Size yönelik yalan itiraf baskısı ve makam teklifi, hukuki anlamda irade fesadı hallerinden biri olan tehdit ve rüşvet iddiaları bağlamında incelenebilecek çok ciddi bir konudur. Kaynak metinde de görüleceği üzere, yetkililerin istedikleri yalan itirafları elde edebilmek için mağdurlara Sosyal İşler Bakanlığı gibi yüksek makamlar teklif etmesi ve iş birliği yapılmadığı takdirde kişinin hapis ve işkenceyle cezalandırılacağı yönünde tehditlerde bulunması, hukukun üstünlüğü ilkesine tamamen aykırı bir tutumdur.
İşverenin baskı, tehdit, iftira korkutması veya şantaj gibi ağır psikolojik saldırılarla sizi kendi rızanız dışında bir belge imzalamaya zorlaması, hukukumuzda irade fesadı olarak kabul edilen ve işlemin geçerliliğini ortadan kaldıran ciddi bir hukuka aykırılıktır. Doktrinde ve yargı uygulamasında bu durum baskı feshi olarak adlandırılmakta olup, ortada gerçek bir istifa iradesi olmadığı için sözleşmenin aslında işveren tarafından haksız şekilde feshedildiği varsayılır.
Yaşadığınız bu sürecin hukuki anlamda psikolojik taciz olarak değerlendirilebilmesi için eylemlerin süreklilik arz etmesi ve belirli bir zaman dilimine yayılması beklenmektedir. Bilimsel ve hukuki çalışmalara temel oluşturan yaklaşımlara göre, bir eylemin mobbing sayılabilmesi için genellikle en az altı ay boyunca devam etmesi ve bu rahatsız edici davranışların haftada en az bir kez tekrarlanmış olması aranmaktadır.
Sorgu ve ifade süreçlerinde üçüncü bir kişinin maruz kaldığı fiziki şiddetin size izletilmesi, iradenizi sakatlamaya yönelik uygulanan ağır bir psikolojik şiddet türü olarak hukuki incelemeye esas oluşturabilir. İncelenen belgelere göre, yetkililerin bir kişiyi itirafa zorlamak veya yalan beyan verdirmek amacıyla, başka bir masum kişiye eziyet edildiğini göstermesi ve psikolojik manipülasyonlar kullanması son derece hukuksuz bir sorgu taktiğidir.
İş ortamında karşılaşılan dışlama ve baskı eylemleri, cinsiyet fark etmeksizin her bireyin maruz kalabileceği çok ciddi bir hukuki sorundur ve erkek çalışanların da bu yönde yoğun şikayetleri bulunmaktadır. Ülkemizde ilgili devlet kurumlarına yapılan resmi şikayet verileri incelendiğinde, psikolojik destek talep eden ve psikolojik yıldırma bildiriminde bulunan kişilerin yarısından fazlasını (yüzde elli yedi oranında) erkek çalışanların oluşturduğu görülmektedir.
İş yerinde kasıtlı olarak görmezden gelinmeniz, aşağılanmanız veya dışlanmanız, hukuki incelemeye esas oluşturabilecek ciddi bir psikolojik şiddet türüdür. Çalışanı pasifize etmek, yıpratmak ve yıldırmak amacıyla bilerek uygulanan baskıcı yönetim şekilleri, şantaj ve yıldırma eylemleri mobbingin en temel göstergeleri arasında yer almaktadır.
Yöneticinizin sahip olduğu idari yetkileri bir silah gibi kullanarak sicil notu veya görev yeri değişikliği üzerinden size yönelik tehditkar söylemlerde bulunması, son derece ciddi ve hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylemdir. Çalışanları sürekli olarak bir korku baskı ve kaos ortamı içinde tutmak, psikopatik liderlik eğilimleri gösteren yöneticilerin sıklıkla başvurduğu yıkıcı davranışlar arasında sayılmaktadır.
İletişim kanallarınız üzerinden size yönelik olarak sürekli ve korkutucu nitelikte tehdit, şantaj veya aşırı saldırganlık içeren mesajların gönderilmesi, siber taciz (cyberstalking) olarak adlandırılan ve hukuki koruma talep edebileceğiniz sistemli bir zorbalık eylemidir. Doğrudan iletişim araçlarıyla gerçekleştirilen bu tür eylemlerde zorbalar, kendi çevrelerinden olabileceği gibi hiç tanımadığınız ve kimliğini anonimleştirmiş kişiler de olabilmektedir.
Özel görüntülerinizi, mahrem fotoğraflarınızı veya kişisel bilgilerinizi bir tehdit unsuru olarak kullanarak sizden zorla bir şey talep edilmesi, siber şantaj eyleminin temelini oluşturan son derece kritik bir hukuki ihlaldir. Failin bu haksız yöntemle üzerinizde ciddi bir ekonomik, duygusal veya psikolojik baskı kurmayı hedeflemesi, yaşadığınız mağduriyetin boyutunu doğrudan artıran ve acil hukuki önlem alınmasını gerektiren bir durumdur.
Kişisel fotoğraflarınızın ve sadece ikiniz arasında kalması gereken özel bilgilerinizin rızanız dışında ifşa edilmekle tehdit edilmesi, siber zorbalık kapsamında doğrudan müdahaleyi gerektirebilecek nitelikte ciddi bir eylemdir. Genellikle bozulan ilişkilerin ardından intikam veya misilleme amacıyla gerçekleştirilen bu tür ifşa ve düzenbazlık faaliyetleri, mağdurun utanmasına ve derin psikolojik yaralar almasına yol açacak şekilde kurgulanmaktadır.