Anasayfa/ Makale/ Carl Schmitt Kuramında Egemenlik Ve Siyasal Düşmanlık

Carl Schmitt Kuramında Egemenlik Ve Siyasal Düşmanlık

Bu makale, Carl Schmitt'in siyaset felsefesinde egemenlik kavramı ile dost-düşman ayrımı arasındaki ilişkiyi hukuki bir perspektifle incelemektedir. Schmitt'in karar verici egemen anlayışı ve siyasal olanın özerkliği, devletin istisna halindeki rolü bağlamında analiz edilerek hukuk felsefesindeki yeri tartışılmaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Carl Schmitt, yirminci yüzyılın en önemli siyaset ve anayasa teorisyenlerinden biri olarak kabul edilmekte olup felsefesinin merkezine "siyasal" kavramını yerleştirmektedir. Schmitt'in anayasa ve hukuk teorisinde siyasal olan, diğer tüm toplumsal alanlardan bağımsız, kendine has özerk bir alan olarak karşımıza çıkar. Bu özerk alanın temel ölçütü ise dost ve düşman arasındaki varoluşsal ayrımdır. siyasal düşmanlık, ahlaki olarak kötü ya da estetik olarak çirkin olmakla ilgili değildir; tamamen kamusal bir nitelik taşır ve en uç noktada fiziksel bir çatışma ihtimalini barındırır. Schmitt, bu siyasal alanı inşa ederken, karar verme yetkisini elinde bulunduran mutlak bir egemenlik kavramına başvurur. Hukuk kurallarının sınırlarını aşan ve istisna halinde ortaya çıkan bu egemenlik anlayışı, devletin ve siyasal birliğin varlığını sürdürebilmesi için temel bir zorunluluk olarak görülür. Bu makalede, Schmitt'in kuramında egemenliğin doğası ve siyasal düşmanlık kavramının hukuki ve felsefi temelleri detaylı bir şekilde ele alınmaktadır.

Siyasal Olanın Temeli: Dost Ve Düşman Ayrımı

Schmitt felsefesinde "siyasal" kavramı, herhangi bir konuya işaret etmekten ziyade, basitçe dost ve düşman arasındaki ayrımdan türetilen felsefi bir alandır. Etik alanının iyi ve kötü, estetik alanının güzel ve çirkin ayrımlarına dayanması gibi, siyasal alan da kendi nihai ölçütü olan dost-düşman ayrımı üzerinde yükselir. Bu ayrım, kişisel veya psikolojik duygulardan tamamen arındırılmış, kamusal bir ilişki biçimidir. Schmitt'e göre siyasal düşman, nefret edilen kişisel bir hasım değil, tamamen kamusal bir düşmandır. Bu düşmanlık, karşı tarafın ahlaken şeytani veya ekonomik olarak rakip olmasını gerektirmez. Siyasal düşman, en yoğun haliyle, bir siyasal birliğin varoluş biçimini tehdit eden ve gerektiğinde fiziksel bir çatışma ya da savaş olasılığını gündeme getiren ötekidir. Dolayısıyla, siyasal birliğin kendi kimliğini inşa edebilmesi ve homojen bir "biz" duygusu yaratabilmesi, ancak dışarıdaki bir "onlar" ya da düşman figürünün varlığı ile mümkün hale gelmektedir.

Egemenlik Ve Kararcılık (Desizyonizm) İlkesi

Schmitt'in siyasal kavramı, doğrudan doğruya egemenlik ve onun ayrılmaz bir parçası olan kararcılık ilkesi ile ilişkilidir. Schmitt'e göre egemenlik, hiçbir dışsal veya içsel hukuk kuralıyla sınırlandırılamayan, mutlak, sürekli ve bölünemez bir üstün güçtür. siyasal birlik, ancak son sözü söyleme tekeline sahip bir karar makamının varlığı ile ayakta kalabilir. Schmitt, hukukun meşruiyetini normların kendisinde değil, yasayı yapan ve kararı veren otoritede bulur. "Yasayı yapan otoritedir, hakikat değil" anlayışıyla hareket eden Schmitt, siyasal olanın merkezine tartışmayı veya müzakereyi değil, doğrudan eylemi ve kararı yerleştirir. Bu radikal kararcılık, mevcut hukuksal normların yetersiz kaldığı kriz anlarında, hiçbir dayanağı olmadan ortaya çıkan ve siyasal birliği kurtarmayı amaçlayan mutlak bir iradeyi temsil eder. Böylece egemen, devlete hayat veren ve onu siyasal bir bütün olarak harekete geçiren kurucu güç işlevini üstlenmektedir.

Istisna Hali Ve Egemenin Belirleyiciliği

Schmitt'in siyaset ve anayasa felsefesinin en bilinen ve temel düsturu, egemenin istisna haline karar veren olduğu yönündeki tespitidir. istisna hali, devletin varlığını veya kamu düzenini tehdit eden, önceden belirlenmiş genel hukuk normlarıyla çözülemeyecek kadar ciddi ve olağanüstü durumları ifade eder. Normal şartlar altında gizli kalan egemenlik gücü, tam olarak bu istisnai kriz anlarında açığa çıkar. Liberal hukuk devleti anlayışının aksine, Schmitt, kriz durumlarında genel kuralların askıya alınabileceğini ve egemenin, hukukun dışına çıkarak siyasal birliği koruma adına sınırsız bir karar alma yetkisine sahip olduğunu savunur. istisna hali, hukukun bittiği değil, hukuku aşan siyasal kararın egemenlik vasıtasıyla tecelli ettiği bir sınır durumudur. Dolayısıyla, düşmanın kim olduğuna karar vermek ve olağanüstü hale hükmetmek, egemenin sahip olduğu mutlak siyasal yetkinin en somut ve nihai göstergesi olarak kabul edilir.

Schmitt Kuramında Siyasal Birliğin Temel Unsurları

Schmitt'in egemenlik ve siyasal düşmanlık bağlamında inşa ettiği devlet teorisi, belirli yapı taşlarına dayanmaktadır. Bu unsurlar, siyasal birliğin dış tehditlere karşı nasıl şekillendiğini ve egemen gücün niteliklerini ortaya koyar. Schmitt felsefesinde siyasal birliğin temel özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • siyasal olanın özerkliği:** Siyaset; ekonomi, ahlak ve dinden bağımsız, kendi kuralları olan ve en temelinde ötekileştirmeyi barındıran bir alandır.
  • dost-düşman ayrımı: Devletin varoluşu, kendisini diğer siyasal birlik**lerden ayıran kamusal bir düşman algısına bağlıdır.
  • karar tekeli:** Egemen, normların ötesine geçerek istisna anında son kararı verme yetkisini elinde tutar.
  • savaş potansiyeli: siyasal düşmanlık**, her an gerçeğe dönüşebilecek bir fiziksel çatışma ve savaş olasılığını zorunlu olarak barındırır.
  • Mutlak Güç: egemenlik; sınırlandırılamaz, devredilemez ve paylaşılamaz bir yapıda olup kriz anlarında siyasal düzeni yeniden tesis eder.

Bu unsurlar bir araya geldiğinde, Schmitt'in savunduğu homojen ve kararcı siyasal devlet modeli tüm hatlarıyla belirginleşmektedir.

Carl Schmitt, #egemenlik, #siyaset Felsefesi, #istisna Hali, #dost Düşman Ayrımı, #kararcılık [1-3]

Kriz çıkarsa devlet kanunları rafa kaldırıp kafasına göre karar alabilir mi? expand_more
Carl Schmitt'in kuramına göre, devletin varlığını tehdit eden olağanüstü durumlarda egemen güç kanunları askıya alabilir. Normal şartlarda gizli kalan bu mutlak egemenlik, istisna hali denilen bu kriz anlarında bütünüyle ortaya çıkar. Kriz anlarında egemen otorite, siyasal birliği ve düzeni korumak adına genel hukuk kurallarının dışına çıkarak sınırsız karar alma yetkisini tek başına kullanır.
Devletin bir gruba düşman demesi için o grubun ahlaksız veya kötü olması mı şart? expand_more
Schmitt felsefesinde devletin belirlediği "siyasal düşmanlık" ahlaki veya kişisel bir nefret ilişkisine dayanmaz. Siyasal alandaki dost-düşman ayrımı, karşı tarafın ahlaken şeytani veya estetik olarak çirkin olmasını gerektirmez; bu tamamen kamusal bir nitelik taşır. Bir grubun kamusal düşman sayılması için sadece siyasal birliğin varoluş biçimini tehdit etmesi ve en uç noktada fiziksel çatışma olasılığı barındırması yeterlidir.
Kanunların adil ve doğru olmasından ziyade kimin karar verdiği mi daha önemli? expand_more
Schmitt'in kararcılık ilkesine göre, hukukun meşruiyeti kuralların kendi hakikatinden veya doğruluğundan değil, o yasayı yapan ve kararı veren otoriteden gelir. Sistemin temelinde "yasayı yapan otoritedir, hakikat değil" yaklaşımı geçerlidir. Dolayısıyla devletin ve hukukun ayakta kalabilmesi, hukuki normların niteliğinden ziyade son sözü söyleme tekeline sahip mutlak bir karar makamının doğrudan eyleme geçmesine bağlıdır.
Devletlerin neden hep dışarıda bir "onlar" veya "düşman" yaratmaya ihtiyacı var? expand_more
Schmitt'in anayasa teorisine göre, bir devletin kendi kimliğini inşa edebilmesi ve içeride homojen bir "biz" duygusu yaratabilmesi dışarıdaki bir düşman figürünün varlığına bağlıdır. Siyaset felsefesinde siyasal alan, ahlak ve ekonomiden bağımsız olarak tamamen dost ve düşman arasındaki varoluşsal ayrım üzerinde yükselir. Sonuç olarak devletin varoluşunu ve siyasal birliğini sürdürebilmesi, kendisini diğer siyasal birliklerden ayıran bu kamusal düşman algısıyla doğrudan ilişkilidir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir