Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/11833 E. 2020/18730 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/11833 E. 2020/18730 K.

Bu karar, iş hukukunda sıkça karşılaşılan istifa, irade fesadı ve mobbing iddialarının kesiştiği noktada hukuken ne anlama geldiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Karar, işçinin kendi el yazısıyla ve özel nedenlere dayanarak imzaladığı bir istifa dilekçesinin varlığı halinde, bu dilekçenin hukuki geçerliliğinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli sınırlar çizmektedir. İşçinin, sonradan mobbing veya fazla mesai gibi haklı nedenler ileri sürerek iş sözleşmesini feshettiğini iddia etmesi, eğer dosyada istifa iradesinin baskı altında sakatlandığına dair somut bir delil yoksa, hukuken geçerli kabul edilmemektedir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2017/11833
Karar No 2020/18730
Karar Tarihi 16.12.2020
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Haklı nedene dayanmayan fesih istifa sayılır.
  • gavel Baskı sonucu alınan istifa dilekçesi geçersizdir.
  • gavel İstifa iradesi sakatlanmışsa feshi işveren yapmıştır.
  • gavel İrade fesadı her türlü delille ispatlanabilir.
  • gavel Aksine delil yoksa istifa beyanı bağlayıcıdır.

Bu karar, iş hukukunda sıkça karşılaşılan istifa, irade fesadı ve mobbing iddialarının kesiştiği noktada hukuken ne anlama geldiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Karar, işçinin kendi el yazısıyla ve özel nedenlere dayanarak imzaladığı bir istifa dilekçesinin varlığı halinde, bu dilekçenin hukuki geçerliliğinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli sınırlar çizmektedir. İşçinin, sonradan mobbing veya fazla mesai gibi haklı nedenler ileri sürerek iş sözleşmesini feshettiğini iddia etmesi, eğer dosyada istifa iradesinin baskı altında sakatlandığına dair somut bir delil yoksa, hukuken geçerli kabul edilmemektedir.

Benzer davalardaki emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu Yargıtay kararı, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında ispat yükünün ne denli kritik olduğunu göstermektedir. Birçok olayda işçiler, haklarını alabilmek umuduyla sonradan mobbing iddiaları ortaya atmakta veya gerçek istifa iradelerini haklı fesih kalıbına sokmaya çalışmaktadır. Yüksek Mahkeme, işverenin tazminat ödeme vaadiyle veya baskıyla istifa dilekçesi alması durumunda feshin işverence yapılmış sayılacağını açıkça kabul etse de, bu baskının veya irade fesadının mutlaka tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerektiğinin altını çizmektedir. İspat yükü yerine getirilmediği sürece, yazılı ve özel sebeplere dayanan istifa beyanının kesin delil niteliği korunmakta ve bu durum işveren lehine güçlü bir hukuki koruma kalkanı oluşturmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlık, bir otelde meydancı olarak çalışan işçinin, otel işletmecisi olan işverenine karşı açtığı alacak davasından kaynaklanmaktadır. İşçi, otelde çalıştığı süre boyunca kendisine mobbing uygulandığını, çalışma koşullarının sürekli olarak ağırlaştırıldığını, gece çalışma yasaklarına uyulmadığını ve hak ettiği fazla mesai ile diğer ücretlerinin gerçekte ödenmeyip bordrolarda düşük gösterildiğini iddia etmiştir. Bu baskı ve haksızlıklar nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak kendisinin feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti gibi çeşitli işçilik alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.

