Eşinizin evlilik tarihinden önce satın almış olduğu borsada işlem gören hisse senetleri, kanun gereğince başlangıçtan itibaren eşinizin şahsi mülkiyetinde olan malvarlığı sayıldığından kural olarak kişisel mal statüsündedir ve tasfiye aşamasında doğrudan paylaşıma tabi tutulmaz. Hatta bu hisse senetlerinin evlilik birliği süresince borsadaki genel arz ve talep dengesine bağlı olarak değer kazanması durumunda oluşan olağan konjonktürel artışlar da eşinize ait kişisel mal olarak kalmaya devam edecektir.
Evlenmeden önce sahip olduğunuz aracın satılarak evlilik birliği içerisinde yeni bir araç alınması durumunda, kural olarak bu yeni aracın kişisel malınızın yerine geçen değer olarak değerlendirilmesi kuvvetle muhtemeldir. Hukuk sistemimizde yer alan ikame kuralı gereğince, kişisel malların satılmasıyla onun yerine geçen yeni değerler de yasa önünde kişisel mal olarak kabul edilmektedir.
İş kazası neticesinde çalışma gücünüzün kaybı nedeniyle tarafınıza ödenen maddi tazminat, kanunlarımız gereği kural olarak evlilik birliği içindeki edinilmiş mallarınız kapsamında değerlendirilmeye elverişli bir malvarlığıdır. Bu ödemeler, kaza yaşanmasaydı hayatınızı idame ettirmek için bedensel emeğinizle elde edeceğiniz kazancın bir yansıması olarak görüldüğünden, eşinizin bu tazminat bedeli üzerinden tasfiye aşamasında pay talep etmesi mümkündür.
Babanız tarafından evlilik birliği devam ederken size karşılıksız olarak devredilen tarla, mal paylaşımı tasfiyesinde kural olarak paylaşıma dâhil edilecek mallar arasında yer almaz. Aile hukuku uygulamalarında, anne veya baba tarafından çocuklara yapılan malvarlığı devirleri, tapuda satış olarak gösterilmiş olsa dahi fiili karine gereği karşılıksız kazandırma olarak değerlendirilmektedir.
Evlenmeden önce edindiğiniz tarladan evlilik süresince elde ettiğiniz kira gelirleri kural olarak edinilmiş mal statüsünde değerlendirilir ve eşiniz bu gelirler üzerinde hak iddia edebilir. Evlilik öncesinde sahip olunan mallar kanunen sizin kişisel malınız olarak kabul edilse de, yasal düzenlemeler gereği kişisel malların gelirleri aksi bir sözleşme yapılmadıkça ortak paylaşıma dâhildir.
Eşinize ailesinden miras yoluyla intikal eden ev onun tamamen şahsi mülkü sayılsa da, evlilik süresince bu evden elde edilen kira gelirleri üzerinden hak talep etmeniz yasal düzenlemeler çerçevesinde mümkün olabilmektedir. Kanunlarımıza göre miras kalan malın kendisi daima kişisel mal grubuna girerken, aksi yönde noterde yapılmış bir mal rejimi sözleşmesi bulunmadığı müddetçe bu malın getirdiği doğal veya hukuki ürünler, örneğin aylık kira gelirleri, edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir.
Evinizin tamamen size ait bir kişisel mal olmasına rağmen, bu evden evlilik süresince elde ettiğiniz kira gelirleri kural olarak paylaşıma dâhil edilebilir. Kanuni düzenlemelere göre, eşlerin aksine bir sözleşmesi bulunmadığı müddetçe kişisel malların gelirleri, yasal mal rejimi kapsamında doğrudan edinilmiş mal statüsünde değerlendirilmektedir.
Evlenmeden önce sahip olduğunuz daire sizin kişisel malınız olsa da, yasalarımız gereği kişisel mallardan elde edilen kira gibi gelirler kural olarak edinilmiş mal statüsünde kabul edilmektedir. Evlilik öncesinde eşler arasında bu gelirlerin kişisel mal sayılacağına dair özel bir mal rejimi sözleşmesi yapılmamışsa, biriktirilen kira paraları üzerinde boşanma aşamasında eşinizin de alacak hakkı öne sürebilmesi yasal bir ihtimaldir.
Evlenmeden önce sahip olduğunuz ev kişisel mal sayılırken, evlilik birliği içinde çalışarak aldığınız araba edinilmiş mal kapsamında değerlendirilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin temel kuralları gereğince, eşlerin mal rejiminin başlangıcından önce sahip oldukları malvarlıkları ile sonradan miras veya bağışlama gibi karşılıksız yollarla elde ettikleri eşyalar paylaşıma dahil edilmez.
Sizin evlilik öncesi aldığınız ve birikiminiz olan tarla hukuken kişisel malınız sayılırken, eşinize babasından karşılıksız intikal eden ve miras kalan ev de yine onun şahsi kişisel malı statüsündedir. Bir eşin kendi kişisel malından diğer eşin kişisel mal niteliğindeki varlığına yaptığı parasal veya emeksel katkılar, mal rejiminin genel tasfiye hesabında artık değer havuzuna doğrudan dahil edilmese de değer artış payı davası kapsamında elbette istenebilir.