Türk Medeni Kanunu'na göre yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, malvarlıkları edinilmiş ve kişisel mallar olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrıma göre eşlerin mülkiyet hakları tespit edilirken, mülkiyetin ispat edilemediği durumlarda yasal karineler devreye girerek uyuşmazlıkların çözümüne hukuki zemin hazırlamaktadır.
Türk Medeni Kanunu uyarınca yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde malların edinilmiş ve kişisel mal olarak sınıflandırılması ile rejimin sona erme halleri hukuki bir perspektifle incelenmektedir. Evlilik birliği içerisindeki malvarlığı dengelerinin korunmasına dair temel kurallar detaylıca ele alınmıştır.
Evlilik birliğinin sona ermesiyle tasfiye sürecine giren malvarlıkları arasında şirket paylarının ve bu paylara bağlı gelirlerin mal gruplarına özgülenmesi kritik bir aşamadır. Şirket hisselerinin kişisel veya edinilmiş mal olup olmamasına göre kâr payı, yedek akçeler, rüçhan hakları ve değer artışlarının hukuki niteliği değişmektedir.
Maaşınızdan yıllar boyunca kesilen sandık aidatlarının karşılığı olan talepler tamamen parasal nitelik taşıdığı için bu alacaklarınız anayasal anlamda kişisel mal varlığınız olarak kabul edilmekte ve dolayısıyla mülkiyet hakkı kapsamında özel bir korumadan yararlanmaktadır. Kamu kurumlarında görev yaparken maaşınızdan zorunlu olarak yapılan bu nitelikteki kesintilerin, asgari aidat ödeme süresi gibi şartları sağladığınız hâlde size ödenmemesi veya çeşitli idari gerekçelerle iade edilmekten kaçınılması, devlete karşı mülkiyetin ihlali iddiasıyla başvuru yapabilmenize olanak tanır.
Boşanma kararı kesinleşmeden önce eşiniz adına kayıtlı olsa bile evlilik birliği içinde edinilen mallar üzerinde sizin de hakkınız bulunması durumu, ceza davasında mutlaka değerlendirilmesi gereken bir itirazdır. Mahkemeler, suça konu edilen aracın kişisel mal mı yoksa edinilmiş mallara katılma rejimine tabi bir mal mı olduğunu tespit etmekle yükümlüdür.
Boşanma davasının açıldığı tarihte eşler arasındaki mal rejimi hukuken sona ermiş kabul edildiğinden, davanın açılmasından sonraki süreçte elde edilen mallar tasfiyeye tabi tutulmaz. Bu nedenle, dava açıldıktan sonra tamamen kendi yeni emek ve gelirlerinizle biriktirdiğiniz paralarla satın alacağınız araç, kural olarak sizin mülkiyetinizde kalacak olup eşinizin bu malvarlığı üzerinde bir hak doğması beklenmez.
Eşinize ailesinden miras yoluyla kalan ve kişisel mal niteliğinde olan bir taşınmazın, evlilik süresince ortak kazançlarınızla yenilenerek değer kazanması durumunda, bu değer artışı üzerinden hak iddia etmeniz yasal olarak mümkün olabilecektir. Bir malvarlığı grubundan, diğer gruba ait bir malın iyileştirilmesine veya korunmasına maddi katkı sağlandığında, mahkemeler tarafından değişken denkleştirme kuralları çerçevesinde detaylı bir oranlama yapılmaktadır.
Düğünde size takılan ziynet eşyaları kural olarak sizin kişisel mal varlığınız kabul edilir ve bu altınların evlilik içinde bir malın alımına harcanması durumunda yatırdığınız bu değerin güncel karşılığını talep etme hakkınız doğar. Eşinizin adına alınan ev, evlilik içinde alındığı için ortak mal sayılsa da, sizin kişisel malınız olan altınlarla yapılan bu ödeme eşinizin malvarlığı lehine bir değer kayması oluşturur.
Düğün töreninde size takılan kadına özgü ziynet eşyaları ve altınlar, eşler arasında aksine bir anlaşma veya yerel bir adet bulunmadığı sürece hukuken size bağışlanmış sayılır ve sizin şahsi hakkınız olarak değerlendirilir. Yargıtay uygulamalarına göre evlilik sırasında kim tarafından hangi eşe takılmış olursa olsun bilezik, kolye, küpe gibi sadece kadına özgü takılar doğrudan kadın eşin kişisel malı niteliğini kazanmaktadır.
Evlenmeden önce sahip olduğunuz ev, kanun gereği sizin kişisel mal grubunuza girdiği için eşiniz evin mülkiyeti üzerinden doğrudan bir hak talep edemeyecektir. Ancak yasalarımıza göre kişisel malların gelirleri, evlilik süresince aksi yönde bir sözleşme yapılmadığı takdirde edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir.