İş Kazası
İş Kazası — 37 SORU & CEVAP listelendi.
İş kazası sonrası uzuv kaybı yaşamanız ve işe döndüğünüzde sağlık durumunuz gözetilmeden ağır işler verilip baskı yapılması, tek başına hukuken mobbing olarak kabul edilmemektedir ve bu nedenle manevi tazminat alamazsınız. Yargıtay kararlarına göre, işyerinde yaşanan tartışmalar veya patronun kaza öncesindeki gibi performans beklemesi işçinin iç dünyasında üzüntüye yol açsa bile doğrudan psikolojik taciz anlamına gelmez.
İşyerinde psikolojik baskıya maruz kaldığınızı ispatlamak için kesin ve net deliller sunmanız şart olmasa da, olayların akışını gösteren kuvvetli bir emare sunmanız zorunludur. Usul hukukunda ispat kurallarının zorlanan sınırları nedeniyle mahkemeler yeni arayışlara girmiş ve ilk görünüş ispatı denilen bir yöntemi kabul etmiştir.
İş kazası sonrası sağlık durumunuza uygun olmayan işlerde sürekli olarak çalıştırılmanız ve görev yerinizin sık sık değiştirilmesi mahkeme kararlarına göre mobbing kapsamında değerlendirilebilir ve bu durum karşısında tazminat talep etme hakkınız doğabilir. Bahsi geçen kararda, bacağından yaralanan bir işçinin ayakta çalışması sakıncalı olmasına rağmen sürekli farklı departmanlarda ve sağlığına aykırı koşullarda çalışmaya zorlanması, işverenin işçiyi yıldırma amacı taşıyan bir psikolojik baskısı olarak görülmüştür.
İş kazası sonrası raporlu olmanıza rağmen zorla çalıştırılmanız ve ameliyatınızın geciktirilmesi gibi iddialar, amirinizin görev sınırlarını aşan eylemleri olarak değerlendirilir ve doğrudan kendisine karşı tazminat davası açabilirsiniz. Mahkemeler genellikle kamu görevlilerinin işledikleri hataların kuruma karşı dava edilmesini bekler, ancak sizin olayınızda olduğu gibi elinizde atel varken dağıtıma çıkarılmanız veya sağlık raporunuzun onaylanmayarak işten atılmakla tehdit edilmeniz hizmet kusuru niteliğini yitirmiş davranışlardır.
Savcılığın eksik soruşturma neticesinde verdiği takipsizlik kararına yapılan itirazın sulh ceza hâkimliğince haksız yere reddedilmesi durumunda, Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hukuka aykırılığın giderilmesi için olağanüstü kanun yoluna başvuru yapılabilmektedir. İş kazası dosyalarında, işyerinde işçi sağlığı tedbirlerinin alınması konusunda yetkisi bulunan idarecilerin kusur durumu uzman bir heyetçe araştırılmadan sadece olaya karışan işçinin eylemine bakılarak dosyanın kapatılması açık bir eksik soruşturma hali olarak değerlendirilmektedir.
İş kazalarında işverenin veya işyeri yöneticilerinin sorumluluğunun belirlenebilmesi için soruşturma aşamasında mutlaka iş güvenliği uzmanlarının yer aldığı bir heyetten rapor alınmasını talep edebilirsiniz. Meydana gelen kazada sadece bir makine mühendisi tarafından hazırlanan rapor, iş sağlığı ve işçi güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını tam olarak ortaya koymaya yeterli kabul edilmemektedir.
İş kazası nedeniyle talep edilen tazminat alacaklarında faiz, doğrudan doğruya zararlandırıcı olayın yaşandığı yani iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri hukuki niteliği itibarıyla bir haksız fiil teşkil ettiğinden, zararın doğduğu an aslında haksız fiilin gerçekleştiği an olarak kabul edilmektedir.
İş kazası sonrasında kalıcı bir sakatlığınız bulunmasa bile, tedavi gördüğünüz ve istirahatli olduğunuz dönem için işvereninizden maddi tazminat talep edebilirsiniz. Mahkemeler genellikle maluliyet oranının yüzde sıfır olması durumunda maddi tazminat hakkının doğmadığını düşünerek bu talepleri reddedebilmektedir, ancak Yargıtay uygulamalarına göre bu yaklaşım hatalı kabul edilmektedir.
İş kazası geçirmeniz neticesinde tarafınıza ödenen işgücü kaybı tazminatı, evlilik süresince elde edebileceğiniz ancak kaza nedeniyle mahrum kaldığınız çalışma gelirinizin zorunlu bir yansıması olarak değerlendirildiği için kural olarak edinilmiş mal kapsamında ele alınmaktadır. Ancak yasa koyucu bu tazminatın tamamını doğrudan ortak paylaşıma tabi tutmamış, tazminatın ödenme amacı ile sizin gelecekteki bakiye ömrünüzü güvence altına alma hedefini gözeterek çok özel bir hesaplama yöntemi öngörmüştür.
İş kazası neticesinde çalışma gücünüzün kaybı sebebiyle size ödenen maddi tazminatlar, kural olarak yasal mal rejimi kapsamında ortak paylaşıma dahil edilecek değerler arasında yer almaktadır. Yargılama pratiklerinde bir eşin çalışma kabiliyetini kaybetmesi yüzünden aldığı ödemeler, onun çalışma hayatında elde edeceği gelecekteki maaşlarının peşin bir telafisi olarak kabul edildiğinden, bu meblağlar tasfiye hesaplamalarında dikkate alınır.