Evlilik birliğinin sarsılması veya sona ermesi durumunda, tarafların ve müşterek çocukların ekonomik güvencesini sağlamak hukukun temel önceliklerindendir. Nafaka yükümlülükleri, maddi mağduriyetleri önleyici nitelikte olup, sosyo-ekonomik durumların şeffaf bir biçimde mahkemeye sunulmasıyla şekillenir. Bu sürecin adil bir şekilde tesis edilmesi ve değişen ekonomik şartlara göre güncellenmesi, yasal hakların kesintisiz tesisi açısından hayati önem taşır.
Boşanma davasının makul sürede bitirilmesi anayasal yükümlülüktür. Uzayan boşanma davaları evlenme hakkını doğrudan ihlal edebilir. Makul süreyi aşan yargılamalar özel hayata orantısız külfet yükler. Bireyin yeni bir aile kurma iradesi devlet tarafından korunmalıdır.
Boşanma davalarının makul sürede bitirilmesi esastır. Kısmi kesinleşme işlemlerinin gecikmesi evlenme hakkını zedeler. Devletin evliliğin hukuki şartlarını düzenleme yükümlülüğü vardır. Uzayan boşanma süreçleri bireye aşırı külfet yükler.
Çocukla şahsi ilişkide çocuğun üstün yararı gözetilir. Aile ilişkilerinde devletin pozitif tedbir alma yükümlülüğü vardır. Şahsi ilişki kararları uzman bilirkişi raporlarına dayandırılmalıdır. Kişisel ilişkinin kesilmesi ebeveynin ihmaline dayandırılabilir.