Anasayfa/ Konular/ İnsan Hakları/ Yaşam Hakkı

Yaşam Hakkı

Tüm insan haklarının kaynağı ve ön koşulu olan yaşam hakkı, mutlak ve devredilemez niteliktedir. Devletin, bireylerin yaşamını koruma konusundaki 'pozitif yükümlülüğü' ve kamu görevlilerinin orantısız güç kullanımından kaçınma 'negatif yükümlülüğü' altındaki her türlü ihmal, ulusal ve uluslararası arenada en ağır ihlal olarak yaptırıma bağlanır.
Soru & Cevap Güncelleme: 01.06.2025

Annem şofbenden sızan gazla zehirlenip vefat etti. Şirketlere tazminat davası açtım ama devletin denetim yapmadığı için de suçlu olduğunu düşünüyorum. Anayasa mahkemesine gidebilir miyim?

add

Devletin denetim yükümlülüklerini ihlal ettiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmeniz için, öncelikle doğrudan idareye karşı bu kusur temelinde idari yargıda tam yargı davası açarak mevcut tüm hukuki yolları tüketmeniz gerekmektedir. Tüpgaz üreticisi şirket veya sigorta şirketi aleyhine adli yargıda açtığınız ve onların kusursuz sorumluluğuna dayanan tazminat davası, kamu makamlarının yaşamı koruma yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini değerlendiren bir yol değildir.

Soru & Cevap Güncelleme: 06.06.2025

Çalışma iznim olmadan çalıştığım için hakkımda sınır dışı etme kararı verildi ama suriye'de savaş var, beni zorla oraya gönderebilirler mi?

add

Çalışma izni olmaksızın çalışmanız sebebiyle hakkınızda sınır dışı kararı verilmiş olsa bile, gönderileceğiniz ülkede kötü muamele riski bulunuyorsa zorla menşe ülkenize gönderilmeniz hukuka aykırıdır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının gönderileceği ülkede kötü muamele yasağı ihlal edilecekse idari ve yargısal makamların bu durumu ayrıntılı olarak araştırması zorunludur.

Soru & Cevap Güncelleme: 15.05.2025

Terör olayında ölen yakınım için açtığım davada mahkeme, idarenin istihbarat ihmalini incelemeden sadece sosyal risk üzerinden karar verdi. Bu durum yaşam hakkımı ihlal eder mi?

add

İdarenin önceden istihbarat almasına rağmen gerekli önlemleri almayarak bir terör saldırısını engelleyememesi iddiasıyla açılan davalarda, mahkemelerin bu iddiaları incelememesi yaşam hakkının ihlali sayılabilmektedir. Eğer açılan bir tam yargı davasında, ceza mahkemelerindeki ihmal bulguları ve müfettiş raporları hiç irdelenmeden doğrudan idarenin kusursuz olduğu varsayılırsa anayasal bir güvence olan yaşam hakkı usul yönünden ihlal edilmiş kabul edilir.

Soru & Cevap Güncelleme: 22.04.2025

Bir yakınım sınırda şüpheli şekilde hayatını kaybetti, savcılık olayı yeterince araştırmadan dosyayı kapattı, bu durumda ne yapabilirim?

add

Şüpheli ölüm olaylarında savcılığın olayı aydınlatacak delilleri derhâl ve özenle toplamadan dosyayı kapatması durumunda, etkili bir ceza soruşturması yürütülmediği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilirsiniz. Devletin, gerçekleşen her şüpheli ölüm olayının sorumlularını belirlemek ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlamak amacıyla etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 04.09.2025

Kolluk kuvvetlerinin müdahalesi sırasında kardeşim öldü, internette olayın videoları var ama savcı bu görüntüleri uzmanlara inceletmedi, buna itiraz edebilir miyim?

add

Kamu makamlarının, şüpheli ölüm olaylarını aydınlatmaya yarayacak kamera görüntüleri gibi nesnel delilleri tarafsız uzmanlara inceletmemesi durumunda soruşturmanın eksik yürütüldüğü gerekçesiyle itiraz edebilirsiniz. Soruşturma makamları, olayın nasıl gerçekleştiğini ve sorumluların kimler olduğunu tespit edebilmek için ellerindeki tüm imkânları seferber etmek ve delilleri toplamak zorundadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 25.03.2025

