta olmak üzere ulusal ve uluslararası güncel hukuki çerçeve analiz edilmekte, yasal riskler ve temel hakların korunması detaylıca değerlendirilmektedir.
Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte profilleme ve otomatik karar alma süreçleri hukuki bir boyut kazanmıştır. Bu makalede, profillemenin tanımı, uygulamadaki örnekleri, ayrımcılık riskleri ve GDPR ile KVKK kapsamındaki yansımaları incelenmektedir.
Bankacılık sektöründe yoğun rekabet ve performans baskısı altında çalışanların maruz kaldığı psikolojik taciz eylemleri, hukuki boyutta ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu makalede, banka çalışanlarına yönelik sistematik yıldırma politikaları, düşmanca tutumlar ve etik dışı davranış biçimleri hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
Çalışma hayatında kadınların üst düzey pozisyonlara terfisini engelleyen cam tavan sendromu ve cinsiyet temelli mobbing, görünmez yapay bariyerlerdir. Makalemizde, kadınların karşılaştığı ayrımcılık, cinsiyet kalıp yargıları ve erkek hegemonyasının iş yerindeki etkileri, fırsat eşitliği ilkesi çerçevesinde ele alınmaktadır.
Çalışma yaşamında kadınlar, engelliler, göçmenler ve LGBTQ+ gibi dezavantajlı gruplara yönelik uygulanan mobbing, eşitlik ilkesinin ağır bir ihlalidir. Bu makalede, dezavantajlı çalışanların maruz kaldığı psikolojik taciz ve dışlanma eylemlerinin hukuki boyutları, işçi hakları ve işverenin sorumlulukları detaylıca incelenmektedir.
Engelli çalışanların işyerinde maruz kaldığı mobbing, telafisi güç fiziksel, psikolojik ve sosyal zararlara yol açmaktadır. Bu makalede, psikolojik tacizin engelli bireyler üzerindeki yıkıcı etkileri ve bu ihlallere karşı başvurulabilecek bireysel ile kurumsal çözüm önerileri hukuki bir perspektifle ele alınmaktadır.