Anasayfa/ Konular/ İnsan Hakları/ Yaşam Hakkı

Yaşam Hakkı

Tüm insan haklarının kaynağı ve ön koşulu olan yaşam hakkı, mutlak ve devredilemez niteliktedir. Devletin, bireylerin yaşamını koruma konusundaki 'pozitif yükümlülüğü' ve kamu görevlilerinin orantısız güç kullanımından kaçınma 'negatif yükümlülüğü' altındaki her türlü ihmal, ulusal ve uluslararası arenada en ağır ihlal olarak yaptırıma bağlanır.
Soru & Cevap Güncelleme: 11.02.2026

Babam cezaevinde ağır hastayken krize girmiş ama gardiyanlar saatlerce müdahale etmemiş ve babam vefat etmiş. Cezaevi yönetiminin bu ihmali yüzünden devleti sorumlu tutabilir miyim?

add

Ceza infaz kurumunda bulunan ağır hasta yakınınızın sağlık krizine rağmen saatlerce tıbbi yardım almadan bekletilmesi ve ölümüyle sonuçlanan bu ihmal nedeniyle devleti sorumlu tutabilmeniz mümkündür. Devletin, kendi gözetimi altındaki mahpusların beden bütünlüğünü ve sağlığını korumak için gerekli tıbbi önlemleri alma ve yaşamı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 09.03.2025

Cezaevinde vefat eden babamın ölümünde gardiyanların ihmali olduğunu düşünüyoruz ama savcılık memurlar hakkında takipsizlik kararı verdi. Soruşturmanın eksik yapıldığını iddia ederek ne yapabilirim?

add

Cezaevi personelinin ihmali sonucu gerçekleşen ölüm olayında savcılığın eksik incelemeyle takipsizlik kararı vermesi durumunda, soruşturmanın etkili yürütülmediğini ileri sürerek hukuki yollara başvurabilirsiniz. Devletin, ceza infaz kurumlarında meydana gelen ölüm olaylarını aydınlatmak ve sorumluları tespit etmek amacıyla derhâl, bağımsız ve etkili soruşturma yürütme zorunluluğu bulunmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 19.02.2025

Çocuğum bir terör saldırısında hayatını kaybetti ama devletin önceden istihbaratı olduğu hâlde önlem almadığını öğrendik. İdarenin kusuru olduğu gerekçesiyle manevi tazminat davası açabilir miyim?

add

Terör eylemlerinin önlenebilir nitelikte olduğu ve yetkili makamların gerekli tedbirleri almadığı durumlarda idarenin kusuruna dayanarak tazminat davası açmanız mümkündür. Yaşanan üzücü olayda idarenin önceden istihbarat bilgisine sahip olmasına rağmen saldırıyı engellemek için yeterli önlemi almaması hukuken hizmet kusuru olarak değerlendirilebilir.

Soru & Cevap Güncelleme: 09.11.2025

Ülkemde savaş var, beni güvenli üçüncü ülkeye sınır dışı edeceklerini söylüyorlar ama hangi ülke olduğunu belirtmiyorlar, bu durumda sınır dışı edilebilir miyim?

add

Sınır dışı etme kararında veya idari belgelerde gönderileceğiniz güvenli üçüncü ülkenin açıkça belirtilmemesi durumunda, idari makamlarca bu şekilde bir sınır dışı işlemi hukuka aykırı bulunarak yapılamayacağı değerlendirilmektedir. Kişinin gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalıp kalmayacağının yargı mercilerince denetlenebilmesi için, gönderilecek ülkenin tek tek sayılarak kararda açıkça ifade edilmesi şarttır.

Soru & Cevap Güncelleme: 06.07.2025

Eşim gözaltındayken polisten şiddet gördüğünü söyledi ve sonrasında nezarethanede kalp krizi geçirerek vefat etti, polislerin bu ölümden sorumlu olduğunu iddia edebilir miyim?

add

Eşinizin gözaltında bulunduğu sırada insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamelelere maruz kalarak yaşamını yitirdiğine dair iddialarınız kapsamında devletin sorumluluğuna gidilmesi mümkündür. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, devletin gözetimi altındaki bir kişinin yaralanması veya ölmesi durumunda yetkili makamlar bu olayın nasıl gerçekleştiğine dair tatmin edici ve inandırıcı bir açıklama getirmekle yükümlüdür.

Soru & Cevap Güncelleme: 05.04.2026

Askerde şüpheli şekilde ölen oğlum için devletin kusuru olduğunu düşünüyorum, sosyal güvenlik kurumuna açtığım maaş bağlanması davasında yaşam hakkı ihlali kararı da verilir mi?

add

Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı yalnızca aylık bağlanması talebiyle açılan davalar, ölüm olayındaki devlet kusurunun veya yaşam hakkı ihlalinin tespit edilmesi için elverişli ve doğru bir hukuki yol olarak kabul edilmemektedir. Çocuğunuzun ölümünde idarenin kusuru bulunduğunu veya ölüm olayının etkili bir şekilde soruşturulmadığını iddia ediyorsanız, bu talebinizi doğrudan sorumluluğu bulunan idarelere karşı açılacak hukuki veya cezai nitelikteki yollarla ileri sürmeniz gerekmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 08.05.2025

Hastaneye açtığımız tazminat davasında adli tıp raporu doktorları kusursuz buldu ama bizim itirazlarımız mahkemece hiç dikkate alınmadı, bu durumda hakkımı nerede arayabilirim?

add

Açtığınız tazminat davasında mahkemenin itirazlarınızı değerlendirmeden ve eksik incelemeyle karar vermesi durumunda, olağan kanun yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hakkınızı arayabilirsiniz. Tıbbi ihmal iddialarına ilişkin yargılamalarda mahkemelerin, uyuşmazlığın çözümü için esaslı olan iddia ve itirazlarınızı karşılayacak şekilde detaylı bir araştırma yapması anayasal bir zorunluluktur.

Soru & Cevap Güncelleme: 09.09.2025

İdarenin ihmali yüzünden terör saldırısında ölen yakınım için yaşam hakkının ihlal edildiğini iddia ettim ama mahkeme süre aşımından davamı reddetti. Anayasa mahkemesi bu durumu nasıl inceler?

add

Anayasa Mahkemesi böyle bir durumda öncelikle davanızın süre aşımı yönünden reddedilmesinin mahkemeye ulaşmanızı haksız yere engelleyip engellemediğini usul yönünden inceler ve yaşam hakkı şikâyetinizi doğrudan esastan değerlendirmeye almaz. Zira idari yargı makamlarının idarenin hizmet kusuruna dayanan davanızı esastan incelemeden doğrudan usul yönünden reddetmesi, öncelikle sizin adalet arayışınızın önüne haksız bir engel konulduğu anlamına gelmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 18.12.2025

Sınır dışı edilmemek için mahkemeye ülkemdeki tehlikeyi gösteren video ve raporlar sundum ama mahkeme bunları hiç incelemeden davamı reddetti, ne yapmalıyım?

add

İdare mahkemesinin sunduğunuz delilleri ve kişisel durumunuzu detaylıca incelemeden şablon gerekçelerle davanızı reddetmesi durumunda, adil yargılanma ve yaşam hakkı güvenceleri kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunabilirsiniz. Yüksek mahkeme, iddia edilen riskin gerçekliğini gösteren görüntü kayıtları veya uluslararası raporlar gibi delillerin derece mahkemelerince neden dikkate alınmadığının kararda açıkça belirtilmesini zorunlu tutmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 06.02.2026

Okuldaki gruplaşmalar yüzünden çocuğum şiddet tehdidi altında ve huzursuz. Okulun güvenli bir yaşam alanı sağlama zorunluluğu yok mu?

add

Okulların öğrencilerine fiziksel ve psikolojik olarak güvenli bir eğitim ortamı sunma zorunluluğu tartışmasız bir yükümlülüktür ve şiddet tehdidinin önlenmemesi hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir güvenlik ihlalidir. Bireylerin gelişim gösterebilmesi için kaostan ve kargaşadan uzak, herkesin birbirinin hakkına saygı duyduğu uyumlu bir okul ikliminin tesis edilmesi yasal bir gerekliliktir.