Anasayfa/ Konular/ Usul Hukuku

Usul Hukuku

Hukuk sisteminin omurgasını oluşturan Usul Hukuku, maddi hakkın yargı mercilerinde nasıl aranacağını, ispatlanacağını ve karara bağlanacağını düzenleyen katı kurallar bütünüdür. 'Usul, esasa mukaddemdir' (usul, esastan önce gelir) evrensel kuralı gereği; davanızın temelinde ne kadar haklı olursanız olun, hak düşürücü sürelere, kesin şekil şartlarına veya görev ve yetki kurallarına uyulmaması, hakkın özüne dahi inilmeden davanın usulden reddedilmesiyle sonuçlanır. Dilekçelerin teatisinden delillerin sunulmasına, ispat yükünden istinaf ve temyiz yollarına kadar her bir usul işlemi; sıfır hata toleransıyla yönetilmesi gereken, telafisi imkansız hak kayıplarını önleyen hayati ve stratejik bir adımdır.
Soru & Cevap Güncelleme: 19.03.2025

İşten çıkarılırken hem işe iademi hem de bu kabul edilmezse kötüniyet tazminatı ödenmesini aynı davada isteyebilir miyim? İki talebi birden mahkemeye sunmam hukuken mümkün mü?

add

Hukuk sistemimizde aynı dava dilekçesi içerisinde hem ana talebinizi hem de bunun reddedilmesi ihtimaline karşı yedek talebinizi sunmanız tamamen mümkündür. Bu tür davalara hukuki dilde terditli dava adı verilmekte olup, HMK'nun 111. maddesi uyarınca işçi olarak haklarınızı bu şekilde kademeli olarak arayabilirsiniz.

Soru & Cevap Güncelleme: 15.06.2025

Bana uygulanan psikolojik şiddet yüzünden hem şirkete hem de patrona manevi tazminat davası açtım ama mahkeme talebimi reddetti. Kararda hiçbir açıklama yok, bu durum hukuka uygun mu?

add

Mahkemenin manevi tazminat talebinizi reddederken kararın dayandığı sebepleri açıkça göstermemesi ve gerekçe oluşturmaması hukuka uygun bir durum değildir. Anayasa ve usul hukuku kuralları gereğince mahkeme kararlarının açık, şüpheden uzak ve her zaman için gerekçeli olması zorunludur.

Soru & Cevap Güncelleme: 09.03.2025

Dava açtıktan sonra bilirkişi raporuna göre alacak miktarımı ıslah dilekçesiyle artırırsam, işverenin zamanaşımı itirazı bu durumu nasıl etkiler?

add

İşçilik alacaklarınız için açtığınız davada bilirkişi raporu sonrası ıslah dilekçesi vererek talep miktarınızı artırdığınızda, işverenin süresi içinde yapacağı zamanaşımı itirazı hesaplanan tutarların bir miktar düşmesine yol açacaktır. Yargılama sürecinde işçi alacaklarının bir kısmı için kısmi dava açılıp daha sonra geriye kalan miktar için ıslah yoluna başvurulduğunda, işveren tarafı usulüne uygun şekilde zamanaşımı savunması ileri sürebilir.

Soru & Cevap Güncelleme: 19.05.2025

Vakıf üniversitesindeki görevimden çıkarılınca yanlışlıkla iş mahkemesine tazminat davası açtım. Mahkeme bu durumda ne gibi bir karar verir?

add

İş mahkemesi, vakıf üniversitesi öğretim elemanları ile üniversite arasındaki uyuşmazlıklarda görevli olmadığından davanızı esasa girmeden usul kuralları gereği reddedecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca, bir davanın adli yargı yerine idari yargıda görülmesi gerektiği durumlarda mahkemeler dava şartı eksikliği nedeniyle inceleme yapamamaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 30.07.2025

İş mahkemesine yedi tane tanık bildirdim ama hakim sadece ikisini dinleyip karar verdi. Geri kalan tanıklarımın dinlenmemesi normal mi, buna itiraz edebilir miyim?

add

İş mahkemesi hakiminin bildirdiğiniz tanıkların tamamını dinlemeden ve bunun için geçerli bir hukuki gerekçe göstermeden karar vermesi usul kurallarına aykırıdır ve bu duruma itiraz edebilirsiniz. Yargılama sürecinde tarafların en temel haklarından biri olan hukuki dinlenilme hakkı gereğince, mahkemenin sunulan delilleri toplaması ve değerlendirmesi zorunludur.

