İşçilik Alacakları
İşçilik Alacakları — 12 SORU & CEVAP listelendi.
Ücret, prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı gibi işçinin emeği karşılığında hak kazandığı her türlü mali değer, İş Kanunu'nun mutlak koruması altındadır. Bordroların gerçeği yansıtmaması, ödemelerin elden yapılması veya haksız kesintiler uygulanması gibi durumlarda, 'ücretin kutsallığı' ilkesi gereği işçinin hak ettiği tüm maddi değerlerin yasal faiziyle tahsili için etkin bir dava sürecinin yürütülmesi esastır.
Evet, mahkemenin alacak miktarınızı artırdığınız talebinizi yeterli ve açık bir gerekçe göstermeden zamanaşımı sebebiyle reddetmesi adil yargılanma hakkınızın ihlali anlamına gelebilir. İşçilik alacakları davasında bilirkişi raporunun ardından ıslah dilekçesi vererek talep ettiğiniz miktarı artırdığınızda, mahkemenin bu artırılan kısmı hangi kanun hükmüne veya hesaba dayanarak reddettiğini kararda mutlaka açıklaması gerekmektedir.
Evet, mahkemenin tespit edilen emsal ücretiniz üzerinden fark alacaklarınızı neden hesaplamadığını kararda açıklamaması halinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilirsiniz. Yargılamayı yürüten mahkemelerin, davanın sonucunu doğrudan etkileyecek olan maddi ve hukuki uyuşmazlıklar hakkında mutlaka tatmin edici açıklamalar yapması gerekmektedir.
Kesinleşmiş bir işçilik alacakları davasında mahkemenin gerçek maaşınıza yönelik yaptığı tespitler, Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı açacağınız prim davasında son derece önemli bir delil niteliği taşımaktadır. Mahkemeler daha önce başka bir yargılamada elde edilen ve kesinleşen bu tür verileri göz ardı edemezler ve şayet bu tespiti kabul etmeyeceklerse neden kabul etmediklerini açık, anlaşılır ve somut verilere dayanarak açıklamak zorundadırlar.
Hayır, eski çalışanlarınızın her birinin iş sözleşmesi, çalışma süresi, konumu ve işten ayrılış şekli farklı olacağından hepsine birden tek bir dilekçeyle ve tek bir harç ödeyerek birlikte dava açamazsınız. Mahkemeler, birden fazla işçiye karşı toplu olarak açılan tazminat davalarında iddia ve savunmaların sağlıklı bir şekilde incelenebilmesi için davaların her bir çalışan yönünden ayrı ayrı görülmesi gerektiğine karar vermektedir.
Birden çok çalışana karşı dava arkadaşlığı koşulları bulunmadan tek bir dilekçeyle açılan davalar birlikte görülemez ve mahkemece ayrılmasına karar verilir. İşçilik alacakları veya hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların her bir işçi için hizmet süresi, ücreti ve yapılan iş gibi konularda farklılık göstermesi nedeniyle bu davaların ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
İşçilik alacakları gibi para borcu niteliği taşıyan ödemelerin yapıldığının tanık ifadeleriyle ispatlanması hukuken kesinlikle mümkün değildir. İşveren, size ait olan ücret alacaklarını, fazla mesai ücretlerini ve ulusal bayram genel tatil ödemelerini gerçekleştirdiğini mutlaka yazılı ve resmi belgelerle kanıtlamak zorundadır.
İşçilik alacakları davasında fazla mesai ve hafta tatili ücretleriniz bilirkişi tarafından hesaplandıktan sonra, mahkeme hakimi ortaya çıkan bu tutarlar üzerinden belirli bir oranda takdiri indirim yapabilmektedir. İşçilerin uzun süreler boyunca sürekli olarak fazla mesai yapması veya her hafta tatilinde kesintisiz şekilde çalışması hayatın olağan akışına her zaman tam olarak uymayabileceğinden, yargılamalarda bu tür talepler bakımından adil bir dengeleme yoluna gidilir.
İşçilik alacakları davasında talep edilen miktarın sonradan artırılmasına karşı davalı tarafın süresi içinde ileri sürdüğü zamanaşımı itirazı, mahkeme tarafından mutlak surette dikkate alınmak ve hukuken değerlendirilmek zorundadır. Yargılama sürecinde işçinin ıslah talebi ile artırdığı alacak kalemlerine karşı işverenin yasal süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunması, artırılan kısım yönünden alacakların reddedilmesi sonucunu doğurabilir.
Mahkemenin hükmettiği 1.000 TL gibi yasal kesinlik sınırının çok altında kalan mobbing tazminatı tutarları için davanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi hukuken mümkün değildir. İşçilik alacakları ve manevi tazminat taleplerini içeren davalarda, mahkemenin verdiği kararın bir üst mahkeme tarafından incelenebilmesi için uyuşmazlığa konu olan ve itiraz edilen tutarın ilgili yılın yasal sınırını aşması zorunludur.
Mahkemenin sizin duruşma esnasında kendi ağzınızla yaptığınız açık beyanınızı dikkate almadan eksik izin kullandığınız varsayımıyla hesaplama yapması hukuken hatalıdır. Yargılama aşamasında tarafların mahkeme huzurunda verdikleri ifadeler davanın çözümü açısından büyük önem taşır.