Mülkiyet Hakkı
Mülkiyet Hakkı — 82 MAKALE listelendi.
Hayvanların hukuki statüsü, eşya statüsünden insan olmayan kişi kavramına uzanan tarihsel ve hukuki bir dönüşüm geçirmektedir. Bilimsel gelişmeler ışığında hayvanların bilinci ve hissetme yetileri, onları modern hukukun en önemli tartışma konularından biri haline getirmiş; onur ve hak ehliyeti ekseninde yeni teoriler üretilmesini sağlamıştır.
Tarihsel süreçte hayvanların hukuki konumu, toplumların sosyo-ekonomik yapılarına göre şekillenmiştir. Babil, Hitit ve Roma hukuk sistemlerinde hayvanlar, modern anlamda hak özneleri olmaktan ziyade, eşya hukuku ve mülkiyet kavramları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu makale, antik çağda hayvanların mülkiyet boyutunu incelemektedir.
Türk hukuk sisteminde hayvanların yasal statüsü ağırlıklı olarak eşya hukuku kurallarıyla şekillenmektedir. Hayvanları Koruma Kanunu'ndaki değişikliklere rağmen Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu kapsamında hayvanlar halen taşınır eşya statüsünde kabul edilmekte, mülkiyet ve zilyetlik haklarına konu olmaya devam etmektedir.
Türk hukukunda ve uluslararası mevzuatta hayvanların hukuki statüsü, eşya statüsünden çıkarılarak can sahibi varlıklar olarak kabul edilmeleri yönünde önemli bir evrim geçirmiştir. Bu makale, 5199 ve 7332 sayılı kanunlar ile evrensel bildiriler ışığında hayvanların değişen hukuki niteliğini uzman bir avukat perspektifiyle incelemektedir.
Dijitalleşme ile e-ticaret platformları için kişisel veriler, en temel sermaye ve rekabet aracı haline gelmiştir. Bu makalede, büyük veri ve profilleme faaliyetleri ekseninde kişisel verinin nasıl iktisadi bir değere dönüştüğü, dijital piyasaların dinamikleri ve bu durumun rekabet ile veri koruma hukuku açısından etkileri incelenmektedir.
İşyerinde teknolojik araçlarla gerçekleştirilen gözetim uygulamaları, işçilerin mahremiyet beklentisine ve kişilik haklarına yönelik önemli riskler barındırmaktadır. Bu makalede, anayasal ve yasal normlar ışığında işçi mahremiyeti ile gözetim faaliyetlerinin hukuki sınırları kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır.
İşverenlerin yönetim hakkı kapsamında başvurduğu bilişim teknolojileri ile gözetim faaliyetleri, işçilerin temel hak ve özgürlükleri ile KVKK sınırları içinde kalmalıdır. Bu makalede, işyerinde kullanılan dijital gözetim türleri ve işverenlerin veri işleme süreçlerinde uyması gereken hukuki sınırlar detaylı bir şekilde incelenmektedir.
İşyerinde teknolojinin ilerlemesiyle dijital gözetim uygulamaları çalışma yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. İşverenler; mülkiyet hakkı, teşebbüs özgürlüğü ve yönetim hakkı gibi hukuki dayanaklarla iş organizasyonunu denetleme yetkisine sahiptir. Bu makale, işverenin gözetim yetkisinin hukuki temellerini incelemektedir.