Soru & Cevap Güncelleme: 13.12.2025

İşyerinde mobbinge uğradım ve mesailerimi alamadım. Avukatım mahkemede hukuki dinlenilme hakkımızın ihlal edildiğini söylüyor, bu hak tam olarak ne anlama geliyor?

add

Hukuki dinlenilme hakkı, mahkemede davanızla ilgili olarak tam anlamıyla bilgi sahibi olmanızı, kendi iddialarınızı özgürce açıklamanızı ve bu iddiaları ispatlama imkanına sahip olmanızı ifade eden çok temel bir yargılama ilkesidir. Bu hak sadece sözlü olarak kendinizi ifade etmenizle sınırlı kalmayıp, iddialarınızı kanıtlamak için mahkemeye delil bildirme ve bildirilen bu delillerin mahkeme tarafından eksiksiz olarak toplanıp değerlendirilmesini de kapsar.

Soru & Cevap Güncelleme: 17.01.2026

Davalı kurum yasal süresi geçtikten sonra zamanaşımı savunması yaptığında ben bu duruma açıkça itiraz ettim. Benim itirazıma rağmen karşı tarafın bu yeni savunması davada incelenebilir mi?

add

Siz davacı olarak karşı tarafın yasal süresinden sonra yaptığı zamanaşımı savunmasına açıkça karşı çıktığınız takdirde mahkemenin bu gecikmiş itirazı dinlemesi ve incelemesi kural olarak mümkün değildir. Bir davada savunma sınırlarının sonradan genişletilmesi ancak sizin davacı olarak bu duruma açık veya örtülü bir şekilde izin vermenizle geçerlilik kazanabilir.

Soru & Cevap Güncelleme: 19.03.2026

Bana karşı açılan veya benim açtığım bir davada karşı taraf cevap süresini geçirdikten sonra davanın zamanaşımına uğradığını iddia edebilir mi? Buna itiraz edersem ne olur?

add

Karşı tarafın yasal cevap süresi geçtikten sonra zamanaşımı itirazında bulunması kural olarak yasaklanmış olup, siz buna açıkça karşı çıkarsanız mahkeme bu itirazı kesinlikle dikkate alamaz. Yargıtay kararlarına göre zamanaşımı, maddi hukuktan kaynaklanan bir savunma aracı niteliği taşıdığı için yazılı yargılama usulünde mutlaka yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmelidir.

Soru & Cevap Güncelleme: 09.07.2025

İş mahkemesini kazandım ama hakimin kararda yazdığı maaşımla hesaplanan tazminatım birbirini tutmuyor, bu durum kararın bozulmasına neden olur mu?

add

İş mahkemesinin karar gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunması, kararın üst mahkeme tarafından bozulmasına neden olan usuli bir hatadır. İş davası sürecinde, işçinin aldığı gerçek ücretin ispatlanması durumunda tazminat ve alacakların bu gerçek miktar üzerinden hesaplanması gerekmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 03.04.2025

Açtığım mobbing davasını mahkeme "iddialar ispatlanamadı" diyerek çok kısa bir gerekçeyle reddetti. Mahkemenin delillerimi detaylıca tartışması gerekmez miydi?

add

Evet, davanıza bakan mahkemenin sadece iddiaların ispatlanamadığını söyleyerek soyut ve yetersiz bir kararla davayı reddetmesi hukuka aykırı olup mahkemenin tüm delillerinizi detaylıca tartışarak gerekçeli bir karar yazması yasal bir zorunluluktur. Anayasa'nın yüz kırk birinci maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca yargı kararlarının mutlaka gerekçeli karar olarak yazılması emredilmektedir.