Anasayfa/ Konular/ Usul Hukuku/ İspat Yükü

İspat Yükü

Hukuk yargılamasında 'İddia eden, iddiasını ispatla mükelleftir' temel kuralının usul hukukundaki mutlak yansımasıdır. İddia edilen vakıaların, hukuka uygun ve ikna edici delillerle mahkeme huzurunda ortaya konulması zorunluluğunu ifade eden ispat yükü; davanın kazanılması ile kaybedilmesi arasındaki o ince çizgiyi çizen, tüm dava stratejisinin üzerine inşa edildiği en kritik kuraldır. İspat yükünün kimde olduğunun yanlış tespiti, haklı bir davanın usulden kaybedilmesine yol açar.

Sorumsuzluk Beyanı

Bu web sitesinde yayımlanan tüm içerikler, makaleler ve hukuki değerlendirmeler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup; hiçbir koşulda hukuki mütalaa, profesyonel danışmanlık veya yönlendirme niteliği taşımamaktadır.

Hukuk sistemi; sürekli güncellenen mevzuatlar, değişen yüksek mahkeme içtihatları ve dinamik usul kurallarıyla şekillenir. Bu itibarla, sitede yer alan bilgi ve belgelerin yayınlandığı an itibarıyla güncel veya somut olayınızın spesifik detaylarına birebir uygun olduğu garanti edilmemektedir. Sitede yer alan genel geçer bilgilere dayanılarak tek taraflı hukuki işlem yapılması, dava açılması veya savunma kurgulanması telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilir.

Web sitesinin ziyaret edilmesi, içeriklerin okunması, indirilmesi veya iletişim kanalları üzerinden tarafımızla irtibata geçilmesi, ziyaretçi ile aramızda herhangi bir şekil ve şartta 'avukat-müvekkil ilişkisi' tesis etmez. Her hukuki ihtilaf; kendi özel şartları, delilleri ve mevzuatı ışığında, alanında uzman bir avukat tarafından bağımsız ve detaylı olarak değerlendirilmelidir.

Bu platformda sunulan içeriklerin hukuki bir dayanak olarak kullanılması neticesinde atılacak adımlardan, yapılabilecek hatalı yorumlamalardan ve doğrudan veya dolaylı olarak doğabilecek her türlü maddi/manevi zarardan dolayı hiçbir hukuki, cezai veya idari sorumluluk kabul edilmemektedir. Hukuki güvenliğiniz ve haklarınızın tesisi için, karşılaştığınız uyuşmazlıklarda mutlaka doğrudan profesyonel avukatlık desteği almanız önemle önerilir.

Karar Bülteni Oluşturma: 15.01.2025 · Güncelleme: 29.06.2025

AYM Merve Dabanlı Ve Diğerleri Bn. 2022/82213

add
  • Sendikal fesih iddiası çok yönlü araştırılmalıdır.
  • İspat yükü bakımından güçlü emareler dikkate alınmalıdır.
  • Mahkemeler iddiaları gerekçeli olarak yanıtlamakla yükümlüdür.
  • Sendikal tazminat hakkı anayasal güvence altındadır.
Karar Bülteni Oluşturma: 28.11.2024 · Güncelleme: 12.03.2025

AYM Nadir Filoğlu Bn. 2020/37553

add
  • Tanık sorgulama hakkı adil yargılanmanın temelidir.
  • Belirleyici tanığın duruşmada dinlenmemesi hak ihlalidir.
  • Sanıktan masumiyetini ispat etmesi beklenemez.
  • Sorgulanmayan tanık beyanı tek başına hükme esas alınamaz.
Karar Bülteni Oluşturma: 04.11.2020 · Güncelleme: 30.01.2026

Danıştay 2. Daire 2018/708 E. 2020/3225 K.

add
  • Mobbing iddiaları somut delillerle ispatlanmalıdır.
  • Ayrı davalara konu işlemler tek başına mobbing sayılmaz.
  • Manevi tazminat için ağır elem şartı aranır.
  • İspatlanamayan iddialar idareye tazminat sorumluluğu doğurmaz.
Karar Bülteni Güncelleme: 15.04.2025

Yargıtay 22. Hd 2013/16559 E. 2014/12213 K.

add

İş sözleşmesini haklı bir nedene dayanarak feshettiğini iddia eden taraf, bu haklı nedeni ve iddialarını somut delillerle ispatlamak zorundadır. İşyerinde uygulanan görev yeri değişikliği gibi tasarruflar, iş sözleşmesinde aksine bir kural yoksa veya taraflar arasındaki sözleşme ile işverene bu...

Karar Bülteni Güncelleme: 14.06.2025

Yargıtay 22. Hd 2013/27399 E. 2014/35490 K.

add

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispat yükü altındadır. İşçinin imzasını taşıyan bordrolar, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir; imzalı bordroda yer alan fazla mesai ücretlerinin ödendiği karine olarak kabul edilir. Fazla çalışmanın ispatında...

Karar Bülteni Güncelleme: 15.03.2025

Yargıtay Kararı: İşyerinde Psikolojik Taciz (mobbing) İddiasında İspat Yükü Ve Manevi Tazminat

add

Mobbingin varlığının kabul edilebilmesi için kişilik haklarının ağır şekilde ihlal edilmiş olması şart değildir; kişilik haklarına yönelik bir haksızlığın bulunması tek başına yeterlidir. İş hukukunda mobbing iddialarının ispatında şüpheden uzak, kesin deliller aranmaz. İşçinin, kendisine...

Karar Bülteni Güncelleme: 10.01.2026

Yargıtay 22. Hd 2013/293 E. 2013/30811 K.

add

Mobbingin varlığının kabulü için işçinin kişilik haklarının ağır bir biçimde ihlal edilmiş olmasına gerek yoktur; kişilik haklarına yönelik bir haksızlığın yapılmış olması mobbingin tespiti için yeterli kabul edilmektedir.

Karar Bülteni Güncelleme: 23.02.2026

Yargıtay 9. Hd 2014/1519 E. 2015/14223 K.

add

Çağdaş iş hukuku, uluslararası sözleşmeler ve Avrupa normları uyarınca işçinin huzur içerisinde işini görmesini, çalışma ilişkisinin karşılıklı güvene dayanan tam bir uyum içerisinde olmasını amaçlar. İşyerinde psikolojik taciz, çağdaş hukukun dile getirdiği önemli bir kurumdur ve işçilerin...

Karar Bülteni Güncelleme: 25.12.2025

Yargıtay 9. Hd 2015/15919 E. 2015/23095 K.

add

4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü tamamen işverene aittir. İşveren bu ispat yükünü yerine getirirken ilk olarak feshin biçimsel şartlarına uyduğunu, ardından fesih nedenlerinin içerik bakımından geçerli veya haklı...

Karar Bülteni Güncelleme: 04.08.2025

Yargıtay

add

Psikolojik taciz (mobbing); işyerlerinde belirli bir kişiyi hedef alıp, çalışmalarını sistemli bir biçimde engelleyerek huzursuz olmasına yol açan, kişiyi yıldırma, dışlama ve gözden düşürme gayesi taşıyan eylemler bütünüdür. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kriterlerine göre bu kavram, bir...