İşveren ise işçinin iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu savunmuştur. İşverene göre, işçi çalışma şartlarından şikayetçi olmak bir yana, bizzat kendi el yazısıyla yazdığı dilekçede özel nedenlerden dolayı işten ayrılmak istediğini belirterek istifa etmiştir. İşveren, istifa eden işçinin tazminat talep etme hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddedilmesini istemiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtay, uyuşmazlığı çözerken iş sözleşmesinin sona erme şeklini ve istifa kurumunun iş hukukundaki yerini temel alarak yerleşik içtihat prensiplerine dayanmıştır. İşçinin haklı bir hukuki nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmesi, kural olarak istifa niteliğinde değerlendirilmelidir. İş Hukuku doktrininde ve yerleşik içtihatlarda belirtildiği üzere, istifa iradesinin karşı tarafa, yani işverene ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi hukuken ve kesin olarak sona erer. Bu durumda işverenin istifayı kabul etmesine dahi gerek yoktur.

Özellikle uygulamada sıkça karşılaşılan irade fesadı halleri, yani hata, hile veya ikrah, bu kararın hukuki odak noktasını oluşturmaktadır. İşverenin işçiye kıdem veya ihbar tazminatlarının derhal ödeneceği vaadinde bulunması yahut işçiyi psikolojik baskı ve ağır zorlamalarla baş başa bırakıp kendisinden yazılı bir istifa dilekçesi alması durumunda, gerçek ve özgür bir istifa iradesinden söz etmek kesinlikle mümkün değildir. Yargıtay'ın genel yerleşik içtihat prensiplerine göre, bu şekilde baskı veya tehdit sonucu alınan istifa dilekçesine hukuki bir değer atfedilemez ve bu muhtemel ihtimalde fesih işleminin aslında işverence gerçekleştirildiği kabul edilir. Böyle bir durumda feshin haklı olup olmadığı işveren açısından ayrıca tüm yönleriyle değerlendirilir.

İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratıldığı yönündeki esaslı iddiası, tanık beyanları da dahil olmak üzere her türlü hukuki delil ile ispatlanabilir. Ancak usul hukukumuzun genel ispat kuralları gereği, iddiasını öne süren taraf bunu şüpheye mahal bırakmayacak delillerle ispatla mükelleftir. İrade fesadı hukuken kanıtlanamadığı sürece, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçinin yazılı, açık ve imzalı kendi beyanı kendisini kesin bağlayıcı nitelik taşır. Serbest iradesiyle istifa ederek işten ayrılan işçi, yasal düzenlemeler uyarınca hiçbir şekilde ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay tarafından yapılan incelemede, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın iş akdinin işçinin istifası ile mi, yoksa iddia edildiği gibi mobbing ve haklı nedenlerle mi sona erdiği noktasında toplandığı belirlenmiştir. Davacı işçi, kendisine mobbing uygulandığını, fazla mesailerin ödenmediğini ve çalışma şartlarının ağırlaştırıldığını iddia etmiş ve bu nedenle iş sözleşmesini feshettiğini öne sürmüştür. Ancak dava dosyasında bulunan 17.07.2013 tarihli el yazılı istifa dilekçesi somut olayın seyrini değiştiren en önemli delil olmuştur.

Söz konusu istifa dilekçesinde işçi, açık bir biçimde özel nedenlerden dolayı istifasının kabulünü arz ettiğini belirten bir beyanda bulunmuştur. Davacının imzasını taşıyan ve sahteliğine veya kendisine ait olmadığına dair itiraza uğramayan bu belge, hukuken işçiyi doğrudan bağlayıcı niteliktedir. Yargıtay, yargılama sırasında dinlenen tanıkların, iş sözleşmesinin nasıl feshedildiği konusuna dair herhangi bir bilgi veya görgüye dayalı açıklama yapmadıklarına dikkat çekmiştir.

İşçinin, imzaladığı istifa dilekçesinin işveren baskısıyla zorla alındığına veya iradesinin fesada uğratıldığına dair dosyaya sunduğu somut bir iddia, bilgi veya belge bulunmamaktadır. Salt mobbing ve fazla mesai iddialarıyla yola çıkılıp sonradan el yazısıyla verilmiş net bir istifa beyanının bertaraf edilmesi hukuken mümkün görülmemiştir. Davacı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispat edememiş, aksine kendi özgür iradesiyle ve özel nedenlerle istifa ettiği kesin olarak kabul edilmiştir.

