Anasayfa/ Konular/ İnsan Hakları/ Yaşam Hakkı

Yaşam Hakkı

Tüm insan haklarının kaynağı ve ön koşulu olan yaşam hakkı, mutlak ve devredilemez niteliktedir. Devletin, bireylerin yaşamını koruma konusundaki 'pozitif yükümlülüğü' ve kamu görevlilerinin orantısız güç kullanımından kaçınma 'negatif yükümlülüğü' altındaki her türlü ihmal, ulusal ve uluslararası arenada en ağır ihlal olarak yaptırıma bağlanır.
Soru & Cevap Güncelleme: 24.09.2025

Mühimmat patlamasında yaralandığım için açtığım tazminat davası on yıldan uzun süredir bitmedi, mahkemenin bu kadar uzaması anayasal haklarımı ihlal eder mi?

add

Yaşadığınız ağır yaralanma olayı temelinde açtığınız tazminat davasının on yılı aşkın süredir karara bağlanmaması, devletin yaşam hakkı kapsamındaki usul yükümlülüğünün açık bir ihlalidir. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, hukuki sorumluluğun ortaya konulması amacıyla idari yargıda açılan davalarda makul derecede ivedilik ve özen şartının yerine getirilmesi zorunludur.

Soru & Cevap Güncelleme: 20.11.2025

Çocuğumun cezaevindeki ölümüyle ilgili anayasa mahkemesi yaşam hakkı ihlali kararı verdi. Ama idare mahkemesi tazminat davamı reddetti, bu karara karşı ne yapabilirim?

add

Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce verilmiş bir ihlal kararı bulunmasına rağmen idare mahkemesinin tazminat talebinizi reddetmesi durumunda yeniden bireysel başvuruda bulunarak hakkınızı arayabilirsiniz. Olayın meydana gelmesinde cezaevi yönetiminin kusuru bulunduğunu saptayan önceki bir karar mevcutken, mahkemelerin bu tespitleri görmezden gelmesi hukuki açıdan sorunludur.

Soru & Cevap Güncelleme: 10.09.2025

Yakınım terör saldırısında vefat etti. Polisin istihbarat almasına rağmen önlem almadığını öğrendik. İdare mahkemesi polisin kusurunu hiç incelemeden davayı reddetti. Bu hukuken doğru mu?

add

Devletin hayatı koruma görevi çerçevesinde, kamu makamlarının önlenebilir bir terör saldırısına karşı gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığının yargılamalarda detaylıca incelenmesi zorunludur ve bu yapılmadan verilen ret kararları yaşam hakkı ihlali oluşturur. İdare mahkemeleri, olayda devletin ağır bir kusurunun bulunup bulunmadığını değerlendirirken sadece durumun bir terör eylemi olduğunu belirterek davayı yüzeysel şekilde reddedemez.

Soru & Cevap Güncelleme: 12.10.2025

Kardeşim sokağa çıkma yasağı sırasında polislerle çıkan çatışmada hayatını kaybetti, devletin onu vurması yaşama hakkının ihlali sayılmaz mı?

add

Kardeşinizin sokağa çıkma yasağı ilan edilen bir bölgede güvenlik güçleriyle girilen silahlı çatışmada hayatını kaybetmesi, müdahalenin zorunlu ve orantılı bir güç kullanımı çerçevesinde gerçekleştiği tespit edildiğinde yaşam hakkı ihlali sayılmamaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, ağır silahların kullanıldığı ve kamu güvenliğini tehdit eden yaygın terör olayları bir ayaklanma olarak nitelendirilmekte olup bu tür durumlarda güvenlik güçlerinin müdahalesi meşru müdafaa ve ayaklanmanın bastırılması amaçlarına hizmet etmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 04.11.2025

Terör saldırısı nedeniyle açtığım davada mahkeme devletin kusurunu araştırmayıp zararın sosyal risk ilkesiyle çözüleceğini söyledi. İhmali olan memurların görmezden gelinmesi hukuka uygun mu?

add

Meydana gelen bir terör saldırısında kamu makamlarının önlem almaması gibi ağır bir ihmali söz konusuysa, mahkemelerin bu ihmali incelemeden uyuşmazlığı doğrudan kusursuz sorumluluk hâllerinden olan sosyal risk ilkesi çerçevesinde çözüme kavuşturması anayasal haklarınızın ihlali anlamına gelebilecektir. Olayda kamu görevlilerinin kusurunu ortaya koyan müfettiş raporları veya görevi kötüye kullanma suçundan verilmiş mahkûmiyet kararları bulunuyorsa, açtığınız tam yargı davası kapsamında bu delillerin mahkemece mutlaka değerlendirilmesi şarttır.

Soru & Cevap Güncelleme: 12.04.2025

Çocuğum askerken bir olayda vurularak vefat etti, ancak mahkeme olayın aydınlatılması için çok önemli olan tanıkları dinlemeden davayı düşürdü. Bu durum bizim haklarımızı ihlal eder mi?

add

Çocuğunuzun ölümüyle ilgili yürütülen yargılamada olayın aydınlatılması için kilit öneme sahip tanıkların ifadelerinin alınmaması, Anayasa ile güvence altına alınan yaşam hakkı ihlali anlamına gelmektedir. Devletin, şüpheli ölüm olaylarının sorumlularını belirlemek ve gerekiyorsa cezalandırmak amacıyla etkili soruşturma yürütme gibi bir usul yükümlülüğü bulunmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 03.07.2025

Hastanede verilen kan yüzünden yakınıma hıv virüsü bulaştı ve vefat etti, devletin buradaki denetim eksikliği nedeniyle sağlık bakanlığı'na tazminat davası açabilir miyim?

add

Hastanelerde yapılan kan nakli işlemleri sırasında bulaşan hastalıklar nedeniyle devletin denetim ve düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmediğini düşünüyorsanız, idareye karşı maddi ve manevi zararlarınızın giderilmesi için tazminat davası açabilirsiniz. Sağlık hizmetlerinin sunumunda, söz konusu faaliyetler ister kamu isterse özel sağlık kuruluşları tarafından yerine getirilsin, devletin hastaların yaşamlarını korumaya yönelik gerekli tedbirleri alma zorunluluğu bulunmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 21.02.2026

Annemi terör saldırısında kaybettim, devletin istihbaratı olmasına rağmen önlem almadığını öğrendik. İdarenin bu ihmaline karşı dava açtığımda mahkeme bunu incelemek zorunda değil mi?

add

Devletin istihbarat bilgisi olmasına rağmen gerekli önlemleri almayarak bir terör saldırısının yaşanmasına engel olamaması durumunda, mahkemeler idarenin kusurunu detaylı bir şekilde incelemek zorundadır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, ölümle sonuçlanan olaylarda idarenin önleyici tedbirleri alıp almadığına yönelik ciddi iddialar ve bu iddiaları destekleyen müfettiş raporları veya kamu görevlilerine verilen ceza mahkûmiyetleri varsa, idari yargı mercileri bu durumu göz ardı edemez.

Soru & Cevap Güncelleme: 24.11.2025

Terör mağduru olarak valilikle anlaşıp bir miktar para aldım ve sulhname imzaladım. Daha sonra olayda polisin ağır ihmali olduğunu öğrenirsem devlete karşı yeniden tazminat davası açamaz mıyım?

add

Terör olayları nedeniyle idare ile sulhname imzalayarak bir miktar ödeme almış olmanız, idarenin ağır ihmali veya kusuru sonradan ortaya çıktığında genel hükümlere göre yeniden tazminat talep etmenize kesin bir engel oluşturmaz. Mahkemelerin bu tür uyuşmazlıkları sadece terör yasası veya sosyal risk ilkesi çerçevesinde değerlendirip, kamu görevlilerinin ağır hizmet kusuruna yönelik iddiaları cevapsız bırakması adil bir yargılama süreci ile bağdaşmaz.

Soru & Cevap Güncelleme: 19.10.2025

Ceza davasında gerekçeli kararı görüp detaylı itiraz etmek için süre tutum dilekçesi verdik. Ancak mahkeme kararı bize yollamadan dosya üst mahkemeye gidip reddedildi. Bu durum hakkımızın ihlali mi?

add

Mahkemenin gerekçeli kararı tarafınıza tebliğ etmeden itiraz makamına göndermesi ve itirazınızın ayrıntılı beyanlarınız alınmadan reddedilmesi usul hakkınızın ihlali niteliğindedir. Bir ceza yargılamasında mağdur yakınlarının yaşam hakkı kapsamında yürütülen sürece gerekli olduğu ölçüde katılabilmeleri ve meşru menfaatlerini koruyabilmeleri için yargısal süreçteki esaslı iddia ile itirazlarını ileri sürebilmeleri şarttır.