Motorlu araçların ışığı, motor sesi veya aniden yola çıkması gibi nedenlerle hayvanların ürkmesi sonucu meydana gelen zararlarda işletenin sorumluluğu doğmaktadır. hayvan hukuku bağlamında bu tür olaylarda fiziksel temas aranmaz; dolaylı illiyet bağının gerçekleşmiş olması işletenin tehlike sorumluluğunun tesisi için yeterlidir.
Bu makale, Carl Schmitt'in siyaset felsefesinde egemenlik kavramı ile dost-düşman ayrımı arasındaki ilişkiyi hukuki bir perspektifle incelemektedir. Schmitt'in karar verici egemen anlayışı ve siyasal olanın özerkliği, devletin istisna halindeki rolü bağlamında analiz edilerek hukuk felsefesindeki yeri tartışılmaktadır.
Uluslararası ceza hukuku bağlamında ekokırım kavramı, ekosistemlerin ve faunanın korunması için hayati bir hukuki zemin sunmaktadır. Bu makale, hayvan hakları hukuku perspektifiyle, faunanın uluslararası suçlar kapsamındaki yerini, Roma Statüsü ve güncel ekokırım tanımları ışığında incelemektedir.
Tarım ve hayvancılık sektörlerinde büyükbaş ile küçükbaş evcil hayvanlarla yakın temasta bulunan işçilerin maruz kaldığı iş kazaları, fiziksel travmalar ve zoonoz hastalıklar bağlamında değerlendirilmektedir. Bu metin, söz konusu kazaların hukuki dinamiklerini ve işverenin sorumluluklarını analiz etmektedir.
İlk Çağ hukuk sistemlerinden günümüze, hayvanların eylemleri neticesinde oluşan zararlardan doğan hukuki sorumluluklar, kusur ve kusursuz sorumluluk ekseninde şekillenmiştir. Babil, Hitit ve Roma hukuklarındaki düzenlemeler, tarım ve toplumsal düzenin korunması amacıyla hayvan malikinin tazmin yükümlülüğünün tarihsel kökenlerini oluşturur.
Tarım çalışanları, yürüttükleri açık alan faaliyetleri sırasında yaban hayatıyla temas ve yılan ısırması gibi ciddi çevresel risklerle karşılaşmaktadır. Bu makale, tarım alanlarındaki yılan ısırması vakalarını, zehirli türlerin etkilerini, acil müdahale adımlarını ve konunun iş hukuku ile iş sağlığı bağlamındaki önemini incelemektedir.
Bu makale, Weimar Cumhuriyeti döneminde yaşanan krizler ekseninde siyasal anayasa kavramını ele almaktadır. Liberal anayasacılığın siyasal birliği sağlamadaki yetersizlikleri ve anayasanın salt bir hukuk metninden ziyade halkın varoluşsal bir siyasal kararı olması gerektiği yönündeki hukuki eleştiriler derinlemesine incelenmektedir.
Akıllı kent sistemlerinde kullanılan IoT cihazları ve bulut bilişim, siber güvenlik açıklarına zemin hazırlamaktadır. Bu metinde, akıllı şehir ekosisteminde kişisel verilerin korunmasını sağlamak amacıyla mevzuat kapsamında veri sorumlusunca alınması zorunlu olan teknik ve idari tedbirler hukuki bir perspektifle incelenmektedir.