Kötüniyet Tazminatı
Kötüniyet Tazminatı — 27 SORU & CEVAP listelendi.
İş güvencesi kapsamında (30'dan az çalışanı olan veya 6 aydan az kıdemi olan) bulunmayan bir işçinin sözleşmesinin, sırf yasal haklarını aradığı, şikayet hakkını kullandığı veya sendikaya üye olduğu için intikam saikiyle feshedilmesi durumunda devreye giren cezai bir tazminattır. İşverenin fesih hakkını açıkça kötüye kullandığının ispatlanmasıyla hükmedilen bu bedel, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince kesinlikle korunmadığının en net kanıtıdır.
Sahte imza ile hakkınızda takip başlatan tarafın son yetkili hamil konumunda bir faktoring şirketi olması durumunda genellikle kötüniyet tazminatı almanız mümkün olmamaktadır. Yasal düzenlemelere göre karşı tarafın tazminata mahkum edilebilmesi için takibi haksız ve aynı zamanda açıkça kötü niyetli olarak başlatmış olması aranmaktadır.
Senedi icraya koyan taraf senedin sahte olduğunu bilebilecek durumda değilse, davayı kazansanız bile karşı taraftan kötüniyet tazminatı almanız genellikle mümkün olmamaktadır. Özellikle senedi doğrudan sizden almayan, aradaki faktoring sözleşmesi gibi ticari ilişkiler kapsamında senedi ciro yoluyla devralan yetkili hamil konumundaki kişilerin veya şirketlerin, senet üzerindeki imzanın size ait olup olmadığını bilme imkanı fiilen bulunmayabilir.
Sahte senetle aleyhinize icra takibi yapan alacaklıdan tazminat alabilmeniz için, alacaklının senedin sahte olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu halde bilerek ve isteyerek kötü niyetle hareket ettiğinin mutlaka kanıtlanması şarttır. Eğer senedi icraya koyan taraf, senedi bizzat düzenleyen kişi değil de ticari ilişki kapsamında senedi sonradan ciro yoluyla devralan bir faktoring şirketi veya üçüncü bir iyi niyetli hamil ise mahkemelerin yaklaşımı farklılaşmaktadır.
Senedi elinde bulunduran faktoring şirketi gibi senedin sahte olduğunu bilebilecek durumda olmayan son yetkili hamiller aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmemesi hukuken beklenen bir durumdur. Mahkemeler, bir icra takibinde haksız çıkan tarafın tazminata mahkum edilebilmesi için o tarafın takibi başlatırken veya senedi devralırken kötü niyetli olduğunu veya ağır kusurlu davrandığını tespit etmek zorundadır.
Bankanın size karşı başlattığı icra takibinin mahkeme tarafından reddedilmesi, tek başına bankadan tazminat alabilmeniz için yeterli bir sebep olarak kabul edilmemektedir. İcra ve İflas Kanunu kapsamında banka aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilebilmesi için, bankanın bu icra takibini tamamen size zarar verme kastıyla ve kötü niyetle başlattığının kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir.
İcra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığınız parayı geri alabilmeniz için menfi tespit davası açarak borçlu olmadığınızı kanıtlamanız gerekir. Mahkemede senedin üzerindeki imzanın size ait olmadığı grafoloji uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporuyla tespit edildiğinde, söz konusu imzanın sizin elinizin ürünü olmadığı kanıtlanmış olur.
İşe iade talebiniz ile birlikte kıdem, ihbar veya kötüniyet tazminatı gibi diğer işçilik alacaklarınızı aynı dava dosyası üzerinden birlikte talep etmeniz usul kuralları gereği mümkün değildir. İşe iade davaları seri ve basit yargılama usulüne tabi tutulan, mahkemelerce kısa süre içerisinde karara bağlanması ve Yargıtay aşamasının da hızlıca tamamlanması gereken özel nitelikli uyuşmazlıklardır.
İşvereninizi resmi makamlara şikayet ettiğiniz için işten çıkarılmanız durumunda ihbar ve kıdem tazminatınıza ek olarak kötüniyet tazminatı da talep edebilirsiniz. İşçinin çalışma koşulları veya ödenmeyen mesaileri gibi konularda yetkili kurumlara şikayette bulunması, dava açması veya tanıklık yapması en doğal yasal haklarından biridir.
Hukuk sistemimizde aynı dava dilekçesi içerisinde hem ana talebinizi hem de bunun reddedilmesi ihtimaline karşı yedek talebinizi sunmanız tamamen mümkündür. Bu tür davalara hukuki dilde terditli dava adı verilmekte olup, HMK'nun 111. maddesi uyarınca işçi olarak haklarınızı bu şekilde kademeli olarak arayabilirsiniz.
İşe iade talebinizin altı aylık kıdeminizin bulunmaması nedeniyle reddedilmesi durumunda, mahkemenin doğrudan davayı bitirmeyip yedek talebiniz olan kötüniyet tazminatını değerlendirmeye alması gerekmektedir. İş güvencesi kapsamında yer almayan bir işçinin bu tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, mahkeme öncelikle bu yeni talep için eksik kalan yasal ödemelerinizi tamamlatma yoluna gitmelidir.