AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi)
AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) — 32 SORU & CEVAP listelendi.
Yerel mahkemeler cezaevi personelinin olay anında yürürlükte olan eksik kurallara uyduğunu belirterek davanızı reddetmiş olsa bile, devletin genel koruma tedbirlerindeki ihmallerini kanıtlayarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden manevi tazminat almanız mümkündür. Kalkan kararında yerel mahkemeler, gardiyanların mevcut eğitimlerine uygun davrandığını ve ölen kişinin sırtına doğrudan baskı uygulamadığını belirterek devletin sorumluluğu olmadığına kanaat getirmiştir.
Yasal mirasçı olarak babanızın haklarını mahkemede arama ehliyetiniz hukuken bulunsa da, bu özel durumda Slovenya devletine karşı açacağınız bir davadan olumlu sonuç almanız mümkün değildir. Mahkeme, yasal mirasçı konumunda olan kişilerin, vefat eden yakınlarının mülkiyet haklarını takip edebileceğini kabul etmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde adil tazminat talebinde bulunabilmeniz için iç hukukta yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurmanız kural olarak zorunlu değildir. İhlal kararı verildikten sonra devlet, tazminat meselesinin karara bağlanması için yargılamanın yenilenmesi gerektiğini ileri sürse de, mahkeme bu itirazı kabul etmemektedir.
İç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı, aynı amaca hizmet eden paralel veya alternatif tüm başvuru yollarını tek tek denemenizi gerektirmediğinden, borcun silinmesi veya taksitlendirilmesi gibi yollara başvurmamış olmanız uluslararası mahkemeye gitmenize engel teşkil etmemektedir. Örnek kararda hükümet, sanığın borcun kısmen veya tamamen affedilmesi için ilgili makamlara idari yoldan başvurabileceğini, bunu yapmadığı için iç hukuk yolları tüketilmeden mahkemeye geldiğini öne sürmüştür.
Resmi bir tüzel kişiliğe veya devlet sicilinde güncel bir kayda sahip olmasanız dahi, fiilen bir dini topluluk olarak varlığınızı sürdürüyor ve ibadet ediyorsanız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde haklarınızı arayabilirsiniz. Mahkeme içtihatlarına göre, bir dini grubun din özgürlüğü kapsamındaki haklarını kullanabilmesi için resmi olarak tanınması veya yasal bir tüzel kişiliğe sahip olması mutlak bir ön şart değildir.
Vefat eden bir başvuranın mirasçıları veya yakın akrabaları davayı sürdürme yönünde bir irade beyan etmezse, mahkeme kural olarak başvurunun o kişiyle ilgili kısmını kayıttan düşürme kararı vererek dosyayı kapatır. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin 37. maddesinin 1.
Ceza infaz kurumunda bulunan kişilerin eğitim ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında belirli resmî internet sitelerine erişiminin tamamen engellenmesi, kural olarak ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelebilmektedir. Mevzuat uyarınca mahpusların bilgisayar ve internet gibi olanaklardan denetim altında yararlandırılması idarenin takdirinde olmakla birlikte, bu takdir yetkisinin keyfî veya öngörülemez şekilde kullanılmaması gerekir.
Avukatınızın size savunmanız amacıyla gönderdiği evrakların cezaevi yönetimi tarafından okunarak doğrudan engellenmesi yasal değildir ve Anayasa ile güvence altına alınan haberleşme hürriyeti hakkının ihlalini oluşturur. Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin avukatlarıyla yaptıkları yazışmalar, savunma hakkı ve avukat-müvekkil ilişkisinin gizliliği ilkesi gereğince ayrıcalıklı bir denetim usulüne tabidir.
Cezaevinde kalırken yapacağınız bireysel başvurular için topladığınız belgelere idare tarafından keyfî olarak el konulması ve bunların size iade edilmemesi anayasal bir hak olan bireysel başvuru hakkı ihlali niteliği taşımaktadır. İnfaz kurumu görevlilerinin, örneğin yangın tehlikesi gibi gerekçeler öne sürerek koğuşta yaptıkları aramalarda gazete kupürleri veya dava evrakları gibi materyalleri toplaması tek başına hukuka aykırı olmasa da, bu belgelerin içeriğinin ne olduğunun tutanakla sabitlenmesi ve başvuru amacına yönelik olup olmadığının değerlendirilmesi zorunludur.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından adınıza verilmiş gizlilik kararı içeren bir ihlal hükmü bulunmasına rağmen yerel mahkemenin sadece isminiz görünmediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinizi reddetmesi hukuka aykırılık teşkil edebilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, yerel mahkemelerin böyle bir durumda basit bir araştırma yaparak veya Adalet Bakanlığı ile yazışarak söz konusu kararın doğrudan size ait olup olmadığını teyit etmesi gerekmektedir.