Tüm bu durumlar ışığında, ilk derece mahkemesinin işçinin istifa dilekçesini göz ardı ederek ve fesihte irade fesadını aramaksızın kıdem tazminatı talebini kabul etmesi isabetsiz bulunmuştur. İstifa iradesi geçerli olan işçinin kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, geçerli bir istifa dilekçesinin varlığı ve irade fesadının kanıtlanamaması sebebiyle kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği yönünde karar vererek kararı bozmuştur.

Kendi isteğimle istifa ettim ama aslında mobbing vardı, tazminat alabilir miyim? expand_more
İşvereninizin size uyguladığı mobbing veya çalışma koşullarının ağırlaştırılması nedeniyle işten ayrıldıysanız, bu durum normal şartlarda haklı fesih kapsamında değerlendirilebilir. Ancak, işverene verdiğiniz istifa dilekçesinde "özel nedenler" gibi ifadeler kullanarak kendi el yazınızla istifa ettiyseniz, hukuken bu belge sizi doğrudan bağlayacaktır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sonradan mobbing iddiaları ortaya atarak haklı fesih kalıbına girmeye çalışmanız, istifa iradenizin baskı altında sakatlandığını somut delillerle kanıtlamadığınız sürece hukuken geçerli kabul edilmez. İddialarınızı tanık beyanları da dahil olmak üzere her türlü delille şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ispat etmeniz gerekmektedir. İspat yükünü yerine getiremezseniz, mahkeme serbest iradenizle istifa ettiğinizi kabul eder ve kıdem tazminatı hakkınızı kaybedersiniz.
Patronum bana zorla istifa dilekçesi imzalattı, bu dilekçe geçerli mi? expand_more
İşverenin psikolojik baskısı, ağır zorlamaları veya tazminatların ödeneceği vaadiyle alınan istifa dilekçeleri hukuken geçersizdir. Yüksek Mahkeme kararlarına göre, işçinin iradesinin hata, hile veya ikrah (tehdit) yoluyla fesada uğratıldığı bu tür durumlarda gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez ve fesih işleminin aslında işveren tarafından yapıldığı kabul edilir. Fakat bu iddianızı ileri sürerken, genel ispat kuralları gereğince dilekçeyi zorla veya baskı altında imzaladığınızı somut delillerle kanıtlamakla mükellefsiniz. Yargılama sırasında dinlenen tanıklarınızın dahi bu baskıya dair bilgisi yoksa veya dosyaya somut bir belge sunamazsanız, kendi imzanızı taşıyan yazılı istifa beyanınız kesin delil niteliğini koruyarak işveren lehine güçlü bir koruma kalkanı oluşturacaktır.
Dilekçeme özel nedenler yazdım ama fazla mesailerim ödenmemişti, dava açabilir miyim? expand_more
İşyerinde hak ettiğiniz fazla mesai, hafta tatili veya genel tatil ücretlerinizin bordrolarda düşük gösterilmesi veya hiç ödenmemesi işçi için haklı fesih nedeni sayılsa da, işten ayrılış şekliniz uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyecektir. Eğer dosyada kendi el yazınızla sunduğunuz ve "özel nedenlerden dolayı" işten ayrılmak istediğinizi belirten bir istifa dilekçesi bulunuyorsa, bu belge sahteliği itiraza uğramadığı müddetçe kesin olarak aleyhinize değerlendirilir. Salt fazla mesai iddialarıyla yola çıkarak, sonradan verilmiş bu net istifa beyanını bertaraf etmeniz hukuken mümkün görülmemektedir. İş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinizi ispatlayamadığınız ve istifa iradesinin geçerli olduğu durumlarda yasal düzenlemeler uyarınca kıdem tazminatına hak kazanamazsınız.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir