Dijitalleşen dünyada giderek yaygınlaşan siber mobbing, Türk hukuk sisteminde doğrudan bir tanımlamaya sahip olmasa da mevcut kanunlar kapsamında cezai ve hukuki yaptırımlara tabidir. Bu makalede, siber mobbing eylemlerinin Türk Ceza Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesindeki yeri ile emsal Yargıtay kararları incelenmektedir.
Sinema, zorbalık ve siber zorbalık vakalarının toplumsal gerçekliğini kurgusal bir düzlemde yansıtırken, mağduriyetin görsel ve dijital ispatlarını da sunar. Cyberbully, Suicide Room ve Chatroom filmleri, zorbalık süreçlerinin dijital ayak izleri ve sinematik delilleri üzerinden hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
İş hukukunda çalışan haklarının ihlali, işverenler açısından son derece ağır hukuki, idari ve cezai yaptırımlara yol açmaktadır. Mevzuatta yer alan bu katı yaptırımlar, emredici nitelikteki kuralların fiilen uygulanmasını sağlamayı hedefler. Makalemizde, hak ihlallerinde işverenin karşılaşacağı yaptırımlar ve fesih hakları incelenmektedir.
İş sözleşmelerinin sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi için tarafların iradelerinin gerçeğe uygun ve her türlü baskıdan uzak olması gerekir. İrade sakatlıkları, muvazaa ve aşırı yararlanma (gabin) durumları, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini derinden zedeleyerek hukuki ihtilafların temelini oluşturur.
İş hukukunda işverenin temel yükümlülüklerinden olan işçiyi koruma borcu, çalışanların fiziksel ve ruhsal bütünlüklerinin güvence altına alınmasını hedefler. İşyerinde psikolojik taciz vakalarının önlenmesi, ispat yükü ve işçinin fesih hakları bu makalede hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
İşverenin yönetim hakkını dürüstlük kuralına aykırı ve keyfi bir biçimde kullanarak işçiyi mağdur etmesi, hukuk sistemimizde ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Bu makalede, yönetim hakkının kötüye kullanılmasının hukuki, idari ve cezai sonuçları ele alınarak, işçinin hakları ve işverenin karşılaşacağı yaptırımlar uzman bir bakış açısıyla incelenmektedir.