Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma — 10 SORU & CEVAP listelendi.
Gürültü yapmak, sürekli telefonla aramak veya ısrarlı takiplerle bireyin psikolojik huzurunu bozmak kastıyla işlenen eylemlerdir. Gündelik yaşamı çekilmez kılan ve kişinin güvenli alanını ihlal eden bu durumlarda, failin eylemlerine yasal bir set çekmek amacıyla derhal adli makamlara başvurularak önleyici kararların alınması gereklidir.
Sosyal medya platformları üzerinden tarafınıza yöneltilen sürekli ve ısrarlı hakaret içerikli mesajlar, mağduriyetinizin tespitinde hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylem niteliğindedir. Ceza hukukumuzda bilişim sistemleri; hakaret, ısrarlı takip, kişilerin huzur ve sükununu bozma veya cinsel taciz gibi suçların işlenmesi için bir araç olarak kullanıldığında, bu eylemler dolaylı bilişim suçları olarak ele alınmaktadır.
Doğrudan bir tehdit olmasa dahi, internet üzerinden sürekli olarak size mesajlar gönderilmesi ve bu suretle adım adım takip edildiğiniz hissinin yaratılması eylemleri, doktrinde siber taciz olarak adlandırılmaktadır. Bu tür fiiller, bir kimseye sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla ısrarla rahatsızlık verilmesi kapsamında ele alınarak ceza hukuku çerçevesinde yaptırıma bağlanabilir.
Bir kimsenin internet üzerinden kimliğini gizleyerek size yönelik tehdit, hakaret içeren veya sürekli olarak rahatsızlık veren mesajlar göndermesi, adli makamlardan hukuki koruma talep edebileceğiniz bir eylemdir. Siber uzayda gerçekleştirilen bu tarz sistematik tacizler, çevrim içi rahatsız etme olarak nitelendirilebilecek eylemler olup, aynı zamanda kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret veya tehdit suçları kapsamında hukuki incelemeye konu edilebilir.
Komşunuzun güvenlik bahanesiyle kurduğu kamera sisteminin doğrudan sizin avlunuzu, bahçenizi veya evinizin girişini görecek şekilde ayarlanması, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarına sebebiyet verebilecek ihlale açık bir durumdur. Yargıtay, kişisel güvenliği sağlama maksadıyla kamera konulurken çekim açısının ayarlanması için pek çok seçenek bulunmasına rağmen, kasten komşunun yaşam alanını görecek şekilde yerleştirilmesini hukuki değerlendirmeye tabi tutmaktadır.
Çevrimiçi ortamlarda çocuklara yönelik hakaret, tehdit ve ısrarlı mesaj gönderimi gibi eylemler, ceza hukuku kapsamında yaptırıma tabi tutulabilecek ve hukuki incelemeye esas oluşturabilecek davranışlardır. Her ne kadar mevzuatımızda müstakil bir siber zorbalık suçu tanımlanmamış olsa da, bu tür eylemler niteliğine göre hakaret suçu, tehdit veya kişilerin huzur ve sükununu bozma kapsamında değerlendirilmektedir.
İş arkadaşınızın size yönelik sürekli hakaret etmesi, tehdit mesajları göndermesi ve asılsız dedikodular yayarak saygınlığınızı zedelemesi ceza hukuku anlamında sorumluluk doğuran ve dava konusu yapılabilecek eylemlerdir. Kanunlarımızda bu tür davranışlar tek bir isim altında düzenlenmemiş olsa da, sergilenen eylemlerin niteliğine göre tehdit, hakaret veya kişilerin huzur ve sükununu bozma gibi bağımsız suç tipleri kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Yöneticinizin mesai saatleri dışında sizi sürekli ve gereksiz yere telefonla arayarak rahatsız etmesi, yalnızca çalışma sınırlarını aşmakla kalmayıp, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylemdir. TCK'nın 123.
Türk Ceza Kanunu'nda doğrudan mobbing ismiyle bir suç tipi bulunmasa da, eylemin niteliğine göre hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, eziyet suçu veya iş ve çalışma özgürlüğünün ihlali gibi hükümler üzerinden hukuki başvuru yapılabilmektedir. Ayrıca, hukuk sistemimize Borçlar Kanunu'nun ilgili maddesindeki işçinin kişiliğinin korunması ilkesi ile işverenin çalışanı gözetme borcu çerçevesinde dahil edilmiştir.
İş yerinde maruz kaldığınız onur kırıcı hakaret, tehdit ve huzur bozucu sistematik davranışlar sadece iş hukuku değil, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında da yaptırıma tabi eylemlerdir. Türk Ceza Kanunu bağlamında mobbing eylemleri biçimlerine göre hakaret, tehdit, cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları çerçevesinde değerlendirilebilmektedir.
Psikolojik taciz eylemlerinin yalnızca üst düzey amirler tarafından yapılması zorunlu değildir; sizinle aynı hiyerarşik konumda bulunan çalışma arkadaşlarınızın size karşı sergilediği dışlama, asılsız söylentiler yayma ve rekabet avantajı elde etme gayesiyle yapılan bezdirici tutumlar da yatay psikolojik taciz kapsamına girmektedir. Aynı statüdeki çalışanların işin yürütülmesi sırasında karşılıklı bağımlı olmalarından doğan çatışmaların çözülememesi, zamanla sinsi bir psikolojik şiddete dönüşebilmektedir.