Terör saldırısında yaralandım ve açtığım tazminat davasında mahkeme devletin kusuru olmadığına hükmederek sadece sosyal risk ilkesinden tazminat verdi. Bu durum yaşam hakkımın ihlali sayılır mı?

add

Mahkemelerin olayda idarenin hizmet kusuru bulunmadığını tespit edip mağduriyetinizi sosyal risk ilkesi çerçevesinde değerlendirerek belli bir miktar tazminata hükmetmesi doğrudan yaşam hakkının ihlali anlamına gelmemektedir. Anayasal güvence altında olan yaşam hakkı, her tazminat davasında mutlaka idarenin ağır kusuru bulunduğu yönünde bir karar verilmesini veya istenen tutarın tamamının ödenmesini garanti etmemektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 23.11.2025

Bombalı saldırı sonrası olay yerine ambulansların geç geldiğini ve polisin gaz bombası atarak ilk yardımı engellediğini iddia ediyorum. Bu iddialarım yaşam hakkı kapsamında nasıl değerlendirilir?

add

Terör saldırısı sonrasında sağlık ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaşmasının güvenlik güçleri tarafından kasten engellendiği veya acil müdahalenin geciktiği yönündeki iddiaların yaşam hakkı kapsamında değerlendirilebilmesi için somut delillerle desteklenmesi gerekmektedir. Patlamanın hemen ardından çok sayıda ambulansın görevlendirilerek yaralıların kısa süre içinde hastanelere sevk edildiği ve iletişimde herhangi bir aksaklık yaşanmadığı resmî kurum kayıtlarıyla ortaya konulmuşsa, devletin pozitif yükümlülük kapsamında üzerine düşen görevi yerine getirmediği söylenemez.

Soru & Cevap Güncelleme: 08.03.2025

Yakınım cezaevinde intihar etti ama savcılık idarenin ihmalini hiç araştırmadan takipsizlik kararı verdi, bu soruşturmanın eksik yapıldığı anlamına gelmez mi?

add

Şüpheli bir intihar vakasında savcılığın ceza infaz kurumu yetkililerinin ihmalini veya kusurunu araştırmadan sadece olayın intihar olduğunu belirterek dosyayı kapatması, soruşturmanın eksik yapıldığı anlamına gelmektedir. Yaşam hakkı kapsamında devletin, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularını belirlemek ve gerekiyorsa cezalandırmak amacıyla etkili soruşturma yürütme zorunluluğu vardır.

Soru & Cevap Güncelleme: 22.02.2025

Patlama sonrasında polisin gaz bombası atarak ambulansları engellediğini ve müdahalenin geciktiğini iddia ederek devlete dava açmam mümkün mü?

add

Patlama sonrasında sağlık ekiplerinin olay yerine ulaşmasının güvenlik güçlerince engellendiği iddiasıyla dava açmanız mümkün olmakla birlikte, bu iddianın ispatlanabilmesi için somut delillerin bulunması ve yakınınızın bu gecikme nedeniyle hayatını kaybettiğinin ortaya konulması gerekmektedir. İncelenen olayda, patlamanın hemen ardından olay yerine kısa süre içinde çok sayıda tam teçhizatlı ambulansın sevk edildiği ve yaralıların hızla hastanelere nakledildiği resmî tutanaklarla tespit edilmiştir.

Soru & Cevap Güncelleme: 17.10.2025

Anayasa mahkemesi cezaevindeki ölüm olayında idareyi kusurlu bulmasına rağmen savcılık olayın öngörülemez olduğunu söyleyip dosyayı kapattı. Savcılığın bu kararına karşı ne yapabilirim?

add

Anayasa Mahkemesi tarafından yaşama yönelik riskin açıkça öngörülebilir olduğu saptanan kesin ve bağlayıcı bir ihlal kararına rağmen, savcılığın bu riski öngörülemez bularak dosyayı kapatması hukuken kabul edilemez bir durumdur. Şüpheli ölüm olaylarının tüm boyutlarıyla aydınlatılması ve sorumluların belirlenmesi, devletin yaşam hakkı kapsamındaki usul yükümlülüklerinin en temel gereğidir.