Yaşam Hakkı
Yaşam Hakkı — 93 SORU & CEVAP listelendi.
Tüm insan haklarının kaynağı ve ön koşulu olan yaşam hakkı, mutlak ve devredilemez niteliktedir. Devletin, bireylerin yaşamını koruma konusundaki 'pozitif yükümlülüğü' ve kamu görevlilerinin orantısız güç kullanımından kaçınma 'negatif yükümlülüğü' altındaki her türlü ihmal, ulusal ve uluslararası arenada en ağır ihlal olarak yaptırıma bağlanır.
Yaşam hakkı, millî güvenlik, kamu düzeninin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi gibi durumlarda, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı idari bir kararla erişimin engellenmesi kararı verebilmektedir. Ancak bu idari kararın en geç yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulması yasal bir zorunluluktur ve hâkimin onaylamadığı kararlar kendiliğinden ortadan kalkar.
Beslenme amacıyla hayvanların öldürülmesi mevzuatlarca genel olarak yasaklanmamış olsa da, sırf damak zevki veya aşırı tüketim hırsıyla hayvan yaşamının hiçe sayılması, hayvan hakları felsefesi açısından tartışılan ve yasal sınırlamalar getirilmesi talep edilen bir konudur. Hay bin Yakzan'ın doğayla kurduğu ilişkide, beslenme ihtiyacını karşılarken hayvanları öldürmekten mümkün mertebe kaçınması ve ancak hayati bir zorunluluk olduğunda nesli tükenmeyecek türleri seçmeye özen göstermesi, doğaya karşı hukuki bir temele de ilham veren emanet bilinci taşıdığını gösterir.
Hastanenin veya doktorların ölümden sorumlu tutulabilmesi için tıbbi müdahale ile ölüm arasında doğrudan bir nedensellik bağının ispatlanması gerekmektedir. Mahkemeler, hastanın durumu ile uygulanan tedavileri inceleyerek tıbbi bir ihmal veya hatanın ölüme yol açıp açmadığını değerlendirir.
Yargı sürecinin makul olmayan bir şekilde ve herhangi bir haklı gerekçe olmaksızın uzaması, devletin yaşam hakkını koruma ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, hastanede meydana gelen ölümlerle ilgili idari veya adli yargı süreçlerinin gereğinden fazla uzamasının, yargı sisteminin etkililiğini zedelediğini belirtmektedir.
Evet, yetkililerin tehlike altındaki kişilerin yaşamını koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda devlet sorumlu tutulabilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre, devlet görevlileri bir teknenin tehlikede olduğunu gösteren acil durum çağrıları ve konum bilgileri almasına rağmen gerekli adımları hızla atmazsa, bu durum yaşam hakkı ihlali sayılmaktadır.
Doktorların yaşam desteğini kesme kararına karşı idari mahkemelerde acil durdurma talebiyle dava açma ve bu hayati kararın uygulanmasını yargı yoluyla engelleme hakkınız bulunmaktadır. Hastanın ailesi veya yakınları olarak, alınan tıbbi kararın hukuka aykırı olduğunu, hastanın daha önce ifade ettiği iradesinin hiçe sayıldığını veya temel haklarının ihlal edildiğini düşünüyorsanız, çok kısa bir süre içinde karar veren acil başvuru yöntemlerini kullanarak mahkemeden yürütmeyi durdurma talep edebilirsiniz.
Yaşadığınız bu üzücü durum karşısında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapacağınız bir başvuruda, devletin yaşam hakkı kapsamındaki etkili soruşturma yükümlülüğü ihlal edildiği gerekçesiyle haklı bulunmanız mümkündür. Mahkeme, savaş suçları gibi sivil halka karşı işlenen ve insanlığa karşı suç teşkil eden ağır vakalarda, aradan onlarca yıl geçmiş olsa bile yetkili makamların şikayetleri makul bir süre içinde ve özenle incelemesi gerektiğini belirtmektedir.
Devletin protestolara müdahale ederken orantısız ve aşırı güç kullanarak ölüme sebebiyet vermesi durumunda, yaşam hakkının ihlali gerekçesiyle devlete karşı dava açabilmeniz mümkündür. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, polisin toplumsal olaylara müdahalesini planlarken ve yürütürken kalabalığı kontrol etme silahlarını uygunsuz şekilde ve doğrudan insanların üzerine ateşleyerek kullanmasını yaşam hakkı ihlali olarak değerlendirmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Rusya'nın Avrupa Konseyi üyeliğinden ayrıldığı on altı Eylül iki bin yirmi iki tarihinden önce gerçekleşen insan hakları ihlalleri için yargı yetkisinin devam ettiğine ve tazminat ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, Gürcistan ve Rusya arasındaki sınırlaştırma süreci boyunca yaşanan yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı gibi çeşitli ihlallerin bu tarihten önce meydana gelmiş olması sebebiyle Rusya'nın tazminat ödemekle yükümlü olduğunu açıkça belirtmiştir.
Devletin, kendi denetimi altındaki kışla gibi yerlerde meydana gelen şüpheli ölümlerle ilgili olarak tatmin edici ve inandırıcı bir açıklama sunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre, sözleşmeli askeri personel doğrudan devlet yetkililerinin münhasır kontrolü altındadır ve yetkililerin bu kişileri koruma görevi vardır.