Bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki özel hususların ifşa edileceği tehdidinde bulunularak haksız menfaat talep edilmesi, kanunlarımızda şantaj suçu bağlamında soruşturulabilecek ve ceza yaptırımına tabi tutulabilecek bir fiildir. Özellikle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen bu tür eylemlerde failin, mağduru zorlayarak bir şeyi yaptırmaya çalışması şantajın temelini oluşturmaktadır ve mağdurun isteneni yapması dahi suçun oluşumu için zorunlu görülmemektedir.
Başıboş köpeklerin doğrudan ısırması söz konusu olmasa dahi, onların yarattığı panik ve korku nedeniyle geçirdiğiniz kaza neticesinde idarenin dolaylı sorumluluğuna gidilmesi muhtemeldir. Yargı içtihatlarına göre, idarenin kamu hizmetlerini sürekli ve etkin şekilde yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Birlikte yaşadığınız evcil hayvanınıza yönelik eşiniz tarafından gerçekleştirilen bu tür zarar verici eylemler ve tehditler, hayvanlara karşı işlenen suçlar mevzuatı kapsamında değerlendirilebileceği gibi sizin manevi varlığınıza yönelik bir saldırı ve psikolojik şiddet unsuru olarak da nitelendirilebilmektedir. Hukuk sistemimiz ve yargı uygulamalarında evcil hayvanlar ne yazık ki taşınır eşya hükümlerine tabi tutulabildiğinden, ayrılık süreçlerinde hayvanın kimde kalacağı daha çok eşya hukuku ve sahiplik belgeleri üzerinden çözümlenmeye çalışılmaktadır.
Hayvan ve çevre hakları savunucularının gerçekleştirdiği eylemlerin kamusal ve hukuki alanda marjinalleştirilmesi, bu faaliyetlerin mevcut endüstriyel üretim mantığına köklü bir tehdit oluşturmasıyla doğrudan bağlantılıdır. İnsanın doğa ve hayvanlar üzerindeki hiyerarşik tahakkümünü sorgulayan aktivistler, yasal düzlemde çoğu zaman rasyonel veya politik olmamakla itham edilerek değersizleştirilmeye çalışılmaktadır.
Sahipsiz ve tamamen başıboş sokak hayvanlarının saldırısı sonucu meydana gelen kişisel zararlarda, ortada tespit edilebilir bireysel bir hayvan sahibi bulunmasa dahi devletin ve görevli kamu idarelerinin sorumluluğu ön plana çıkmaktadır. Sokak hayvanlarının düzenli bakımı, barınak gözetimi ve toplum güvenliğine tehdit oluşturmayacak şekilde sokaklardan izole edilmesi belediyelerin, il özel idarelerinin ve ilgili bakanlıkların zorunlu hizmet alanına girdiğinden, bu eksiklik bir hizmet kusuru niteliği taşımaktadır.
Bir devletin başka bir devleti uluslararası arenada düşman ilan etmesi, sadece ekonomik rekabete veya ahlaki gerekçelere dayanamaz; ortada devletin varoluşuna yönelik ciddi bir siyasi tehdit bulunmalıdır. Uluslararası ilişkilerde ve devlet teorisinde siyasi düşmanlık kavramı, ticari uyuşmazlıklardan tamamen farklı bir boyutta değerlendirilir.
Kamu alanlarında tehlike arz eden vahşi bir hayvanın saldırısına uğramanız, hayvanı orada bulunduran kişiye karşı yasal süreç başlatmanız için yeterli hukuki dayanağı sağlayabilir. Roma Hukuku kuralları çerçevesinde evcil hayvanların verdiği zararlar ile vahşi hayvanların verdiği zararlar birbirinden ayrılmış olup, vahşi hayvanlar için özel olarak edictum de feris adı verilen bir dava hakkı tanınmıştır.
Apartman yönetim planlarındaki evcil hayvan beslenmesini kesin olarak yasaklayan katı kurallar ile ev sahiplerinin tahliye tehditleri, güncel mülkiyet ve borçlar hukuku yaklaşımları çerçevesinde hukuki incelemeye esas oluşturabilecek tartışmalı konulardır. Eskiden mahkemeler hayvanları sıradan bir nesne olarak gördükleri için salt sözleşme serbestisini üstün tutabiliyordu.
Doğaya bağlı olarak geçimini sağlayan ve kültürel bağlarını doğa ile kuran toplulukların yaşam alanlarının sanayileşme sebebiyle yok edilmesi, çoğulculuk ekseninde özel bir hukuki uyuşmazlık yaratmaktadır. Kapitalist ekonomik büyüme hedefleri doğrultusunda doğal kaynakların sınırsızca kullanılması, doğayla uyumlu geleneksel yaşam biçimlerini sürdüren yerel halkların haklarını doğrudan tehdit etmektedir.
Kendinize karşı işlenmekte olan bir suçu adli makamlara ispatlamak amacıyla, o anki ani gelişen durum karşısında çaresiz kalarak gizlice ses veya görüntü kaydı almanız hukuka uygunluk nedenleri çerçevesinde değerlendirilebilmektedir. Yargısal uygulamalara göre, haksız ve ani bir saldırıya uğradığınızda ve o an için kolluk kuvvetlerine haber verme veya başka türlü delil elde etme imkanınız bulunmadığında, sadece olayı belgelemek amacıyla yaptığınız bu kayıt işlemi meşru müdafaa sınırları içinde görülebilmektedir.